Cevaplar

2012-12-01T15:34:14+02:00

Sanat eleştirisi, sanat yapıtlarının tanım­lanması, yorumlanması ve değerlendirilme­si. Yapıtların önceden benimsenmiş estetik değer ölçütlerine göre değerlendirilmesini içerdiğinden estetik kuramının bir uygula­ma alanı olarak görülebilir.

Sanat eleştirisi etkinlikleri daha çok gazete ve dergi yazıları ile kitap yayınları biçimin­de ortaya çıkar, ama bunlardan daha örtük biçimleri de vardır. Örneğin korunacak sanatçıların seçilmesi, yapıtlarının özel ve kamuya ait koleksiyonlarda toplanması, hatta çalışmalarının onarım ve korunması (bazen de yok edilmesi) dolaylı yoldan sanat eleştirisi kapsamına girer.

Sanat eleş­tirisi, felsefi temelli estetik ölçütlere daya­nan katı mantıkçı değerlendirmelerden, sa­nat yapıtının eleştirmende uyandırdığı duy­guları okura iletmeyi amaçlayan öznel yo­rumlara kadar çeşitli yaklaşımları dile geti­rebilir.




1 5 1
En İyi Cevap!
2012-12-01T15:35:01+02:00

Sanat eleştirisi, sanat yapıtlarının tanım­lanması, yorumlanması ve değerlendirilme­si. Yapıtların önceden benimsenmiş estetik değer ölçütlerine göre değerlendirilmesini içerdiğinden estetik kuramının bir uygula­ma alanı olarak görülebilir.

Sanat eleştirisi etkinlikleri daha çok gazete ve dergi yazıları ile kitap yayınları biçimin­de ortaya çıkar, ama bunlardan daha örtük biçimleri de vardır. Örneğin korunacak sanatçıların seçilmesi, yapıtlarının özel ve kamuya ait koleksiyonlarda toplanması, hatta çalışmalarının onarım ve korunması (bazen de yok edilmesi) dolaylı yoldan sanat eleştirisi kapsamına girer.

Sanat eleş­tirisi, felsefi temelli estetik ölçütlere daya­nan katı mantıkçı değerlendirmelerden, sa­nat yapıtının eleştirmende uyandırdığı duy­guları okura iletmeyi amaçlayan öznel yo­rumlara kadar çeşitli yaklaşımları dile geti­rebilir.

19. yüzyıl öncesinde Batı’da sanat eleştirisi çoğu kez sanatın ahlaksal amaçları ve yüce idealleri (örn. gerçeklik, güzellik vb) üzeri­ne kaba genellemelerle yetiniyor, her yapı­tın titizlikle yakından incelenmesini öngör­müyordu. 19. yüzyılda ise büyüyen orta sınıfa seslenen ve onunla birlikte gelişen sanat pazarını besleyecek ticari sanat galerileri ortaya çıktı. Buna paralel bir gelişme olan yüksek baskı sayılı gazeteler de sanat eleştirisinin bu kitlelere ulaşabilmesini sağladı. Böylece türeyen alıcılar için beğeni oluşturma görevini yüklenen sanat eleştirmenleri dikkatlerini belirli sanatçılar ve yapıtları üzerinde yoğun­laştırarak bunların göreli üstünlük ve değerle­rini belirleme çabasına girdiler. 20. yüzyılda, görsel sanatların anlamına ilişkin yerleşik kavramların çözülmesi ve çok çeşitli üslupların hızla yayılması bazı yetenekli eleştirmenlerin yeni sanat akımla­rının sözcülüğünü üstlenmesine yol açtı. İngiliz eleştirmen Roger Fry adını kendi koyduğu Ard İzlenimciliğe halkın duyduğu yabancılığı giderirken. Clement Greenberg ve Harold Rosenberg gibi Amerikalı mes­lektaşları da aynı şeyi Soyut Dışavurumcu­luk için yaptılar. 20. yüzyılın sonlarında sanat eleştirisi, halkın görsel sanatlara karşı gittikçe artan ilgisini yönlendiren (bir ölçü­de de belirleyen) alabildiğine geniş, ama o ölçüde de kurumsallaşmış bir alan oldu.


not alıntıdır



bunu bulabildim umarım beğenirsin 

1 5 1