Cevaplar

2012-12-01T18:13:09+02:00
İLÂHÎ KOMEDYA   Neresinden bakılırsa bakılsın Türkiye dökülüyor. Eğer iktidarda kravatlı mollalar olmasaydı başlığı sâdece “Komedya” diye atardım, ama maalesef öyle değil. Kronolojik sıraya bakmadan son haftalarda olanlara bakalım.

Güneydoğuda 1000 tâne eğitimsiz molla kadroya alınacakmış. Bunlara mele deniyormuş. Mollanın kırocası olsa gerek. Ama ‘politically correct’ olmak için kıroya Kürt diyelim. Hani bildiğimiz çingeneye artık roman deniliyor ve böylece çingene çingene olmaktan çıkıp daha asil bir şey oluyor ya, işte onun gibi. Burada yanlız entre parenthèses anlamadığım bir konuya da temâs etmeden geçemeyeceğim. Çingene kelimesinin geçtiği ve asırlardan beri kullanılarn atasözlerimize ne olacak? Meselâ “Çingene çalar, Kürt oynar”. Bunu “Roman çalar, Kürt oynar” diye mi değiştireceğiz? Buna kimin hakkı var? Deyim ve atasözleri sözlüklerinden bu tâbir çıkarılacak mı? Çıkarılsa bile hâlen az da olsa Türkçe konuşmakta olan Türkler buna aldırmayıp çingene lâfını kullanırlarsa Fransanın soykırım yoktur diyenlere yapacağı gibi bunlara cezâ mı kesilecek? Ama bu bir bahs-i diğer. Neyse konuyu dağıtmayalım.

Bu eğitimsiz mollalar zâten aklı karışık olan milletin kafasını hurâfelerle büsbütün karıştırarak güneydoğuda AKPye oy verecek bir beyinsizler topluluğunun temellerini mi atacaklar? Öyle ya, AKPden menfaati olmayanlar ve kara câhilden başlayıp yalakaya kadar olan skalada (entel takımının bu skalada nerede yer aldığını araştırmadım, gerek de yok, onlar kendilerini bilirler) bulunanlardan başka bu partiye oy vereni bilen var mı?

Kamera önünde elleri bağlı bir kadını dövme cesâretini gösteren kahraman ve çok erkek polisimizden üç tânesi rezâlet ayyuka çıkınca yalan söyleyerek paçalarını kurtarmaya çalışmışlar. Buraya kadar hayret edilecek bir şey yok. Ama olay gazetelere yansıyınca İçişleri Bakanlığı yapan, basında yayınlanan fotoğraflarına bakınca yüzünde zerre zekâ emâresi bulunmayan (bundan öncekiler de böyleydi, herhâlde makâmla bir ilgisi olsa diye düşünüyorum) zât demiş ki: “Ne yapsaydık, bu polisleri assamıydık? Hem bakın artık poliste aynaları kaldırdık, yerine kameralar koyduk”. Medenî bir ülkede bu lâfları söyleyen bir bakanı kulağından tutup sâdece kapı önüne koymakla yetinmezler, siyâsî hayâtını da söndürürler. Çünki görevini ve makâmını kötüye kullanan polis veyâ polisleri cezâlandırmanın tek yolu onları asmak değildir. Görevinden almak, meslekten ihrâc etmek vs. gibi çâreler de mevcuttur. Bunları düşünmeye aslında içişleri bakanının zekâsı bile kâfi gelebilirdi sanıyorum. Bir de karakoldaki ayna meselesi var. Bakan Türkçe de bilmiyor gibi bir endîşem var. Polislere benim gençliğimde argo tâbiriyle “aynasız” denirdi. Sebebi de çoğunun traşsız, saçı başı dağınık, pejmürde bir şekilde dolaşmalarından ve karakollarda, hattâ evlerinde bile ayna bulunmadığı için böyle dolaştıklarının sanılmasından ileri gelmekteydi. Bunu meslekleri icâbı mı yapıyorlardı, yoksa mesleklerinden ve kendilerinden nefret ettikleri için mi, bilemiyorum. Meraklıları emekli bir polis eskisine sorup öğrensinler. Dolayısıyla bu bakana birilerinin bâzı şeyleri öğretmesi veyâ hatırlatmasında fayda var
0
2012-12-01T18:13:45+02:00

bbbbbiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiilllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiyyyyooooooooooooooorum kuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuusssurabakma

                                   

0