Cevaplar

2012-12-01T18:42:53+02:00

Doğru Konuşanlara Ödül

Ben orman mühendisi olarak Kastamonu bölgesinde çalışıyordum. Atatürk 1924 tarihinde Kastamonu’ya geldiğinde vilayette bir toplantı yapmışlar ve her dairenin müdür ve ileri gelenlerine, “Cumhuriyetin ilanından sonra ne gibi aşamalar ve ilerlemeler oldu, eksiklerimiz nelerdir, sonuçları nasıldır?” gibi sualler sorarak cevap istemiş ve noksanlıkları tespite çalışmışlardı.

Fakat toplantıda her yetkili ayağa kalkıp ciddiyetten uzak bir şekilde Cumhuriyet dönemini övüyor, eskiden halimiz yürekler acısıydı, perişandık gibi dalkavukça ifadelerle Cumhuriyet devrini methedip, övgüler yağdırıyorlardı.

Önceleri Atatürk bu konuşmaları ciddiyetle dinlerken sonraları üzüntülerini her hallerinden belli etmeye başlamış ve memurlara aynı sualleri alay ederek tekrar tekrar sorup, onlara aynı şeyleri tekrar tekrar anlattırmıştı. Fakat her hallerinden üzüldükleri ve kızdıkları belli oluyordu.

Sıra bizim Orman Baş Müdürü Avni Bey’e geldi. Avni Bey çok zeki, akıllı ve konuşmaları olsun, hareketleri olsun çok kontrollü bir kişiydi. Durumu hemen fark etti. Sualler kendisine yöneltilince gayet soğukkanlı bir şekilde, “Paşam,” dedi, “inanın eskiden personelimizin bir kısmını tanımazdık. Zamanında aylıklarını veremezdik. Şimdi bütün personelimizi tanıyor, biliyor ve hak ettiklerini zamanında ödeyebiliyoruz. Fakat bir çok eksikliklerimiz var,” diye bütün eksiklikleri sıraladı. Sonra da konuşmasına şöyle devam etti:

“Paşam, ormancılıkta emeğin meyvesi kısa zamanda alınmaz. Bizler elimizden geldiği kadar çalışıyoruz. Bu çalışmaların meyvelerini görmek için uzun bir zamana ihtiyaç var. Öyle zannediyorum ki, ileride iyi haberler vereceğiz, kalıcı ve güzel eserler sayılacak bir çalışmanın başlangıcındayız. Şimdiden kesin bir şey söylemek mümkün değildir.” diyerek bağladı.

Bu konuşma Ata’nın çok hoşuna gitmiş, bütün söylenen eksiklikleri tek tek not ettirmiş ve Ankara’ya gittiklerinde bu noksanlıkları yerine getirmeye çalışmışlardı.

Daha sonraları Atatürk, bu sözü ve özü doğru olan Avni Bey’i unutmamış, merkeze aldırmışlardı.

Avni Bey, orada da ciddi çalışmalar yaparak Türk ormancılığına unutulmayacak hizmetler ve eserler vermiştir.

1 5 1
2012-12-01T18:43:27+02:00

Ben orman mühendisi olarak Kastamonu bölgesinde çalışıyordum. Atatürk 1924 tarihinde Kastamonu’ya geldiğinde vilayette bir toplantı yapmışlar ve her dairenin müdür ve ileri gelenlerine, “Cumhuriyetin ilanından sonra ne gibi aşamalar ve ilerlemeler oldu, eksiklerimiz nelerdir, sonuçları nasıldır?” gibi sualler sorarak cevap istemiş ve noksanlıkları tespite çalışmışlardı.

Fakat toplantıda her yetkili ayağa kalkıp ciddiyetten uzak bir şekilde Cumhuriyet dönemini övüyor, eskiden halimiz yürekler acısıydı, perişandık gibi dalkavukça ifadelerle Cumhuriyet devrini methedip, övgüler yağdırıyorlardı.

Önceleri Atatürk bu konuşmaları ciddiyetle dinlerken sonraları üzüntülerini her hallerinden belli etmeye başlamış ve memurlara aynı sualleri alay ederek tekrar tekrar sorup, onlara aynı şeyleri tekrar tekrar anlattırmıştı. Fakat her hallerinden üzüldükleri ve kızdıkları belli oluyordu.

Sıra bizim Orman Baş Müdürü Avni Bey’e geldi. Avni Bey çok zeki, akıllı ve konuşmaları olsun, hareketleri olsun çok kontrollü bir kişiydi. Durumu hemen fark etti. Sualler kendisine yöneltilince gayet soğukkanlı bir şekilde, “Paşam,” dedi, “inanın eskiden personelimizin bir kısmını tanımazdık. Zamanında aylıklarını veremezdik. Şimdi bütün personelimizi tanıyor, biliyor ve hak ettiklerini zamanında ödeyebiliyoruz. Fakat bir çok eksikliklerimiz var,” diye bütün eksiklikleri sıraladı. Sonra da konuşmasına şöyle devam etti:

“Paşam, ormancılıkta emeğin meyvesi kısa zamanda alınmaz. Bizler elimizden geldiği kadar çalışıyoruz. Bu çalışmaların meyvelerini görmek için uzun bir zamana ihtiyaç var. Öyle zannediyorum ki, ileride iyi haberler vereceğiz, kalıcı ve güzel eserler sayılacak bir çalışmanın başlangıcındayız. Şimdiden kesin bir şey söylemek mümkün değildir.” diyerek bağladı.

Bu konuşma Ata’nın çok hoşuna gitmiş, bütün söylenen eksiklikleri tek tek not ettirmiş ve Ankara’ya gittiklerinde bu noksanlıkları yerine getirmeye çalışmışlardı.

Daha sonraları Atatürk, bu sözü ve özü doğru olan Avni Bey’i unutmamış, merkeze aldırmışlardı.

Avni Bey, orada da ciddi çalışmalar yaparak Türk ormancılığına unutulmayacak hizmetler ve eserler vermiştir.

0