Soru

canisci98 kullanıcısının avatarı

İslama göre iyi insanın özellikleri

gönderen Canisci98

Daha fazla açıklamaya mı ihtiyacın var? Sor!

Bu soruyu Canisci98 kullanıcısına sor...

Cevaplar

Cevaplar

1
bayvolkan06 kullanıcısının avatarı
Bayvolkan06 cevapladı
İnsan, İslâm için kâinatta en değerli varlıktır. Düşünen her insanı hayrete bırakmaya yeterli, kudret kalemiyle yazılmış bir varlıktır insan. Kâinata sığmayan ilahi terennümü, iman ve aşkında yaşatabilecek bir gönle sahip varlıktır insan. Bir taraftan ruhunda kaynayan aşkla Yüce Yaratıcının emirlerine karşı sorumlu, diğer taraftan akıl ve irade gücünü kullanmada hürdür insan.İnsan, akıl ve irade sahibi bir varlık olmasından dolayı, potansiyel değerleri itibariyle meleklerden üstündür. İnsanın bilme yeteneğidir, eşyayı isimlendirme gücüdür, meleklere üstünlüğü. Yani, insanı melekler karşısında üstün yapan, ibadeti değildir. Eğer üstünlük ibadetle olsaydı, melekler daha üstün olurdu. Çünkü onların ibadeti Hz. Adem (a.s.)’den daha çoktu."Her insanın işlediklerini boynuna dolarız."1ilahi fermanı karşısında bireysel sorumluluk;"Sizi bütün insanlara örnek olasınız diye adil ve dengeli bir toplum kıldık."2uyarısı karşısında da kolektif sorumluluk taşıyan bir varlıktır insan…İnsan… İnsan, bir damla uzviyetten Allah’a uzanan hareket iradesi…Ne güzel anlatmış Hz. Ali (ra):"Derdin sende, ama görmezlikten geliyorsun,
Farkında değil gibisin, ama ilacın da sende.
Küçük bir varlık sanıyorsun kendini,
Hâlbuki ‘en büyük âlem’ sende dürülmüş."
Ne güzel özetlemiş Hz. Ali (ra)’nin bu sözünü İbrahim Hakkı merhum:"Çün cisminle sığmışsın cihana sanma ki tensin,
Gönülden içre gel kim cihanın canı sensin."
İnsan… Yaratıkların en şereflisi… Yüklendiği emanetin ağırlığını vicdanında hissetmese, onların en sefili olmaya da adaydır. İşte Kur’ân’ın mesajı:"Biz insanı en güzel surette yarattık. Sonra aşağıların aşağısına ittik…"3Demek ki sorumsuz ve şımarık tutumunun mağlubu olursa insan "yüce makam"dan azledilmeye mahkûm da olur.Kur’ân insanı rengine, ırkına, bölgesine göre değil, kalbinde taşıdığı iyilik ve bunun dışa yansıyış biçimi olan ahlakla değerlendirmektedir. Bu yüzden ona bazen "Ey iman edenler ve salih ameller yapanlar!.." diye seslenirken, bazen de "Ey insanlar!.." diye hitap eder.Kur’ân insan merkezlidir. Onu belli bir suresine sıkıştırmamıştır. Bütün surelerinde Kur’ân, insanı çeşitli kabiliyetlerine göre anlatmıştır. Kur’ân kâinat olaylarından bahsettiğinde bile bir fizik veya astronomik gerçeği dile getirme maksadıyla hareket etmemektedir. Burada bile asıl maksadı, Allah-insan ilişkisi üzerinde durmaktır.Kur’ân’a göre bütün insanlar topraktandır ve ‘tek bir nefisten’ yaratılmışlardır. Bu konudaki rivayetlerden hareketle insanların mayalarının aynı olduğunu vurgulamak üzere İslâm âlimleri derler ki, Allah Teala insanı yaratırken her bölgeden toprak aldırmış, beyaz, siyah, sarı, kırmızı… Her renk toprağı yoğurarak insanı yaratmıştır. Böylelikle ırk, renk, bölge farklılığını ‘insan kimliği’nde birleştirmiştir.Allah Teala bu konuda şöyle buyurmuştur:"Ey insanlar! Gerçekten sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve sizi bir takım milletlere ve kabilelere ayırdık ki tanışasınız (birbirinizin marifetinden yararlanasınız). Şüpheye mahal yok: Sizin en değerliniz insan haysiyetine uymayan davranışlardan en çok sakınanınız, Allah’a en çok saygılı olanınızdır."4Din (İslâm)

Din, Allah’ın, hem bütün kâinat üzerinde hem de bizzat kendimiz üzerinde yegâne hâkim güç olduğunu kabul edip, O’na ruhi bağlarla bağlanmak demektir. İnanma,insanın gururundan, nefsinden, iktidarının vehminden sıyrılmasıdır.
Din, hak yolculuğunda tökezlemeden yürüme maksadına nail olabilmek için insandan nefsin, neslin, malın, dinin ve aklın korunmasını istemektedir.Nefsin, neslin ve malın korunması hayatın korunması demektir.Hayata hürmet, İslâm ahlakının en önemli düsturlarından biridir. Ama hayat, boş bir satıh üzerinde kaymak değildir. İnsanın, kendi zevkini bulabilmesi için dünya ile oynaması değildir. Hayat birçok güzel şeye başlamaktır, bilmektir, ümit etmektir, sevmektir, hayran olmaktır; insanlık hayrına değer üretmektir.Dinin korunması, insanın, yaratıcısına ait olmasının bir simgesidir.Mutlak Kudret’e intisabı tescil eden damgadır. Din duygusunu yitiren insan, nereye ait olduğu bilinmeyen markasız bir eşya konumundadır. Bu anlamda Kur’ân’ın insana çağrısı kısaca şu şekilde özetlenebilir:"Hakkı kucaklayarak özünü dine ver, yüzünü O’na dön. Allah’ın yaratışına ibretle bak. Dikkat et, Allah’ın yaratışının bir bedeli, o boşluğu dolduracak bir alternatifi yoktur. Bu gerçeği eğip bükme. Zira bu kabiliyet zayi olduğunda hiçbir beceri ile onu tamir edemezsin."
  • 1 Yorum
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (2)
  • oy ver Seviye: 2, Oylar: 1

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...