Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2012-12-02T11:48:59+02:00

Günlerden bir gün Türkçe dersindeyiz..Sınava girdik..Sınav kağıdı geldi..50 Puan dil bilgisi 50 puan kompozisyon..

Neyse dil bilgisini komple yaptım..Kompozisyon bölümüne geçtim ve o gün anladım ki ben kompozisyon yazamayan biriyim..Ki kelimeyide doğru yazdığımdan emin bile değilim :)

Ardından hoca yazılıları okudu..En düşük puanı sınıfta ben almıştım..Ertesi gün hoca yanına çağırdı..Beyazıt dedi kitap okumuyomusun doğru söyle dedi..Dedim hocam bugüne kadar okuduğum tek kitap metal fırtına dedim..Hoca dedi belli kompozisyon kağıdın boş..

O günden sonra elimde kompozisyon kitabı nasıl yazılır öğrenmeye çalıştım..Öyle bişeydi ki dışarda o kadar konuşan ben kağıdın başında sesi soluğu kesilmiş biriydim..

Yine 0 aldığım bir kompozisyon yazılısından çıktıktan sonra hoca beğendiği kompozisyonları okutmaya başladı..Elemanlar okuyorlar ama baktım lan diyom bunlar günlük konuştuklarını yazmışlar..

O gün anladım ki kompozisyon yazmak yani bir metin hazırlamak sadece düşündüklerini yazmakmış..Ben anlardım ki bilmediğimiz birşey :)

Ardından lise 2 de edebiyat dersinde hoca çanakkale şehitleri için bir kompozisyon yazmamızı söyledi..Dedim yeter bugüne kadar boş kağıt vermeyelim..Yazıyım içimdekileri dedim..Sebebide biraz utangaçtım :) Ve o gün sınıfın en yüksek kompozisyon notunu almıştım..

Anladım ki yazmak söylemekten farklı birşey değilmiş..Ve bugün en sevmediğim şey olan ve yazılılarından hep düşük aldığım kompozisyon yani düşüncelerini yazma konusunda Türkiye’nin belli başlı bilinen sayılı bloglarından birisinin yazarı oldum :)

Kitap okudun mu derseniz hayır.Asla okumadım öyle kitap..3 Kitap bitirdim bugüne kadar..Metal Fırtına 1-2-3 :) Sebebi ise akıcı olmasıydı..Ama anladım ki önemli olan okumak değil gezmek ve görmekmiş..

Bir insan ne kadar okursa okusun yazamaz abicim..Ben çok adam tanıdım..Böyle kitapları yutup içine alan..Onlara yaz desek şu an buraya yazarlar ama öyle bi yazarlar ki kriptografi uzmanını getirsek ancak çözerler..

Yazı yazarken en güzel taraf ne biliyormusunuz..Kimse size karışamayor..Kimse sözünüzü kesemiyor…

Yani buradan bağırın…”Seni taa amq” diye..O zaman bişey olmaz ama yüzüne karşı söylerken ses tonunuz değişir :)

Ve yazı yazarken şunu unutmayın..Öyle Şekspir gibi kifayetli kafiyeli cümleler kurmayın valla kimse anlamaz sizi :) Düşündüğünüz gibi yazın..Olm hiç mi cümle kuramayosan Ali baktı,Ali Ata Baktı,Ali ışıkla ılık süt içerken jale geldi ve jandarma bastı..Bunu gören oya ip atlamayı bırakıp alinin kucağına atlayıp aşk-ı memnu yaptılar gibi saçma bir cümle kullanın emin olun dingilin biri güler :) (güldüyseniz k.bakmayın :D )

Yazmak güzel birşey ya..Seviyorum yazmayı ve iyiki kompozisyon yazmaya karşı nefretim geçici kalmış yoksa bu blog olmazdı herhalde :)

0