Cevaplar

2012-12-02T12:31:33+02:00

İshak Paşa Köprüsü bütünüyle düzen*li işlenmiş kesme taşlardan yapılan bir eserdir. J. İvanov'a göre aynı yerde evvel*ce Roma dönemine ait bir köprünün ka*lıntılarına rastlanmıştır. Bu görüş, yapı*nın bir akarsuyu geçen önemli bir karayo*lu üzerinde bulunması sebebiyle doğru olabilir. Fakat İshak Paşa Köprüsü mima*risinden açıkça görüldüğü gibi temelden itibaren bir Türk yapısıdır. Ekrem Hakkı Ayverdi tarafından verilen ölçülere göre 89,50 m. uzunluğunda semerdam biçi*minde olan köprünün yanlardaki korku*luk kalınlıkları ile genişliği 6,49 metredir. Beş gözlü köprünün ortadaki büyük gözü 21.65 metrelik, yandakiler ise biri 14,75 m., diğeri 13.70 metrelik açıklıklara sa*hiptir. Gözlerin aralarında sel yaranlar (mahmuzlar) vardır. Bunların üstlerinde sivri kemerli bir çift küçük boşaltma (taş*ma) gözü mevcut olup yakın tarihlerde İç*lerinin doldurulmuş olduğu anlaşılmak*tadır. İshak Paşa Köprüsü, 1972'de aslî mimarisini kalın taş korkulukları ile koru*yor durumdaydı. Eskiden Bulgar Devleti tarafından bastırılan turist rehberlerin*de adı dahi anılmazken daha sonra Ba*tılı yazarların hazırladığı rehberlerde köp*rüye "Kadin Most" adıyla ve Türk devrinin en önemli eserlerinden biri olarak yer ve*rilmiştir. Bunlarda yapımıyla ilgili değişik bazı söylenti ve efsaneler anlatıldıktan sonra mimarının Manuil adında bir kişi (!) olduğu belirtilmektedir.

2 1 2
  • Eodev Kullanıcısı
2012-12-02T12:50:55+02:00

 

  İshak Paşa Kulliyesi (İnegöl) İnegöl Çarşısı içerisinde yer alan İshak Paşa Camisi, medrese ve türbesi ile birlikte bir yapı topluluğu oluşturmuştur. XV.yüzyıl Osmanlı mimarisinin örneklerinden biri olup, İshak Paşa’nın 1486 tarihli vakfiyesinden öğrenildiğine göre, külliyede ayrıca imaret, zaviye, han ve ahır da...         İnegöl Çarşısı içerisinde yer alan İshak Paşa Camisi, medrese ve türbesi ile birlikte bir yapı topluluğu oluşturmuştur. XV.yüzyıl Osmanlı mimarisinin örneklerinden biri olup, İshak Paşa’nın 1486 tarihli vakfiyesinden öğrenildiğine göre, külliyede ayrıca imaret, zaviye, han ve ahır da bulunuyordu. Bunlardan günümüze yalnızca cami, medrese ve türbe gelmiştir. 

İshak Paşa, Sultan II.Murat ve Fatih Sultan Mehmet döneminde yaşamış önemli bir devlet adamı idi. 1451’de Anadolu beylerbeyliği’ne getirilmiş, İstanbul’un fethine katılmış, Fatih Sultan Mehmet döneminde üç kez Başvezir olmuştur. Selanik sancağı kendisine verilmiş, 1487’de de Selanik’te ölmüş, vasiyeti üzerine İnegöl’e getirilerek buradaki külliyesine gömülmüştür (1487). 

İshak Paşa Camisi 1486 tarihli vakfiyesinden öğrenildiğine göre; 1468-1469 yıllarından önce tamamlanmıştır. Bugün caminin kuzey cephesindeki kapı üzerinde bulunan kitabe, Sultan II.Abdülhamit (1876-1909) tarafından 1877’de tamir edildiğini göstermektedir. 

İshak Paşa Camisi kuzey-güney doğrultusunda birbirlerine eş kare planlı, üzeri kubbeli iki mekan, bunlardan girişin sağ ve solundaki yine küçük kubbeli iki yan mekandan meydana gelmiştir. Bu plana göre de İshak Paşa Camisi ters T planlı, yan mekanlı veya zaviyeli camiler grubuna girmektedir. 

Caminin kuzeyinde doğu-batı doğrultusunda altı payeli, üzerleri kubbeli beş bölümlü bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Buradaki payeler birbirlerine ve caminin kuzey duvarına sivri kemerlerle bağlanmışlardır. Son cemaat yerinin güneybatı köşesinde de dışa dört cepheli bir çıkıntı yapan minare yerleştirilmiştir. Son cemaat yerinden ibadet mekanına giriş kubbesinin üzerine altıgen bir aydınlık feneri yerleştirilmiştir. 

İbadet mekanının güney duvarında dikdörtgen bir mihrap nişi bulunmaktadır. Mihrap nişinin iki yanına altlı üstlü ikişer pencere açılmıştır. Ayrıca doğu ve batı duvarlarında yine ikişerli altlı ve üstlü pencereler bulunmaktadır. Kubbe kasnağının ekseninde, güney, doğu ve batısında da birer pencere bulunmaktadır. Yan kanatların güney duvarlarında yarım yuvarlak birer niş, üstlerinde de ikişer pencere, yan duvarlarında da yine ikişer altlı ve üstlü ikişer pencere bulunmaktadır. 

Caminin iki ana mekanı ve yan kanatlarını örten kubbelerin hepsi sekizgen kasnaklıdır. Ve bu kasnaklara da pencereler açılmıştır. Kubbeye geçişler pandantiflerle sağlanmıştır. Caminin içerisi sıvalıdır. Ancak kubbelerin ortasında bitkisel bezemeler görülmektedir. Kesme taş ve tuğladan yapılan duvarlarında bir sıra kesme taş, iki sıra da tuğla uygulanmıştır. Ayrıca kesme taşlar arasına birer tuğla da dikey olarak yerleştirilmiştir. Bugünkü minare gövdesi yeni olup, yalnızca iki kesme taş ve iki tuğladan oluşturulan kaide ve pabuç kısmı orijinaldir. 

  Bu bilgi 13583 kişi tarafından okundu.. 

Konuyla ilgili kelimeler: 
ishak paşa   paşa camisi   son cemaat   ikişer pencere   kesme taş   kubbeli iki   pencere bulunmaktadır   üstlü ikişer   caminin kuzey   sultan mehmet   tarihli vakfiyesinden   1486 tarihli  vakfiyesinden öğrenildiğine   öğrenildiğine göre   fatih sultan   mehmet döneminde     ishak paşa camisi   sultan mehmet döneminde   üstlü ikişer pencere   fatih sultan mehmet   vakfiyesinden öğrenildiğine göre   1486 tarihli vakfiyesinden   tarihli vakfiyesinden öğrenildiğine  
0