Cevaplar

2012-12-02T13:38:20+02:00

ne ekleri yapım ekleri mi ????????????????????????

1 2 1
En İyi Cevap!
2012-12-02T13:41:05+02:00

EKLER

Sözcüklerin kök veya gövdelerine gelerek onların cümledeki görevlerini belirleyen, onlara değişik anlamlar katan ya da onlardan yeni sözcükler türeten ses veya ses bileşimlerine ek denir.

Bunlardan çekim eklerini daha önce gördüğümüz için yapım ekleri üzerinde duracağız.

Yapım Ekleri

İsim ve fiillerin kök veya gövdelerine gelerek onlardan başka isim ya da fiil türeten eklerdir.

Burada kök sözünü de açıklamakta fayda var.

Kök

Bir sözcüğün anlamı ve yapısı bozulmadan parçalanamayan en küçük parçasıdır. Köklerde yapım eki bulunmaz, ancak çekim eki bulunabilir.

Örneğin;

“Evimiz” sözünde “ev”; sözcüğün, anlamlı ve parçalanamayan en küçük parçasıdır. “-(i)-miz” eki iyelik ekidir; yani isim çekim ekidir. Öyleyse bu sözcük yapım eki almamıştır, kök halindedir.
Kökler iki türde bulunur; İsim kökleri ve Fiil kökleri. “Geldi” sözcüğündeki kök “gel-” fiil kökü; “sözlük” sözcüğünün kökü olan “söz” isim köküdür. Ancak bazen ses taklidi yoluyla oluşan yansıma kökler de vardır.
Örneğin;

“ağaçlık” sözcüğünün kökünü bulurken en anlamlı olarak gördüğümüz “ağ” sözünü kök olarak düşünebiliriz. Ancak “ağaçlık” sözüyle balık tutmakta kullanılan “ağ” sözünün herhangi bir anlam ilişkisi yoktur. Öyleyse bu sözcüğün kökü “ağ” olamaz. Ondan sonra “ağa” sözcüğünü görüyoruz. Yine “ağaçlık” sözüyle “ağa” sözcüğü arasında bir anlam ilgisi yoktur. Öyleyse bunu da kök olarak alamayız. Alabileceğimiz kök elbette “ağaç” köküdür. Buradan şu sonucu çıkarabiliriz; sözcüğün köküyle, ek aldıktan sonraki şekli arasında mutlaka bir anlam ilgisi olmalıdır.

Sözcüğün yapım eki aldıktan sonraki durumuna gövde denir.

Bir sözcük birden çok yapım eki alabilir. İlk yapım eki köke diğerleri gövdeye eklenir.

Çekim Ekiyle Yapım Ekinin Farkları:

Çekim ekleri eklendiği sözcüğün anlamında bir değişiklik yapmaz; yapım ekleri ise anlamı, köke bağlı olmak şartıyla, değiştirir.

Örneğin;

“Yolda bekliyor.” cümlesindeki “yol” sözü “geçilen yer” anlamındadır. “-de” hal ekini alarak “yolda” şekline geldiğinde de geçilen yer olma anlamı değişmemektedir.

“Yolcu bekliyor.” cümlesinde ise “geçilen yer” olan “yol” sözü “-cu” yapım ekini alarak bu anlamını yitirmiş “yoldan gelen” ya da “yola giden” kişi anlamına gelmiştir. Yani yolla bir anlam ilgisi vardır; ama yer ismi, kişinin niteliği anlamını ifade edecek hale gelmiştir.

Çekim ekleri bir sözcüğe yapım ekinden sonra eklenir. Yani önce yapım ekleri, sonra çekim ekleri gelir. İstisnaları olsa da bu genel bir kuraldır.

Ek ve kök hakkındaki bu genel bilgilerden sonra şimdi eklerin önemlileri üzerinde durabiliriz.

a. İsimden İsim Yapan Ekler

İsim kök veya gövdelerine gelerek onlardan yeni isimler türeten eklerdir. Ancak bu sözcükler sıfat, zarf gibi görevlerde de kullanılabilir.

Bu eklerden bazıları şunlardır:

“-lık – lik” eki

“Buraya bir odunluk yapmıştık.”

cümlesinde ek, “odunların koyulacağı yer” anlamında bir sözcük türetmiş.

“Pencereye güneşlik almamız gerekiyor.”

cümlesinde güneşten korunmak için kullanılan alet ismi yapmış.

“Sendeki bu gençlik bir gün gidecek.”

cümlesinde soyut bir isim yapmış.

“Kiralık ev arıyoruz.” cümlesinde “kiraya verilecek” anlamında sıfat yapmış.

“Benlik özenle korunmalıdır.”

cümlesinde zamire gelerek ondan soyut bir isim türetmiştir.

Yukarıdaki örnekte olduğu gibi bir ek eklendiği sözcüğe değişik anlamlar katabilir. Bundan sonraki ekleri cümle içinde gösterip geçeceğiz. Ne anlama geldiğini cümle içindeki kullanımlardan çıkarabilirsiniz.

“Artık biz de şehirli olduk.”

“Kimse evsiz yaşayamaz.”

“Her noktaya bir gözcü koyalım.”

“Bu yaz İngilizce kursuna gideceğim.”

“Gençleri çağdaş bir insan olarak yetiştirelim.”

“Yarışmada üçüncü olduğumu söylediler.”

“Her sınıftan üçer kişi gelsin.”

“O çocuksu gülüşüne bayılıyorum.”

“Bu yemeğin acımsı bir tadı var.”

“Onun kendine özgü bir anlatımı var.”

“Sen çok bencil birisin.”

“Şu gelen sarışın çocuğu tanıyor musun?”

“Seninle yaşıt olduğumu bilmiyordum.”

Bunların dışında, az da olsa, kullanılan isimden isim yapma ekleri de vardır. Önemli olan kök halindeki sözcüğü bulup eklerini inceleyebilmektir.

Küçültme eki olarak kullanılan “-cık, -cağız, -cak” eklerini kimi kaynaklar çekim eki olarak değerlendirir. Ancak sorulardan anladığımız kadarıyla bu ek yapım ekidir.

“Kış gününde bu incecik gömlekle gezilir mi?”

“Bu hayvancağız bu kadar yükü nasıl taşısın?”

cümlelerinde gördüğümüz bu ekin, acıma, pekiştirme, sevgi gibi birçok anlamlar taşıdığı görülür.

Küçültme eki eklendiği sözcükte bazen ses düşmesine, bazen ses türemesine sebep olabilir.

“Küçücük elleriyle öyle güzel resim yapıyordu ki!”

cümlesinde “küçük” sözü “-cik” ekini aldığında, sondaki “k” sesi düşüyor.

“minik       —–>      minicik”

“ufak         —–>     ufacık”

“yumuşak   —–>     yumuşacık” sözcüklerinde de aynı özelliği görebiliriz.

Bazen de ses türemesi olabilir.

“Azıcık aşım, kaygısız başım.” atasözünde “az” sözcüğüne “-cık” ekini getirdiğimizde “azcık” olması gerekirken “azıcık” olmuş; yani arada bir “ı” sesi türemiş.

“Bu gencecik yaşında ne sıkıntılar çekti zavallı.”

cümlesinde ise ekten önce “e” sesinin türediğini görüyoruz.

Kimi sözcüklerde bu ek, fiilden sözcük türetmiş gibi görülebilir.

Örneğin;

“Bebek, etrafındakilere gülücükler yolluyordu.”

cümlesinde “gülücük” sözü sanki gülmek fiiline “-cik” eki getirilerek yapılmış; oysa sözcük aslında “gülüş-cük” şeklindeymiş, daha sonra “ş” düşerek “gülücük” olmuş.

Bazı durumlarda “-cık” eki küçültmeyle ilgisi olmayan, bir nesne, bir kavram adı da yapabilir.

“Yaşlılıktan elmacık kemikleri dışarı çıkmış adamın.”

cümlelerinde bu ekin küçültme anlamından sıyrıldığını ve nesne ismi yaptığını görüyoruz.

Bazı isimden isim yapma ekleri de yansıma sözcüklere gelerek onlardan isim türetebilir.

 

 

 

 

1 5 1