Cevaplar

2012-12-02T20:41:56+02:00
Sözlü anlatım seslidir, yazılı anlatım sessizdir, sözlü anlatımdaki seslerin yerini yazılı anlatımda harf deniler işaretler almıştır.
- Sözlü anlatım toplumun değişik kesimlerine göre söyleyiş ayrılığı gösterir:İstanbullu kız derken, Eskişehirli gız der. Yazılı anlatımda yöresel ayrılıklar kalkar.
- Sözlü anlatım daha kuralsız, daha gelişigüzeldir; yazılı anlatım kurallıdır. Yazım kuralları ile yine yazıdan ayrılamaz durumdaki noktalama işaretleri vardır. Bunlar da gelişigüzel kullanılamaz.
- Sözlü anlatımda yöresel ve kişisel kullanım esneklikleri doğaldır. Yazılı anlatım, kuralcılığı ile biraz yapay kalır ama bundan yazılı anlatım dili uydurmadır anlamı çıkmamalıdır.
- Sözlü anlatım yüz yüzedir; anlatım baş, el, kol, gövde hareketleriyle desteklenir; anlaşmada dinleyicinin dil mantığı da büyük yardımcıdır. Yazılı anlatım yüz yüze olmadığı için yazılan her söz, yazıldığı gibi işlem görür. Dil mantığı işe yaramayabilir. Yazılı anlatım gücünü, yalnız yazarın dilini kullanmadaki ustalığından ve eksiksiz uygulayacağı yazım kurallarından alır. Bu da dili olgunlaştırır; kültür dili, edebiyat dili, sanat dili ortaya çıkar.
- Sözlü anlatım söylenir söylenmez unutulmaya başlar, çoğu kez aynı konuşmayı aynı biçimde bir kez daha dinleme şansımız yoktur. Yazılı anlatım ürünleri kalıcıdır. Yazıldığı günkü gibi yüzyıllarca kalır.
1 5 1
2012-12-02T20:42:18+02:00


Yazılı anlatım bir konuyu, sahip olduğumuz birikimi kullanarak, bir plân çerçevesinde yazıyla ifade etmektir. sözlü anlatım ise bir konuyu, sahip olduğumuz birikimi kullanarak bir plân çerçevesinde anlatmaktır. Yazılı dilin biçemiyle konuşma dilinin biçemi birbirinden farklıdır. Konuşma dilindeki her kolaylık, yazılı dilde bulunmaz. Yazılı dilin bazı kolaylıkları, konuşma dilinde yoktur. Yazılı anlatımda yazarın metnini oluşturması için yeterli zamanı vardır. Düzeltebilir, ekleme ve çıkarma yapabilir. Sözlü anlatımda ise konuşan kişi yanlış başlangıçlar, kurallardan sapmalar, sözcük atlamalar yapabilir.

1 5 1