Cevaplar

En İyi Cevap!
2012-12-03T09:31:28+02:00

Hastalık fobisi nedir?
Hasta olmak ve mikrop kapmakla ilgili mantıklı olmayan, orantısız korkudur. Hastalık fobisi olanlar, genellikle hastalık etkenlerinden, mikroplardan uzak durmak için aşırı tedbir alır, titizlik davranışı gösterir ve belli yerlerden kaçınır. Bu durumda hastada aşırı derecede temizlik veya kontrol takıntısı ortaya çıkabilir.

1 5 1
2012-12-03T10:34:55+02:00

Hastalık Fobisi... Birçok kişi kendisinde ağır, bulaşıcı ya da iyileşmeyecek bir hastalığın bulunduğu korkusunu taşır. Bu korkular arasında cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korkma önde gelir. Örneğin belsoğukluğu ve benzeri, özellikle virütik hastalıklardan korkma, AİDS bulaşacağından korkma sık görülür. Bu hastalıkların enjeksiyon, tükürük ya da benzeri bir yolla bulaşmış olabileceğinden korkanlara da rastlanır. Bu kişiler bedenlerindeki en ufak bir işareti bu yönde yorumlarlar. Bazı kişilerde bu kanser korkusu biçiminde olabilir. Fobisi olan kişilerde genellikle de bir hastalığa karşı korku olur. Eğer bilinmeyen hastalıklar ya da genel bir korku söz konusu ise o zaman fobi yerine "hipokondriyaklık" (hastalık hastası olma) kavramından söz edilir. En yaygın fobiler hangileridir? Fobilerin sıklığı konusunda genel olarak yaklaşık tahminler söz konusudur. Çünkü eskiden yapılmış çalışmalarda çoğu zaman farklı fobi tipleri arasında bir ayrım yapılmamıştır. Fobik bireyler genel olarak çok fazla yardım aramadıkları için klinik değerlendirme sistemine çoğu zaman girmezler. Genellikle fobik uyaranla karşılaşma ihtimallerini düşürerek günlük hayatlarına devam ederler. Sadece mesleki işlevselliğini büyük ölçüde etkilediğinde ya da gündelik yaşamında ciddi sorunlara neden olduğunda yardım talep ederler. Gerçek fobiler de bazen klinik açıdan öteki psikiyatrik hastalıklarda görülen fobi benzeri belirtilerle karışabilmektedir. Çocuklarda korku hemen her yaşta görülse de özellikle okul öncesi dönemde biraz daha yoğundur. Çocuklardaki korku yaşantıları yüzde 8-40 olarak farklı çalışmalarda bildirilmiştir. Çocuklardaki fobi sıklığı ise yine farklı çalışmalarda yüzde 2,5-7 oranlarında değişmektedir. Yetişkinlerde ise basit fobilerin 6 aylık tahmini prevelansı yüzde 4-8 oranlarında bildirilmektedir. Kir fobisi Bazı insanlar kirli bir şeye dokunmaktan ya da herhangi bir yerden kir sıçramasından çok korkarlar. Kirli olarak bilinen yerler ve nesneler genellikle çok sayıda kişinin girip çıktığı, dokunduğu nesne ve yerlerdir. Bu durum her ne kadar kirden korkma olarak yaşansa da aslında temizlik obsesyonu ile iç içedir. Temizlik obsesyonu, yani takıntısı her şeyin tam ve mükemmel biçimde temiz olması isteği biçiminde yaşanır. Dolayısı ile temizlik ob­sesyonu kir korkusunu besleyen bir şeydir. Temizlik ob-sesyonunun kir korkusundan farkı şudur: Kişi daha ziyade kirlenme sonucu ortaya çıkacak durumun sonuçları ile ilgilidir. Örneğin kişi ellerini uzun süre tekrar tekrar yıkayabilecek midir? Bu konuda garanti verilirse birçok temizlik obsesyonu olan kişi kirli nesneleri elleyebilir ama ellerini yıkamasına mani olunursa sıkıntı duyar. Halbuki fobik olan kişiler korktukları objeye hiçbir şekilde yaklaşmak istemezler. Bir başka fark ise şudur: Obsesyonu olanlar konu etrafında birçok düşünce geliştirirler. Konu hakkında ortaya çıkan en ufak bir farklılık onların düşünceleri ve alacakları tedbirler konusunda birçok değişikliğe yol açar. Halbuki fobikler konu etrafında fazla yeni fikir ve evham üretmezler. Kir bulaşacağından korkulan yer ve nesneler arasında özellikle tuvaletler ve onunla ilgili yerler (kapı sapı), herkesin temas ettiği kağıt ve metal paralar, ayak basılan yerler, hastane gibi mikrop ve insan artıklarının bulunabileceği yerler kir fobisinin en çok konu aldığı durumlardır. Paradoksal bir şekilde kir fobisi olan insan her ne kadar hep temizliğe ulaşmak çabasında ise de gece gündüz kir fikri ile uğraşmak zorunda kalır ve hayatı temizlikten daha çok kir konusu ile işgal edilmiş olur. Hatta denebilir ki aslında birçok kir korkusu ya da temizlik obsesyonu olan insan arzuladığı bu duruma bir türlü ulaşamaz. Hep ayrıntılarla uğraşırken bütünü gözden kaçırır. Tam bir organizasyon yapmak isterken başarısız olur ve istediğinin tam tersine bazı konularda dağınık, hatta kimi zaman yeterince temiz olmayan düzenlemeler içersine girdiği görülür. O nedenle kir korkusu ya da temizlik obsesyonu sahibi olmak mutlaka temiz olmak anlamına gelmez. Bu tür korku ve takıntıları olmayan insanlar da temiz ve düzenli olabilir, sağlıksız ortamlardan kaçınıp gündelik yaşamlarına kir bulaşmasını uygun ölçüde en­gelleyebilirler. .

alıntıdır...

0