Cevaplar

2012-12-04T16:24:35+02:00

Bilkent Elektrik Elektronik’ten 2000 yılında mezun olan Dr. Aydoğan Özcan 2005 yılında Stanford Üniversitesi Elektrik Elektronik bölümünden doktorasını almıştır. Yine Stanford’da kısa bir doktora sonrası çalışma sonrası 2006 yılında Harvard Tıp’taki Wellman Işıksal Tedavi Merkezi’nde araştırmacı öğretim üyesi pozisyonuna getirilmiştir. 2007 yılı yazında UCLA Elektrik Elektronik bölümüne Yrd. Doç. olarak katılmış Biyo- ve Nano-Fotonsal laboratuvarını kurmuştur. Kendisi ve araştırma grubu aynı zamanda Kaliforniya Nanosistemler Enstitüsü (CNSI)’nün de bünyesindedir.

Dr. Özcan 14 amerikan, 1 ingiliz ve 9 başvuru olmak üzere 24 patente sahiptir. Bu patentleri nanoskopi, geniş açılı resimleme, düz olmayan optik, fiber optik ve optik yaklaşım tomografi üzerinde yoğunlaşmaktadır. Tüm patentleri ABD’nin lider savunma sanayi şirketi Northrop Grumman Corporation tarafından satın alınmıştır. Dr. Özcan’ın 70′i aşkın yayını bulunmaktadır.

Dr. Özcan Lifeboat Foundation bilimsel danışma kurulu üyesidir. SPIE Fotonik Batı Konferansının program komite üyeliği de yapmaktadır. NSF ve Harvard-MIT Innovative Technology for Medicine programları için panel üyeliği ve hakemlik yapmaktadır.

Prof. Özcan, merceksiz gözlemleme ve belirleme teknolojisi geliştirdiği için saygın bir ödül olan 2008 yılı Okawa Foundation Research Ödülüne layık görülmüştür. 2009 ONR Genç Araştırmacı Ödülü ile 2009 IEEE Fotonik Derneği (LEOS) Genç Araştırmacı Ödüllerini de almıştır. Biyofotonik, gelişmiş gözlemleme ve İnsan sağlığı için sensorlar üzerine verilen NSF Ödülünü de almıştır.

Populer Science dergisi, Prof. Dr. Aydoğan Özcan’ı dünyanın en parlak 10 bilim adamı arasında gösterdi. California Üniversitesi’nde görevli Prof. Özcan’ın ‘kan tahlili yapan cep telefonu’, bilimin zirvesinden inmiyor.

ABD’nin California Üniversitesi’nde (UCLA) görevli 32 yaşındaki Prof. Dr. Aydoğan Özcan, kendi laboratuarında geliştirdiği kan tahlili yapan cep telefonu sayesinde ABD’nin en çok okunan dergilerinden Populer Science’ın Ekim 2012 sayısında, “tüm dünyada 2012 yılının en parlak 10 bilimadamı” arasında gösterildi.

Geçtiğimiz yıl da aynı listede yer alan genç Türk profesör Özcan, Beyaz Saray’ın geçen yıl 94 genç bilim adamı ve mühendise verdiği ‘Başkanlık Kariyer Başlangıç Ödülü’ne layık görülmüştü. Son yıllarda sık sık ABD medyasında yer alan Özcan, kısa süre içinde ABD’nin en çok tanınan bilimadamlarından birisi oluverdi.

Maliyeti 10 dolar

UCLA Elektrik Mühendisliği Bölümü’nde görev yapan Özcan’ın tıpta devrim yaratan cihazı, sıradan bir cep telefonunu hassas tahliller yapan bir mikroskoba çevirebiliyor. Maliyeti sadece 10 dolar olan cihazın kolayca cep telefonuna monte edilmesiyle, her yere taşınması mümkün olmayan pahalı aletlere ve uzun süre gerektiren kan tahlillerine gerek kalmıyor. Bunun yerine hastalıklar her yerde, kısa sürede ve ucuz yolla teşhis edilip sonuçlar bir tuşla tıbbi bir merkezdeki veri tabanına yüklenebiliyor.

100 bin hücreye analiz

Cep telefonunun kamera merceği üzerine takılan küçük bir aparatla çalışan sistem, aparatın üzerine yerleştirilen kan örneğinde yer alan yaklaşık 50-100 bin hücrenin aynı anda ve birkaç saniye içinde görüntülenmesini yapıp, telefona yüklenen özel bir yazılımın sayesinde da teşhis koyuyor. Hücrelerdeki değişimi algılayarak, sıtma, verem, tüberküloz, anemi ve AIDS gibi hastalıkları teşhis edebilen bu sistem, sonuçları istenilen sağlık kurumuna ya da doktora da mesaj olarak direk gönderilebiliyor.

Bulaşıcı hastalıklara küresel takip

POPULER Science dergisinin yayınladığı basın duyurusunda, Prof. Aydoğan Özcan’ın bu cihazının dünyanın pek çok doktorsuz, laboratuvarsız ve hastanesiz bölgesinde teşhis edilemeyen hastalıkları kolayca ve çok ucuz yolla tespit edebileceği, ayrıca, geliştirdiği “Google Maps” arayüzlü yazılım sayesinde cep telefonlarından toplanan test sonuçlarının bulaşıcı hastalıkların tüm dünyadaki yayılımının takibini yapmaya yarayacağı, bu önlemlerin hızlanabileceğini belirtildi.

 

 

teşekkür etsen yeter

0
2012-12-04T16:26:21+02:00

ALİ KUŞCU

Türk-İslam Dünyası astronomi ve matematik alimleri arasında, ortaya koyduğu eserleriyle haklı bir şöhrete sahip Ali Kuşçu, Osmanlı Türklerinde, astronominin önde gelen bilgini sayılır. "Batı ve Doğu Bilim dünyası onu 15. yüzyılda yetişen müstesna bir alim olarak tanır." Öyle ki; müsteşrik W .Barlhold, Ali Kuşcu'yu "On Beşinci Yüzyıl Batlamyos'u" olarak adlandırmıştır. Babası, Uluğ Bey'in kuşcu başısı (doğancıbaşı) idi. Kuşçu soyadı babasından gelmektedir. Asıl adı Ali Bin Muhammet'tir. Doğum yeri Maveraünnehir bölgesi olduğu ileri sürülmüşse de, adı geçen bölgenin hangi şehrinde ve hangi yılda doğduğu kesinlikle bilinmektedir.

Ancak doğum şehri Semerkant, doğum yılının ise 15. yüzyılın ilk dörtte biri içerisinde olduğu kabul edilmektedir. 16 Aralık 1474 (h. 7 Şaban 879) tarihinde İstanbul'da ölmüş olup, mezarı Eyüp Sultan Türbesi hareminde bulunmaktadır. Ölüm tarihi; torunu meşhur astronom Mirim Çelebi'nin (ölümü, Edirne 1525) Fransça yazdığı bir eserin incelenmesi sonucu anlaşılmıştır. Mezar yerinin 1819 yılına kadar belirli olduğu ve hüsnü muhafazasının yapıldığı; ancak 1819 yılından sonra, Ali Kuşcu'ya ait mezarın yerine, zamanının nüfuzlu bir devlet adamının mezar taşının konmuş olduğu anlaşılmaktadır. Uluğ Bey'in Horasan ve Maveraünnehir hükümdarlığı sırasında, Semerkant'ta ilk ve dini öğrenimini tamamlamıştır. Küçük yaşta iken astronomi ve matematiğe geniş ilgi duymuştur.

Devrinin en büyük bilginlerinden; Uluğ Bey , Bursalı Kadızade Rumi, Gıyaseddün Cemşid ve Mu'in al-Din el-Kaşi'den astronomi ve matematik dersi almıştır. Önce,Uluğ Bey, tarafından 1421 yılında kurulan Semerkant Rasathanesi ilk müdürü, Gıyaseddün Cemşid'in, kısa süre sonra da Rasathanenin ikinci müdürü Kadızade Rumi'nin ölümü üzerine, Uluğ Bey Rasathane-ye müdür olarak Ali Kuşcu'yu görevlendirmiştir. Uluğ Bey Ziyc'inin tamamlanmasında büyük emeği geçmiştir. Nasirüddün Tusi'nin Tecrid-ül Kelam adlı eserine yazdığı şerh, bu konuda da gayret ve başarısının en güzel delilini teşkil etmektedir. Ebu Said Han'a ithaf edilen bu şerh, Ali Kuşcu'nun ilk şöhretinin duyulmasına neden olmuştur. Kaynakların değerlendirilmesi sonucu anlaşılmaktadır ki; Ali Kuşcu yalnız telih eseriyle değil, talim ve irşadıyle devrini aşan bir bilgin olarak tanınmaktadır. Öyle ki; telif eserlerinin dışında, torunu Mirim Çelebi, Hoca Sinan Paşa ve Molla Lütfi (Sarı Lütfi) gibi astronomların da yetişmesine sebep olmuştur. Bu bilginlerle beraber, Ali Kuşcu'yu eski astronominin en büyük bilginlerinden birisi olarak belirtebiliriz.

1 5 1