Cevaplar

2012-12-04T18:15:12+02:00

 

Müslümanlar “kul hakkı” konusunu dünya çapında yeteri kadar ifade edememişlerdir. Halbuki ellerinde “tarih boyunca insan hakları mücadelesini tevhid mücadelesine içkin bir biçimde sürdüren peygamberlerin yaşamları ve ilahi vahiy, Müslümanların, insan haklarına ilişkin tutarlı bir kavramsal model oluşturabilmelerine ve bunu pratize edebilmelerine yetecek kadar bol miktarda örnek ve malzemeyi barındırmaktadır.  Yüce Allah

‘’Ey insanlar! Biz sizi bir erkek ile bir dişiden yarattık. Birbirinizi tanıyabilmeniz için sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerliniz en müttaki olanınızdır. buyurmaktadır.

Bu ayette insanların aynı kökten geldiğini, Hz. Adem ile Hz. Havva’nın çocukları olduğunu, dolayısı ile doğuştan gelen bir üstünlüğün ve imtiyazın hiç kimse için söz konusu olamayacağını; insanların doğuştan eşit haklara sahip olduklarını Allah’a yakın olmak için nesebinin, içinde yaşadığı yer ve cemiyetin değil, Allah’ın koyduğu esasların hakkını verebilme şartının herkes için geçerli olduğunu açıkça görmekteyiz. Buna göre ırk, renk, vücut yapısı gibi ferdin iradesine bağlı olmayan hususlar üstünlük ölçüsü ve övünç vesilesi olamaz.

 Veda Hutbesi’nde bu gerçek şöyle dile getiriliyor:

 

0