Cevaplar

En İyi Cevap!
2012-12-05T18:28:40+02:00

AMASYA GENELGESİ ( 22 Haziran 1919 ) 
Havza'da çalışmalarını tamamlayan Mustafa Kemal 12 Haziran'da Amasya'ya geçti. Burada yakın silah arkadaşları Rauf Bey, Refet Bey ve Ali Fuat Paşa'yla birlikte bir genelge hazırladı. Genelge Erzurum'da bulunan 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa ve Konya'da bulunan Ordu müfettişi Mersinli Cemal Paşa'nın da onayı alındıktan sonra tüm asker ve sivil makamlara gönderildi.

Amasya Genelgesi'nin Maddeleri
1. Vatanın bütünlüğü, milletin istiklâli tehlikededir. 
2. İstanbul Hükümeti, üzerine aldığı sorumluluğu yerine getirememektedir. Bu hal, milletimizi âdeta yok olmuş göstermektedir. 
3. Milletin istiklâlini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır. 
4. Milletin içinde bulunduğu bu duruma göre harekete geçmek ve haklarını yüksek sesle cihana işittirmek için her türlü tesir ve denetimden uzak milli bir heyetin varlığı zaruridir. 
5. Anadolu'nun her bakımdan emniyetli yeri olan Sivas'ta bir kongre toplanacaktır. 
6. Bunun için her ilden milletin güvenini kazanmış üç temsilcinin mümkün olduğu kadar çabuk yetişmek üzere yola çıkarılması gerekmektedir. Bu temsilciler, Müdafaa-i Hukuk, Redd-i İlhak cemiyetleri ve belediyeler tarafından seçilecektir. 
7. Her ihtimale karşı, bu meselenin bir milli sır halinde tutulması ve temsilcilerin, lüzum görülen yerlerde, seyahatlerini kendilerini tanıtmadan yapmaları lazımdır. 
8. Doğu illeri için, 10 Temmuz'da Erzurum'da bir kongre toplanacaktır. Bu tarihe kadar diğer illerin temsilcileri de Sivas'a gelebilirlerse; Erzurum Kongresi'nin üyeleri, Sivas genel kongresine katılmak üzere hareket edecektir.

Amasya Genelgesi'nin Önemi:
1- Amasya Genelgesi Milli Mücadelenin programını teşkil etmektedir.
2- Kurtuluş Savaşının gerekçesi, amacı ve yöntemi belirlenmiştir
Gerekçe (1. ve 2. madde) Amaç (3. madde )
3- İstanbul Hükümeti ilk kez yok sayılmıştır (ilk tepki) (3. madde)
4- İlk kez milli egemenliğe dayalı bir yönetimden bahsedilmiştir
5- Kurtarıcı olarak görülen padişah, hilafet manda ve himaye düşüncelerinin yerini millet ve milliyetçilik düşüncesi alır.
6- Amasya Genelgesi milli bir kongre toplanmasını öngördüğünden, milletin birlik ve beraberliğini sağlamada ilk önemli girişim olmuştur.

NOT: Mustafa Kemal Amasya Genelgesi ile ülkenin içerisinde bulunduğu durumu, İstanbul Hükümetinin tutumunu, bu durumdan nasıl kurtulabileceğimizi ve yapılacak işleri ortaya koymuştur.

NOT: Genelgenin komutanlara da onaylatılması Türk kurtuluş savaşını kişisellikten kurtarmıştır. Halk üzerindeki etkisini artırmak amacı güdülmüştür.

Mustafa Kemal genelgeyi gönderdiği İstanbul'daki bazı kişilere yazdığı özel mektupta 
"Artık İstanbul Anadolu'ya hakim değil, tabi olmak zorundadır" ifadesini kullanmıştır.

Amasya Genelgesinin yayınlanması İstanbul'daki işgal kuvvetlerinin tepkisini çekmekte gecikmemiş, özellikle İngilizler Mustafa Kemal'in İstanbul'a geri getirilmesi konusundaki baskılarını artırmışlardır. 
NOT: Mustafa Kemal 8-9 Temmuz gecesi Harbiye Nezaretine ve padişaha çektiği telgrafta resmi göreviyle birlikte askerlik mesleğinden de istifa ettiğini bildirdi.
Mustafa Kemal Paşa Amasya'dan Sivas'a oradan da Erzurum'a gitti. ( 3 Temmuz )

2 5 2
2012-12-05T18:29:49+02:00

İlk kez ulusal egemenlikten bahsedilmiştir. Bir ihtilal bildirisi niteliği taşımaktadır. Çünkü İstanbul Hükümeti'ni hiçe saymakta, hükümetin düşman devletlerin esiri olduğunu söylemekte ve milleti yine milletin kendisinin azmi ve kararlılığının kurtaracağını söylemektedir. Maddenin yorumuKurtuluş Savaşı'nın amacı ve yönetim şeklinin halk tarafından yapılması ve seçilmesidir[1] Mustafa Kemal kendisinin hazırladığı Amasya Tamimi'ni, 9. Ordu Müfettişi sıfatı ile imzalamıştır.

Vikikaynak'ta bu konuyla ilgili metin bulabilirsiniz.
Amasya Genelgesi

Sivas'ta bir kongre toplanacağı, Amasya Genelgesinde belirtilmiştir.

Esaslar, Mustafa Kemal tarafından yaveri Cevat Abbas Bey'e 21-22 Haziran 1919 gecesi Amasya'da yazdırılmıştır[2].

Mustafa Kemal tarafından Cevat Abbas Bey’e yazdırılan temel esaslar şunlardır[2]:

Vatanın bütünlüğü milletin bağımsızlığı tehlikededir. İstanbul hükumeti aldığı sorumluluğun gereğini yerine getirememektedir. Bu durum milletimizi yok olmuş gösteriyor. Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır. Milletin içinde bulunduğu durum ve şartların gereğini yerine getirmek ve haklarını gür sesle cihana duyurmak için, her türlü baskı ve kontrolden uzak milli bir heyetin varlığı zaruridir. Anadolu’nun her bakımdan en güvenilir yeri olan Sivas’ta hemen milli bir kongre toplanması kararlaştırılmıştır. Bunun için bütün illerin her sancağından milletin güvenini kazanmış üç temsilcinin mümkün olan en kısa zamanda yetişmek üzere yola çıkılması gerekmektedir. Her ihtimale karşı bu mesele milli bir sır olarak tutulmalı ve temsilciler gereğinde yolculuklarını kendilerini tanıtmadan yapmalıdırlar. Doğu illeri adına 10 Temmuz’da Erzurum’da bir kongre toplanacaktır. O tarihe kadar öteki illerin temsilcileri de Sivas’a gelebilirlerse Erzurum Kongresi'nin üyeleri de Sivas genel kongresine katılmak üzere hareket ederler.

Nutuk'un aynı bölümünde ifade edilir ki, aslında bu taslak, dört maddelik bir müsvedde olarak dikte edilmiştir. Amasya genelgesinin sonuç bildirgesi bu taslak doğrultusunda gerçekleşmiştir. Bu taslak metnin sonunda, Mustafa Kemal'in, Kurmay Başkanı Albay Kazım Bey'in, kurmay heyetinden tebliğ işlerinden sorumlu memur Hüsrev Bey'in, askeri makamlara şifre yayan diğer bir yaver Muzaffer Bey'in ve sivil makamlara şivreleyen fakat Nutuk'ta adı açıklanmayan bir sivil memurun imzaları vardır, ve Nutuk'ta ifade edildiğine göre bunlardan başka imzalar da vardır.

Hazırlanan bildirideki bu diğer imzalar, bahsi geçen ilk imzalardan sonra müsveddede yerini almıştır. Atatürk'ün Nutuk'ta, isimlerinden bahsetmediği bu imzaların sahipleri; İstiklal Savaşı'nı başlatan diğer komutanlar olan ve fakat Milli Mücadele sonrasında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası adlı muhalefet partisi kurmak istedikleri için "gözden düşen" Hüseyin Rauf Orbay, Refet Bele ve Ali Fuat Paşa'dır[3].

Bildiri, Erzurum'da 15. Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir'e ve Cemal (Mersinli) Paşalara da sunuldu[1]. Onların onayının alınmasından sonra, bildiri, 22 Haziran 1919'da ülkenin en batısındakinden en doğusundakine kadar tüm mülki amir ve askeri komutanlara telgrafla Ab

0