Cevaplar

2012-12-06T19:01:33+02:00

internetteki kısaltmalar ve yabancı ülkelere hayranlık.

4 4 4
2012-12-06T19:02:34+02:00

Eğitimin her döneminde başarılı olmak, yazılı ve sözlü anlatımda duygu, düşünce ve isteklerimizi derli toplu, doğru ve düzenli anlatmaya bağlıdır. İyi ve doğru bir anlatım hepimiz için sıradan bir özellik olması gerekirken tam tersine doğru ve güzel konuşan, yazan kişilerin sayısı gittikçe azalmaktadır.

 

Anadilini iyi öğrenememek, anadili bilincini kazanamamış olmak anlatım bozukluklarına neden olmaktadır. Özellikle gençlerde görülen önemli bir dil sorunu da söz dağarcıklarının yetersiz olmasıdır.

Anlatım bozukluklarını iki ana başlık altında inceleyebiliriz.
. Sözcüklerle İlgili Anlatım Bozuklukları
. Cümle Kuruluşu ile İlgili Anlatım Bozuklukları

2. Doğru Anlatımın Önemi

Anlatımın yazılı ve sözlü olmak üzere iki temel yolu vardır. İki anlatım yolu arasın-da kullanılan dil açısından farklılıklar olması doğaldır. Anlatımın işlek, açık ve etkili olması için kişinin anadilini iyi bilmesi ve doğru kullanması gereklidir. İşlek, açık ve doğru anlatım eğitim yaşamının her döneminde önemlidir. Anlatım kişinin seviyesini belirler. Yazılı ve sözlü anlatımda başarı, istediklerimizi derli toplu ve düzenli anlatmaya bağlıdır.

2.1. Anadili

Prof.Dr. Doğan Aksan anadilini şöyle tanımlıyor: "Anadili başlangıçta aileden ve yakın çevrelerden öğrenilen, insanın bilinçaltına inen ve bireylerin toplumla en güçlü bağlarını oluşturan dildir" (Aksan, 1990). Başka uluslar da kendi dillerini ifade etmek için "ana" sözcüğü ile oluşturulmuş kavramlar kullanmaktadır.

Aynı anadili içinde, özellikle konuşma dilinde yörelere özgü kimi farklılıklar oldu-ğunu görebiliriz. Bu tür söyleyiş farklılıkları yalnızca kullanıldıkları ağız içinde geçerlidir. Ortak dilin özellikleri olarak kabul edilemez.

  3. Anlatım Bozukluklarının Nedenleri

Kişi amacını söz veya yazıyla anlatmak için önce düşüncelerini belirler, düzenler; sözcükleri seçer, sıraya koyar; cümleler kurar. Bu düzen konuşurken çoğu kez kendiliğinden işler. Yazarken uzun uzun düşünme, uygun sözü ve biçimi bulma, araştırma olanağı vardır. Yine de çoğu kez duyguları, düşünceleri daha etkili anlatabilmek için gereksiz tekrarlar, yersiz sözcükler, bozuk cümleler anlatımı doldurur.

Kuşkusuz, anadilini iyi öğrenememek, anadili bilincini kazanamamış olmak anlatım bozukluklarının en önemli nedenidir.

Özellikle gençlerin dilinde, şoke olmak, gümlemek, yolunu bulmak, araklamak, kazıklamak, ineklemek... gibi argo sözcükler gereğinden fazla kullanılmakta ve gittikçe çeşitlenerek artmaktadır.

Daha çok konuşmada görülen bölge ağızlarına ait özelliklerin birçok öğrencide yazıda da görüldüğü dikkat çekmektedir: mahsustan, savul (sağol), lefha (levha), bastırma (pastırma), moderin, heşte üzülmen, arabaynan, bunnardan, dinnendim, boşanan kadroya, diyerekten, bitaki, bissürü... gibi.

Yani, şey, yahu, tabii, durum, olay, vaziyet, fayda ve yarar, çağdaş uygarlık ve medeniyet, çocukların terbiye ve eğitimi, açık ve net gibi sık sık kullanılan ve anlatımı bozan sözler, Türkçenin çok zengin olan söz dağarcığının, iyi kullanılamadığını göstermektedir.

  3.1.2. Birbiriyle Karıştırılan Sözcükler

Bu tür yanlışlar sesçe birbirine yakın sözcüklerin karıştırılmasından doğmaktadır. Aşağıdaki cümleleri inceleyelim.

. Bu iki sözcüğü birbirine karıştırıyoruz. Oysa aralarında küçük de olsa bir ayrıntı vardır. ayrıntı (=teferruat, detay). Bu cümlede ayrım (=fark) sözcüğü kullanılmalıdır.
. Mahalleler birbirine yaklaşık olarak kurulmuştu. ="yakın" sözcüğü kullanılmalıdır.
. Almanya'dan öğretim durumumu gösteren bir belge istiyorlar. Öğretim (=öğretme) eylemidir. Bu cümlede öğrenim (=öğrenme) eylemi olmalıdır.
. Onların azımsadığı genç edebiyatçılar çok başarılı oldu. ="küçümsediği" sözcüğü kullanılmalıdır.
. Başkanın konuşması bütün ülkede olumlu tepkiler yarattı. tepki (=bir olaya, bir güce karşı geri tepme). Bu cümlede "etki" sözcüğü kullanılmalıdır.
. Çekimserliği yüzünden hiç hakkını arayamaz. ="çekingenliği" sözcüğü kullanılmalıdır.
. Çocuğun bütün vücudunu büyük büyük yaralar kapsamıştı. kapsamak (=içine almak). Bu cümlede "kaplamıştı" sözcüğü kullanılmalıdır.

Birbiriyle karıştırılan sözcüklerin bazıları da şunlardır:
mahsur: kuşatılmış
mahzur: engel
mütehassıs: uzman
mütehassis : duygulu
mütevâzî: paralel
mütevazı: alçak gönüllü
portre: insan resmi
porte: bir işin genişlik ve önem derecesi 
rekâbet: binme
rekabet: rakiplik
yönetmenlik: "yönetmen"lik mesleği
yönetmelik : tüzük
vâris: mirasçı
varis: toplardamar genişlemesi

 
2 3 2