Cevaplar

2012-12-07T19:07:20+02:00

Avrupa’da, Rönesans’tan dört asır evvel, Endülüs Emevileri döneminde Endülüs Devleti büyük bir bilimsel-kültürel diriliş yaşamıştır. Felsefe ve bilimsel çalışmada, dünyanın en eski milletlerinden ikisi olan Yahudiler ve Araplar geniş bir işbirliğine girmişler, bu sayede Arapların bilimsel eserleri birkaç dile hakim Yahudiler tarafından Avrupa dillerine aktarılmış va Batılılar bu eserleri kendi uygarlığını oluşturmada kullanmışlardır. Ancak, Müslümanların kuzeyden güneye inmekte olan Hıristiyan Reconquistasının etkisiyle İspanya’dan çekilmesinden sonra, Yahudiler yeniden Hıristiyan kralların eline düşmüşler ve yeniden karanlığa gömülmüşlerdir.

1 3 1
  • Eodev Kullanıcısı
2012-12-07T19:07:28+02:00


ORTAÇAĞ'DA AVRUPA

Ortaçağın Genel Özellikleri

1 ) Kavimler Göçü sonucundan İstanbul’un Türklerce fethedilmesine kadar sürer.
2) Merkezi otoritenin güçlü olmadığı, devletlerin birliğinin olmadığı bir süreci ifade eder.
3) Feodalizmin siyasal, sosyal, ekonomik düzen olduğu bir çağdır.
4) Kralların yetkilerinin Papalara oranla daha az ve sınırlı olduğu bir dönemdir. (Papalar kralları görevden alabildiği gibi, atayabilirdi)
5) En güçlü kurumun kilise (veya onun simgesel gücü Papalık) olduğu bir çağdır. (Kilise en büyük ekonomik, siyasi ve dinsel güçtür.)
6) Bilimsel düşüncenin baskı altına alındığı ve bu yüzden bilim hayatının sönük geçtiği bir dönemdir.
7) Çağın en önemli ekonomik, siyasi ve askeri olayı Haçlı Seferleri olmuştur.
8) Bilimsel, teknik alandaki gelişmelerin yaygınlaşması ve hızlanması ile sona ermiştir.
KAVİMLER GÖÇÜ (375)
Çin baskısı altında yaşamak istemeyen Kuzey Hunları'nın yol açtığı bir göçtür. Kavimlerin yerlerini değiştirmesi sonucu Avrupa büyük bir karmaşa içine sürüklenmiş, süreç içinde Avrupa'nın her tarafı işgale uğramıştır.
Sonuçları:
1 ) İlkçağın en büyük köleci devleti olan Merkezi Roma imparatorluğu ikiye ayrıldı. (395)

UYARI: Batı Roma imparatorluğu 476'da Germenler tarafından, Doğu Roma (Bizans)'nın ise 1453'de Osmanlılar tarafından varlığına son verildi. İki gelişmenin ortak özelliği yeni bir çağı başlatmasıdır.
2) Yeni soy ve uluslar oluştu. Germen kavimleriyle yerli halklar karışarak yeni topluluklar meydana geldi.
3) Günümüz Avrupa uluslarının (bir anlamda Avrupa devletlerinin) temelleri atıldı.
4) Avrupa'nın siyasi, sosyal yapısı değişti; feodalite düzenine geçiş oldu.
5) Ticaretin gerilemesine paralel olarak tarım ekonomisi gelişti. (Bunun temel nedeni, feodalitenin kapalı ekonomik yapıya sahip oluşudur).
6) ilkçağın sona ermesi, ortaçağın başlamasına yol açtı.
UYARI: çağ değiştiren bir olayın temel özelliği evrensel olmasıdır. Bu da, birden çok sayıda toplumun siyasal, sosyal, ekonomik düzeninin değişmesi ile yakından ilgilidir. O halde köleci toplum yapısının değişmesi, yerine feodal toplum yapısının yerleşmesi çağın kapanmasına veya açılmasına yol açar.

FEODALİTE (DEREBEYLİK)
Feodalizm, sözcük anlamıyla toprağa dayalı düzen anlamına gelir. Tarihsel anlamıyla feodalizm; Ortaçağ Avrupası'na karşılık gelen siyasal, ekonomik ve sosyal düzenin adıdır. En geniş tanımıyla Feodalite toprağın ve toprak üzerindeki egemenliğin parçalandığı üretim ve yönetim sistemidir.
Feodalizmin siyasal yönü derebeylik rejimidir. Bu rejimde güçlü merkezi devletler görülmez.
Devletlerin birliği yoktur. Çünkü ülke değişik siyasal birimlere (bölgelere) ayrılmıştır. Böylesi bir rejimde siyasal birimler arasında birliğin sağlanması oldukça zordur Dolayısıyla merkezi otorite zayıftır.
Feodalizmin ekonomik yönü tarım etkinliğine ve en önemli mülkiyet olan toprağa dayanır. Tarım en önemli faaliyettir. Toprak en önemli mülkiyettir. Ekonomik yapı Otarşiktir (kapalı ekonomik yapıda üretim doğrudan pazara yönelik değil, ihtiyacın karşılanmasına yöneliktir.)
Feodalizmin sosyal yönünü, toprağı işleyen serf ile toprak sahibi senyör arasındaki ilişki tayin eder Senyör koruyandır. Serf korunandır. Toprağın işleyeni ile sahibi arasındaki bu ilişki yönetilen, yöneten ilişkisidir. Bu eşitsizlik demektir. Sınıflı bir toplum yapısında sömürülen - sömüren ilişkisinin olduğunu anlatır.

Feodal toplum yapısı ekonomik etkinlik ile bu etkinliğin gerçekleşmesiyle ortaya çıkan sosyal durumla belirlenir. Değişme yavaştır. Din toplum hayatında belirleyicidir. Nitekim Ortaçağda Kilise Skolastik zihniyeti kitlelere bu düzen sayesinde aşılayabilmiştir.

1 1 1