Cevaplar

2012-12-07T21:36:16+02:00

1-Haçlı Seferleri, 1094-1270 arasında, Avrupalı Katolik Hristiyanların, Papanın çesitli vaadleri ve talebi üzeri, Müslümanların elindeki Ortadoğu toprakları (Kutsal Topraklar) üzerinde askeri ve siyasi kontrol kurmak için düzenledikleri askeri akınlardır.

2-Anadolu’da kurulan Türk devletlerinin sınırlarını muhâfaza ve yapacakları akınlarla diğer devletleri yıpratma vazifesi gören yarı bağımsız beylikler.


3-Devlet Daha yaygın hayırsever kişiler tarafmdan Kurulan met muhkem binalarda kervan ihtiyaçları ucretsiz karşılanırdı. Verilir.And, BIR


4-Medrese, Müslüman ülkelerde orta ve yüksek öğretimin yapıldığı eğitim kurumlarının genel adı
.

5-Aşar, ondalık


6-Orhan gazi tarafından yeniçeri ocağı adıyla (1362'de) kurulan, ii. mahmut zamanında nizamıcedit adındaki asker ocağının kurulmasıyla ortadan kaldırılan (1826) osmanlı ımparatorluğunun piyade asker sınıfı.Bu asker sınıfından olan er


7-Osmanlı ımparatorluğu'nda otuzar kişilik ocaklar olarak rumeli'ye yerleştirilen ve savaş zamanlarında geri hizmetlerde çalıştırılan tımarlı asker

8-Osmanlı Devletinde askeri sınıfa ait şer’i ve hukuki davalara bakan hakim.

9-Utku kazanan, fetheden (kimse).


10-Gerçekten, gerçek olarak. ???

0
2012-12-07T23:02:00+02:00

 I.Haçlı Seferi (1096-99) Keşiş Piyer Lermit komutasındaki öncü haçlılar I.Kılıç Arslan tarafından yok edildiler.
Asıl Haçlı ordusu ise Fransız Senyörü (Gudfuruva dö Buyyon) komutasında önce İstanbul' a, oradan da İznik'i alarak Anadolu'ya girdiler. I. Kılıç Arslan, Haçlılarla yaptığı meydan savaşında başarılı olamayınca geri çekilerek gerilla savaşlarına girişti. SonuçlarHaçlılar Anadolu'da kayıplar verdiler ancak ilerlemeye devam ettiler. Antakya, Urfa, Trablusşam, Sur, Nablus, Yafa, Kudüs ele geçirilerek birer Latin kırallığı kuruldu. Selçuklular, Batı Anadolu'daki topraklarını kaybettiler.
II.Haçlı Seferi(1147-49) Haçlılarla mücadele eden Musul Atabeyi İmadeddin Zengi ve oğlu Nureddin Mahmud Zengi' nin Urfa, Halep ve Şam' ı Haçlılardan almaları üzerine Kudüs Kırallığının Papadan yardım istemesi üzerine meydana geldi.
Bu sefere Alman İmparatoru (III. Kontrat) ve Fransa Kıralı (VII. Lui) birlikte çıktılar. I. Mesut komutasındaki Selçuklu orduları haçlıları perişan ettiler. Haçlıların çok az bir kısmı Kudüs'e geçebildi. Herhangi bir başarı elde edemediler.
III. Haçlı Seferi(11891192) Selahattin Eyyübi' nin Hattin Savaşından (1187) sonra Kudüs' ü haçlılardan alması bu sefere sebep oldu. Bu sefere Alman Kıralı (Frederik Barbaros), İngiliz Kralı (Arslan Yürekli Rişar), Fransa Kralı (Filip Ogüst) katıdılar.
Alman Kıralı Frederik Barbaros, II. Kılıç Arslan'ı yenerek Konya'yı aldı. Ancak Silifke suyunda boğuldu ve ordusu dağıldı.
İngiltere ve Fransa Kıralları denizden hareket ederek Akka Kalesini Selahaddin Eyyubiden aldılar. Aralarındaki anlaşmazlık sonucu Fransa Kralı ülkesine döndü. İngiltere Kralı Arslan Yürekli Rişar ise Selahaddin Eyyubi ile anlaşarak Kudüs' ü silahsız olarak ziyaret ederek ülkesine döndü.
IV.Haçlı Seferi(1202-4) Filistin'deki Yafa' nın Selahaddin Eyyubi' nın kardeşi tarafından alınması üzerine çıkmıştır.
Ancak bu sefer İstanbul üzerine yapılmıştır. İstanbul' daki taht kavgası nedeniyle İstanbul' a gelen haçlılar, İstanbul' u ele geçirerek bir Latin kırallığı kurdular. İstanbul Rumları da İznik ve Trabzon'da birer Rum Kırallığı kurdular. Bu seferlerin dışında 4 Haçlı Seferi daha yapılmıştır. Macar Kıralının da katılımıyla meydana gelen V. Haçlı Seferinde ve diğer haçlı seferlerinde de Avrupalılar herhangi bir başarı elde edemediler. Uç Beyliği
Anadolu’da kurulan Türk devletlerinin sınırlarını muhâfaza ve yapacakları akınlarla diğer devletleri yıpratma vazifesi gören yarı bağımsız beylikler. Bu aşiretlerin reisine de Uç Beyi denir.
Anadolu’da ilk Uç Beyliği, Büyük Selçuklular tarafından 1071 Malazgirt Zaferinin kazanılmasından sonra kuruldu. Karadeniz’le Akdeniz arasında bulunan uç bölgelere Uç Beyleri yerleştirildi. İlk Uç Beyi Melik Ahmed Danişmend Gâzidir. Uç beylerinin ve emrindeki aşiretlerin, fedâkâr, azimli ve yüksek îmânlı gayretleriyle Bizanslılar Ege Denizi kıyılarına kadar atıldı. Hattâ bu fetihler neticesinde Ege Denizine erişildi. On üçüncü yüzyılda Moğol istilâsı dolayısıyla, birçok Türkmen boyları uç bölgelere yerleştiler. Bu Türkmenlerin yanında dervişler, şeyhler de gelmişlerdi. Uç bölgelerinde büyük gayretler gösterip, birlik ve berâberliği sağlayan bu dervişler, kuvvetleri yeni fetihlere hazırladılar. Bu derviş gâziler fethedilmemiş bölgelere de gidip, tekke, zâviye gibi dînî tesisler kuruyorlar, buralarda Türk-İslâm mefkûresini yayarak, fetih hareketlerine yardımcı oluyorlardı. Beylikler döneminde de bu fetih hareketleri devam etti. Yarı bağımsız olan Uç Beylerini ilk defâ Birinci Alâeddîn Keykubad (1220-1237) merkezî idâreye bağladı. Keykubad’ın ölümü üzerine İkinci Gıyâseddîn Keyhüsrev (1237-1246) sultan oldu. Keyhüsrev, 26 Haziran 1243 yılında Moğollara Kösedağ Savaşında mağlup oldu. Bu mağlubiyet üzerine Uç Beyleri tekrar yarı bağımsız hâle geldiler. Moğol ordusu Komutanı Abaka Hanın Doğu ve Orta Anadolu’da yaptığı katliâm ve tahribattan sonra Uç Beyleri bağımsızlıklarını îlân ettiler. Türk Sultanlarını nüfuzu altında tutan İlhanlılar 1335’te yıkıldı. Bu vak’a neticesinde de Uç Beylerinin bağımsızlık hareketleri iyice hızlandı. Bağımsız hâle gelen Uç Beyleri cihâda devam etmekle birlikte aralarında da harp yapıyorlardı. Büyük kitleler hâlinde gelen Türkmenler de, Uç Beyliklerinin kuvvetlenip büyümesine yardımcı oluyordu. Beylikler arasındaki mücâdelelerin yegâne sebeplerinden birisi Bizans oyunlarıydı. Beylikler, Moğollar ve Bizanslılar başta olmak üzere düşmanlarına karşı amansız bir mücâdele verdiler. Halkı mücâdeleye, Tapduk Emre, Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Velî dahil daha pekçok şeyh ve dervişler teşvik ediyorlar, bir yandan da birlik ve berâberlik bayrağını açıyorlardı.
Yörük Nedir Hakkında Bilgi

0