Cevaplar

2012-12-08T11:15:27+02:00

KUR’AN’DA DOSTLUK İLİŞKİLERİ adlı kitap nitelikli kitaplara yer veren “ayışığı kitapları” serisinden yayınlandı. Dost kelimesinin hatır ve hürmetine okunmayı bekleyen kitabın yazarı sayın Remzi Kaya’dır. Kaya beyin üniversitede Kur’an’ı Kerim okuttuğunu biyoğrafisinden okuyunca, dostluk ve Kur’an’ı Kerim arasında bağ kuran kitabın niteliği yüreğimde büyüdü. Yazar kitabını bize şöyle anlatıyor.

0
2012-12-08T11:17:33+02:00

YERLİ PUSULA 
Affedersiniz efendim. Aranızda bir terzi ya da kumaş tüccarı varsa çok rica ederim haber versin, bir şey soracağım. 
(Biraz durur.) Yok galiba… (Sağa, sola bakar) Evet yok… Ama, bu nasıl olur? Allah nazardan saklasın, bu kadar kalabalık içinde kumaştan anlayan bir kişi de çıkmaz mı? Şaşılacak şey doğrusu…. 

Terzi, tüccar aradığıma bakıp da bedava elbise mi yaptıracağımı sandınız yoksa? Ne münasebet a efendim! 

Şu üzerimdeki elbiseyi babam daha yeni yaptırdı. Arkadaşlarım, kıskandılar mı nedir, beni kızdırmak için ağız birliği etmişler… Neymiş, elbisem yerli malı değilmiş… Çorabımın ipliği, pabucumun derisi Avrupa’dan geliyormuş. 

Ne münasebet a efendim! Ben tepeden tırnağa dek yerli malı kullanırım… İçim, dışım, varım, yoğum hep yerli malı… 

Babam çok titizdir… Evimize şimdiye dek yabancı mal sokmamıştır. “Çıplak kalacağımı bilsem yabancı malı giymem.” dediğini kaç kez duydum… 

Benim de üstümdekiler öz yerli malı… Fabrikalarımız harıl harıl kumaş dokuyor… Hem de ne güzel kumaşlar… İnsan bakmaya kıyamıyor. 

Şu ayakkabım da yerli malı. Beykoz fabrikasında yapılmış… Taş mı taş… Eskitebilene aşk olsun… 

(Biraz dolaşır. Durur, seyircilere bakar.) Ne o? Bir çoğunuz, omuzuma astığım şu kutuya bakıyorsunuz. Yabancı malı mı sandınız yoksa? 

Ne münasebet a efendim! O da yerli… Fotoğraf makinesi falan değil… Mühendis dayımın yeni bir buluşu… pusula gibi bir şey… Ama, yaptığı iş çok yararlı. 

Merak etmeyin, size de göstereceğim… Bu araç yerli malıyla yabancıyı kolay seçmeye yarar… Bunu, bir yabancı malın yanına uzattınız mı, kuzey yönünü gösteren pusula gibi, ibresi hemen o tarafa döner. Eğer yerli ise hiç istifini bozmaz. 

Hazır olun, yanınıza geliyorum… Aranızdan geçerken, elimdeki bu aracın ibresi kimden tarafa dönerse ben de ona döneceğim ve diyeceğim ki: 

- Ey sayın bayan, yahut bay! Demek siz hâlâ yabancı malı kullanıyorsunuz. Yerli mallarımızın her bakımdan üstünlüğünü bütün dünya takdir etmiştir. Sırtınızda taşıdığınız bu yabancı malı omuzunuzu çökertiyor mu? Ona verdiğiniz paranın nereye gittiğini düşünmüyor musunuz? 

Seyircilerin arasında biraz dolaşır. Ara sıra elindeki araca bakar. Tekrar sahneye döner.) 

Çok şükür… Makinede hiç kıpırtı olmadı… Demek, müsameremize onur veren büyüklerimizin hepsi yerli malı kullanan ve onun geniş anlamını bilen kimseler… Var olsunlar! Var olsun yerli malı! 

DEDİKODU 

Dedikoduyu hiç sevmem. Başkasının etlisine, sütlüsüne karışmak hiç hoşuma gitmez. Neme lazım, bu huyumdan çok memnunum. 

Bu yıl okullar açıldı açılalı hiçbir arkadaşıma, “Gözünün üstünde kaşın var.” demedim. Söz aramızda, Bazı çocuklar pek alıngan olurlar. Hele bir tanesi var ki, şimdi adı gerekli değil, buluttan nem kapar. 

Geçenlerde ona, “Kardeşim, aritmetik problemlerini çözerken evde sana kim yardım ediyor?” dedim. Vay efendim vaay… Sen misin bunu soran? Açtı ağzını, yumdu gözünü de söylemediğini bırakmadı bana… 

Oysa sıra arkadaşı Fikret’ten, pardon, adını söylememeliydim, kaç kez duydum. Ödevlerini hep ablasına yaptırıyormuş. Neme gerek, kim yaptırırsa yaptırsın. Öğretmen anlamaz mı sanki? Çekirge bir sıçrar, iki sıçrar, üçüncü de ele geçer. 

Neme gerek, biz kendi işimize bakalım. Dedikoduyu hiç sevmem doğrusu. Falan şöyle yapmış, filan böyle yapmış. Bana ne? Her koyun kendi bacağından asılır. 

Ha, koyun dedim de hatırıma geldi. Geçen gün sınıfta öğretmenimiz yanımızdaki arkadaşa: 

- Koyunla keçi arasındaki benzerlikleri söyle, dedi. Çocuk ne dese beğenirsiniz? Koyunun eti, sütü, kellesi, kuyruğu keçiye benzermiş… 


0