Cevaplar

En İyi Cevap!
2012-12-08T20:40:37+02:00

MİLLİ MÜCADELEDE ESKİŞEHİR


Osmanlı imparatorluğu Birinci Cihan Savaşında yenilince ihtilâf devletleriyle 30 Ekim 1918 tarihinde Mondoros mütarekesini imzaladı. Bu mütarekenin yedinci maddesine dayanan ingilizler, emniyetlerinin tehdit edildiğini ileri sürerek, diledikleri stratejik bölgeleri ve tren güzergâhlarını işgal ettiler. Tren yollarına el koydular. Haydarpaşa'dan itibaren İzmit, Eskişehir, ve Ankara istasyonlarını İngilizler idarelerine aldılar. Eskişehir'e bir takım Iskoçyalı askerleri yerleştirdiler. Ankara istasyonuna da Misler Vi-tol ve yüzbaşı Forbin kumandasında iki bölük İskoç askeri yerleştirdiler. Fransızlar da binbaşı Buazo kumandasında bir müfreze gönderdiler. Bu iki önemli şehir işgal edilmişti. Her iki vilâyetin valileri de padişahın adamları idi. 1920 yılında Ankara yirminci kolordu kumandanlığına tâyin edilen Ali Fuat Paşa (Cebesoy) derhal nizami bir alay teşkiline muvaffak oldu. Atatürk, 27 Aralık 1919 tarihinde savaştan Ankaraya geldi. Atatürk Ankara'dan Eskişehir'e giderek, İstanbul Mebusan Meclisi'ne gider, mebuslarla temas edecekti. Kendisiyle görüşen Ankara Müftüsü Rifat Börekçi, Paşaya :

"- Paşam Eskişehire gitmeyin, orada ingiliz kuvvetleri var. Belki sizi tevkif edebilirler. Biz Ankaralılar sizi bağrımıza basmaya and içdik..." Dedi. Atatürk Eskişehire gitmekten vazgeçti. Ankara'da kaldı. Heyeti temsiliye karargâhı Ankara oldu. Bu sıralarda Ingilizler 16 Mart 1920 de resmen Istanbul'u işgal ettiler. Şehzadebaşı karakolunu basıp altı askerimizi şehit, onbeş askerimizi de yaraladılar. Bu olay üzerine İngilizler bir gece gizlice Ankara'yı terk edip, Eskişehir'e çekildiler. Atatürk Türkiye Büyük Millet Meclisini açmak teşebbüsüne girişti.
Bu olaylar Ankara'da olurken. Eskişehir İngilizlerin işgalinde idi. Bu tren kavşağını ellerinde tutuyorlardı. Yirminci kolordu komutanı Ali Fuat Paşa Atatürk'ü Seymen alayı ile tezahüratla kabul edince, İstanbul hükümeti Ali Fuat Paşa'yı vazifesinden azat edip, kendisini de idama mahkûm, ettikten sonra, yerine Kiraz Hamdi Paşa'yı yirminci kolordu komutanı tayin etti. Kiraz Hamdi paşa Eskişehire geldi, ingilizlerle işbirliği etti. Sonradan Kıiraz Hamdi paça Ankarada idam edildi. Eskişehir Mutasarrıfı da Serez'i Hilmi Bey idi. Eskişehir halkı bundan nefret ediyordu. Rumlar ve Ermeniler şımarmış, müslümanlara yapmadıkları kalmıyordu. Mutasarrıf Hilmi halkın dileklerini yerine getirmiyordu. Bir Kuvayı Müliyeci gelerek tabanca ile Mutasarrıf Hilmi'yi öldürdü. Eskişehir'in içi kaynıyordu, İngilizlere mektuplar göndererek şehri terk etmeleri isteniyordu. Bir taburdan fazla İngiliz askeri ile Kıbrıslı türklerden askere alınmış Lejyon askerleri de aralarında vardı. Kemal adında birisi de tercümanlık etmekte idi.

 


1920 yılında Eskişehir Belediye Reisi'ni Avukat Takyeddin Beydi. Bilgili ve vatansever bir insandı. Ş

 

Halka :
- Yeşil ordu geldi, diye bir haber yayıldı, İngilizler Yeşil Ordunun geldiğini zannettiler. Çünkü bütün tepeler topla dolmuştu. Hiç bir mukavemet göstermeden, bütün kuvvetlerini Eskişehir'den çektiler. Ertesi gün 189 uncu alay, Eskişehir'e girdi. Halk sevinç gözyaşlarıyla Millî kuvveti alkışladı. Yeni bir vali tâyin edildi. Derhal gençler Kuvayi Milliyeye girdiler.

İngilizler Eskişehir'den kaçarlarken, Geyve köprüsünü attılar. Eskişehire Yarbay Akif Bey mevki komutanı tâyin olundu.
Hacı Hüseyin bey de Emniyet müdürü oldu. 

Bu sıralarda Çolak İsmail Hakkı bey Kütahya'da bir alay teşkil etti. Ayrıca teğmen Halil Nuri Yurdakul'da Eskişehir'de bir Mehter takımı kurdu. Bir müze açtı. Aynı zamanda (Azmi Millî) adlı bir müfreze meydana getirdi. Bayrağına (Müslümanlar beklediğiniz kıyamet bu günlerdir, birlesiniz kurtuluruz. 2 Temmuz 1920) yazılı idi. Gençler bu müfrezeye yazıldılar. Ayrıca Kuşcubaşı Eşref Bey de bir kuvvet kurdu.

Ali Fuat paşa (Garp cephesi) komutanı tayin olundu. Ali Fuat Paşa kuvvetleriyle Geyve boğazı tepelerini tutarak, İngiliz, Rum çeteleriyle savaşa girişti. Bu sırada Albay Mahmut beyi çerkezler Düzce'de şehit ettiler. Düşmanlara karşı hareket başlayınca, Mustafa Kemal Paşa (Atatürk) Eskişehir'e gelip cepheyi inceledi. Atatürk istasyonda bulunan bir binada kaldı.

Kuvayi milliyenin en büyük kuvveti "Kuvayi Seyyare" adıyla Çerkeş Ethem'in idaresinde bulunmaktaydı. Ethem sık sık Eskişehir'e geliyordu. Ethem Düzce, Yozgat isyanlarını bastırınca şımardı. Emir dinlemez oldu. Memleketi nizami orduların değil, bir halk teşkilâtı olan Kuvayi Milliyenin kurtarabileceğime inandı. Bunu Sovyet Rusya da istiyordu. Bu emelini yerine getirmek isteyen Çerkes Ethem muharrirlerden Arif Oruc'a "Yeni Dünya" gazetesini çıkarttı. Gazetenin adı Yeni Dünya Seyyare idi. Gazete Eskişehir Tahıl pazarında Tahir Beyin matbasında basılıyordu, yazarları Celâl, Alâaddin idi. Yeşil ordu cemiyetinin organı idi. Komünizm ihtilâlini tutuyordu. Bu zamanlar Ankarada "Türkiye Komünist Partisi" ve "Halk Istirakiyyun" partileri kurulmuştu. Bir de yeşil ordu cemiyeti vardı. Yeşil ordu Kızıl Ordu'ya mukabele edemedi. Fakat Atatürk hepsini kapattı. Yeni dünya gazetesinin makineleri Ankara'ya nakledildi ve Hakimiyeti Milliye gazetesine verildi. Garp cephesi komutanlığına Albay İsmet Bey tayin edilince, Çerkeş Ethem isyan ederek, Yunanlılar tarafına geçti. Yunanlılarla, Birinci, ikinci inönü savaşları oldu. Bundan sonra Yunanlılar ordumuzu Kütahya'da bozdu. Türk orduları Sakarya hattına çekildi. Fakat Yunanlılar 1921 tarihinde Eskişehir'i işgal ettiler. Kral Kostantin Eskişehir'e geldi.

Eskişehir büyük zafere kadar işgal altında kaldı. Büyük zaferden sonra Eskişehiri yakarak kaçtılar.


2 5 2