arkadaşlar ege bölgesinin yüzey şekilleri,geçim kaynakları,tarihi ve kültürel değerlerini yazar mısınız ben ege bölgesinde yaşıyorum,cevabı biliyorum tabii ki de bir izmirli olarak ama tam toparlayamadım yardımcı olur musunuz???

şimdiden sağolun.

(saçmalayan şikayet edilir haberiniz ola) ☺

2

Cevaplar

2012-12-09T14:52:14+02:00

EGE BÖLGESİ

85.000km2 dolayındaki yüzölçümüyle Türkiye topraklarının yaklaşık %11ini kaplayan, kuzeyde Marmara Bölgesine, doğuda İç Anadolu Bölgesine, güneydoğuda Akdeniz Bölgesine komşu olan bölgemiz batıda da Ege Deniziyle çevrilidir (adını komşu olduğu denizden alır). Marmara Bölgesiyle olan sınırı batıda Baba Burnundan başlayarak Edremit Körfezinin kuzeyinde yükselen Kaz Dağına uzanır. İç Anadolu Bölgesiyle olan sınırı ise İnönünün güneybatısından başlayıp Sultan Dağlarının kuzey ucuna ulaşır. O noktadan başlayarak Ege Bölgesi Akdeniz Bölgesine komşu olur ve bu bölgeyle olan sınır ise Köyceğiz Gölünün batısına kadar uzanır. 
Ege Bölgesi asıl Ege ve İçbatı Anadolu olmak üzere iki bölüme ayrılır. Ege Bölümündeki illerimiz; İzmir, Manisa, Aydın, Denizli,Muğla
İçbatı Anadoludaki iller; Uşak, Kütahya, Afyondur.
YÜZEY ŞEKİLLERİ
Ege Bölümünde başlıca dağ sıraları ve bunları birbirinden ayıran vadi olukları, doğu-batı doğrultulu çukurluklar oluşturur. Bu çukurluklar, aralarında kalan doğu-batı doğrultulu yüksek kütlelere dağ sıraları görünümü kazandırır. Çukurlukların batı uçları yakın bir dönemde deniz basmasıyla koy ya da körfez biçimini almış ama daha sonra kısmen ya da tamamen alüvyonlarla dolmuştur ve parçalı bir yapı gösterir. Yer yer 2000myi geçen dağ kütleleri görülür. Bunlar İçbatı Anadolunun 1000myi geçebilen düzlüklerinden daha alçak olan Ege Bölümündeki ovalar üzerinde heybetli bir görünüm kazanır. 
Ege Bölgesinde yerin temelini jeologlaron Menderes Masifi adını verdikleri Saruhan-Menteşe eski kütlesi oluşturur. Paleozoyik zaman ortalarında kıvrılmalara uğramış daha sonra aşınarak düzleşmiş olan bu eski temel, Tersiyer Dönem içinde yeniden yer hareketlerine uğrayınca, bir daha kıvrılamayıp kırılmıştır. Belli kırık çizgileri boyunca bazı parçaların çökmesiyle sözü edilen oluk biçimli çukurlar (graben) ortaya çıkmış, bunların arasında da sert ve kristalli kayaçlardan oluşan eski dağ kütleleri (horst) yükselmiştir. Bu eski kütle yeniden kıvrılmamakla birlikte, çevresinde biriken deniz dibi tortulları kıvrılırken onlara kalıp olmuştur.
Doğu-batı doğrultulu çukur alanlarla bunları ayıran aynı doğrultulu yüksek alanlar kuzeyden güneye doğru şöyle sıralanır: Edremit Körfezi ve Edremit Ovası çukur alanı, Bakırçay Ovasından Madra Dağı (1.334m) ve Kozak Kütlesiyle (1.051m) ayrılır. Bakırçay Ovası ile Gediz Ovası arasında Yunt Dağı (1.075m) yer alır; Gediz Ovasına kuzeyden Akhisar, güneyden de Nif (Kemalpaşa) Ovaları birer körfez gibi katılır. Gediz Ovası ile daha güneydeki Küçük Menderes Ovası arasına Bozdağlar (2.159m) girer. Bu kütle doğu kesiminde güneydeki Aydın Dağlarıyla birleşir, batı kesiminde ise Nif Dağına (1.506m) ve kuzeydek Spil Dağına (1.513m) bağlanır. Daha güneyde Küçük Menderes ve Büyük Menderes Ovaları arasında Aydın Dağları (1.819m) uzanır. Bu dağlar batıya doğru bükülüp incelenerek Samsun (Dilek) Dağı (1.237m) üzerinden komşu Sisam (Samos) Adasına geçer. Geniş bir alanı kaplayan Büyük Menderes Ovası Menteşe yöresi içine Çine ve Bozdoğan Ovalarıyla sokulur.En güzeydeki çukur alanı, Bodrum ve Datça yarımadaları arasında yer alan Gökova Körfezidir. 
Batı Anadoluda yer alan ovalar, genellikle dördüncü jeolojik zamanda meydana gelen epirojenik hareketlerle oluşmuştur. Bu hareketler sonucunda bazı alanlar yükselmiş (horst) ve bugünkü dağlık alanları meydana getirmiş, bazı alanlar ise çökmüş (graben) ve çöküntü alanları oluşmuştur. Bu çöküntü alanlarının akarsular tarafında alüvyonlarla doldurulması sonucunda da günümüzdeki ovalar oluşmuştur. Bölgemizdeki en önemli ovalar ise Bakırçay, Gediz, Küçük ve Büyük Menderes, Balıkesir ve Akhisar ovalarıdır. Ege Bölgesinin güneydoğusunda yer alan ovalar ise çökme olaylarının yanında karstik olayların da etkisi ile oluşmuştur. Denizli, Tavas, Çivril gibi ovaların oluşumunda karstik olaylar oldukça etkilidir. 
Meriç deltası, hızlı ilerleyen taşkın alanlarına sahip bir ovadır. Meriç Irmağının taşıdığı alüvyonlarla oluşmuştur. Bakırçay Deltası, aynı adı taşıyan akarsuyun, Çandarlı Körfezini doldurması ile oluşmuştur. Yer yer tuzlu bataklıklar bulunan ovada, eski uygarlıkların kalıntıları da yer alır. Küçük ve Büyük Menderes Deltaları da birer çöküntü alanının(graben) ucunda oluşan birikinti ovalarıdır. Büyük ve Küçük Menderes Irmakları, Ege Denizinin seviye değişikliklerine de bağlı olarak tarihi dönemlerde hızla denizi doldurmuştur. Öyle ki, İlkçağda bir liman kenti olan Milet, Büyük Menderesin denizi doldurması ile bu gün kıyıdan bir hayli ileride kalmıştır. 
.Ege Denizine dökülen akarsularımız; Batı Anadolu akarsuları, geniş çöküntü hendeklerine yerleşmiştir. Bu çöküntü alanları boyunca batıya doğru akarak Ege Denizine dökülürler. Denize ulaştıkları alandaki koy ve körfezlerde geniş delta ovaları oluşturmuşlardır. Bu akarsular bölgemiz ve ülkemiz tarımı için oldukça büyük değer taşır. Bunların başlıcalrı Bakırçay, Gediz, Küçük ve BüyükMenderestir. 

0
2012-12-09T14:52:14+02:00

Ege Bölgesinin yerşekilleri,ege bölgesinin yeryüzü şekilleri özellikeleri,

 

Bölgedeki yer şekillerinin bir kısmı yer kabuğu hareketleri ile oluşan (Orojenez-Dağ oluşumu) kırılmalarla meydana gelmiştir.
Kırılma yerlerinde yükselen yerler Horst (dağ), çöken yerler de Graben’i (çöküntü ovası) oluşturmuştur. Horst ve graben oluşumunun en fazla olduğu bölgemizdir

Horstlar

Kaz Dağı, Madra Dağı, Yunt Dağı , Bozdağlar, Aydın Dağları ve Menteşe Dağları’dır.

Grabenler

Bakırçay, Gediz, K.Menderes ve B.Menderes’tir.
Bölgenin batısında dağlar kıyıya dik uzanmıştır. Bunun sonucunda;
•Girinti-çıkıntı fazladır. Bir çok koy ve körfez oluşmuştur. Körfezler; Edremit, Dikili, Çandarlı, İzmir, Kuşadası, Güllük ve Gökova’dır.
•İç kesimlere ulaşım kolaydır. Limanların hinterlandı (ard bölgesi) geniştir.
•Deniz etkisi iç kesimlere kadar sokulabilir.
•Kıta sahanlığı (kıyıdan 200 m derinliğe kadar olan deniz) geniştir.
•Enine kıyı tipi oluşmuştur (Edremit-Kuşadası kıyıları).
Ege Denizi’ne dik uzanan dağlar arasındaki çöküntü ovalarından denize ulaşan akarsular döküldükleri yerde delta ovaları oluştururlar. Bunlar; Bakırçay, Gediz (Menemen), Büyük ve Küçük Menderes Delta ovalarıdır.
Bölgenin güney batısında (Menteşe yöresinde) dağların uzanışı değişmiştir. Dağlar burada K.Batı – G.Doğu yönlüdür. Bu kıyılarda akarsu vadilerinin deniz suları altında kalması sonucu oluşan kıyı tipine Ria tipi kıyılar denir.
Bölgede fay hatları fazla olduğundan deprem ihtimali fazladır

Manisa- Kula çevresinde volkanizma ile oluşmuş küçük koniler vardır.

İç kesimlerde yükselti artmakta ve dağların doğrultusu değişmektedir. Burada en önemli yüksek düzlük Yazılıkaya Platosu’dur.




1 1 1