Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2012-12-09T14:43:04+02:00

Sayfa 64 Tasarruf Bilinci Yayalım
   Aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. Türkiye’de tasarruf bilincinin oluşturulmasından Türkiye İktisat Kongresi’nde alınan kararların önemini açıklayınız.
Bu kararlarla ekonominin ilerki yıllardaki çalışmalara öncülük etmiştir.
2. Kişilerde ve toplumda tasarruf bilincinin geliştirilmesi için neler yapabilirsiniz?
Her tarafana afişler yapıştırıp, toplantı ve mitinglerle bu bilinci aşılardım.
3. Ailenizde tasarruf bilincinin gelişmesi için neler yapabilirsiniz?
Daha çok harcama listesi yapıp, harcamaları azaltıp tasarruf bilincini geliştirirdim.
4. Evinizde uygulayabileceğiniz tasarrruf tedbirleri nelerdir? Bunları uygulamanız durumunda ne gibi yararlar sağlanabili?
Masraf yapmaktan kaçınıp, arabayı teke indirip, lüzumsuz şeylere para vermekten kaçınırdım. Böyle şeylerle ciddi miktarda tasarruf edilebilir.
5. Son zamanlarda, medyadan ve çevrenizden yetersizliğini duyduğunuz doğal kaynaklarımız nelerdir?
Petrol, doğalgaz.
6. Ülkemizde üretilen malları alayı tercih etmekle nasıl tasarruf sağlamış oluruz?
Ülkemiz ekonomize katkıda bulunup, yabancıya gideceğine bize gitmesini sağlarız.
7. Aşağıdaki kutuya tasarruf bilincini vurgulayacak bir slogan yazınız.
Lampaya püf de ay başına oh de.
8. Türkiye’de tasarruf bilincinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasından okullar ve öğrenciler neler yapabilir?
Okullarda seminerler düzenlenebilir, okul tuvaletlerinde su ve peçete kullanımı azaltılabilir.

1 5 1
2012-12-09T14:44:50+02:00

Atatürk, doğruyu söylemekten asla çekinmezdi. "Ben, düşündüklerimi daima halkın huzurunda söylemeliyim.yanlışım varsa halk beni tekzip eder." derdi.

ÇOK CEPHELİLİĞİ

Atatürk, çok cepheli bir liderdi. O, hem fikir, hem de hareket adamıdır. Yani bir taraftan Türk inkılabının hazırlayıcısı, diğer taraftan da uygulayıcısı olmuştur. Hem düşünen, hem de eserler veren Atatürk, çok yönlü bir lider olduğunu göstermiştir.

EĞİTİMCİLİĞİ

Atatürk, toplumu çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkarmayı amaçladığı için milli eğitim ile yakından ilgilenmiştir.O, "Eğitimdir ki bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüce bir toplum olarak yaşatır; ya da bir milleti esaret ve sefalete terk eder." demiştir.

GURURA YER VERMEMESİ

Atatürk, kurduğu cumhuriyet yaptığı inkılaplar ve kazandığı zaferlere rağmen gurura kapılmamıştır. “Ben yaptım!” sözünden hep kaçınmıştır. Her zaman: “Türk milleti başardı” demiştir.

HAKİKATİ ARAMA GÜCÜ

Hakikati aramak ve hakikati konuşmak, Atatürk'ün yöntemiydi. O, akıl ve bilime değer verirdi. Olaylara bir bilim adamı gözüyle bakarak hakikati bulmaya çalışırdı. "Akıl ve mantığın halledemeyeceği mesele yoktur." derdi.

Atatürk, gerçekçi bir insandı. Olaylar ve kişiler karşısında gerçekleri çekinmeden söylediği gibi, doğru olanın gerçekleşmesi için elinden geleni de yapardı. O, yapacağı bir işte önce engelleri görür, onları birer birer ortadan kaldırır, sonunda amacına ulaşırdı. Hayalcilikten uzaktı.

İDEALİSTLİĞİ

Atatürk'ün en büyük ideali, Türk Milleti'nin "En medeni ve refah seviyesi yüksek bir millet olarak varlığını yükseltmek"ti.Bir idealist olarak, en kısa zamanda bu hedefe ulaşmak istiyordu. Onun diğer bir amacı da tüm ulusların barış içinde yaşamasıydı. Atatürk, Türk milletinin çağdaşlaşması için önüne çıkan tüm engelleri yenmiştir.

İLERİ GÖRÜŞLÜLÜĞÜ

Atatürk, olayların gidişini değerlendirerek sonucunu tespit ederdi. Çanakkale Muharebeleri sırasında, düşman donanmasının nerden çıkarma yapabileceğini önceden sezerek gerekli tedbiri alması, savaşın sonucunu değiştirmiştir.

İNSAN ve MİLLET SEVGİSİ

Atatürk, milletini çok severdi milleti uğruna gece gündüz çalışmış, en umutsuz zamanlarda bile milletle beraber olmayı, millete güvenmeyi kendine prensip edinmişti. O yalnız kendi milletine değil bütün uygar milletlere saygı duymuştur.

İYİ KALPLİLİĞİ

Atatürk, iyi kalpliydi. İnsanlığı bekleyen felaketlere karşı sürekli çareler arardı. Ona göre gayesi barış olmayan bir savaş, cinayetti.

MANTIKLILIĞI

Keskin bir mantık ve zekâ gücüne sahip olan Atatürk, hayatı boyunca akıl ve mantığa büyük önem vermiştir. Bu özellik, onun evrensel devlet adamı olarak tanınmasında büyük bir rol oynamıştır. "Bizim akıl, mantık ve zekâ ile hareket etmek en belirgin özelliğimizdir." diyerek ülke sorunlarında mantık ve şuurla hareket edildiğini göstermiştir.

METODLU ÇALIŞMASI

Atatürk, yapılacak işlerin zamanını ve sırasını çok iyi bilirdi. O yapacağı işlerde her şeyi sırayla yapardı. Önce engelleri ortadan kaldırır, sonra hedefe varmada hiç zorlanmazdı.

REHBERLİĞİ

Atatürk, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktıktan hemen sonra başladığı işlerde bir rehberin bütün özelliklerini sergilemişti. O, millete en doğru yolu göstermişti.

SABIR ve DİSİPLİN ANLAYIŞI

Atatürk, önemli düşünceler karşısında önce düşünür, inceler, araştırır ve tartışır; sonra da kesin kararını verirdi. Verdiği kararın uygulanma zamanını ise sabırla beklerdi. Atatürk, disipline de çok önem verirdi. Bir işi yapmaya karar verdiği zaman ısrarla o konu üzerinde çalışır. Asla vazgeçmezdi.

SANATSEVERLİĞİ

Atatürk, sanata düşkündü. O, Türk milletinin engin bir sanat zevki olduğuna inanırdı.

ÜMİTSİZLİĞE YER VERMEMESİ

Atatürk, asla ümitsizliğe düşmezdi. İç ve dış düşmanların çokluğuna rağmen Milli Mücadeleyi başlatmış ve başarmıştır.

VATAN SEVERLİĞİ

Vatan sevgisi, Atatürk'ün en önemli özelliğidir. Vatanın savunulması için hiçbir fedakârlıktan kaçınmamıştır. Vatan savunmasını her şeyden önemli ve her şeyden üstün gören Atatürk'ün İstiklâl Savaşı'nın kazanılmasında vatan sevgisi ve Türk milletine olan güveni, önemli bir yer tutar.

Vatan ve millet sevgisi Atatürk'ün taşıdığı özelliklerin temel taşıydı. O vatanı ve milleti için canını seve seve verebilecek bir karaktere sahipti. O, kişisel egemenliği ortadan kaldırmış, egemenliği kayıtsız şartsız milletine vermiştir. Bununla milletine olan güvenini, sevgisini açıkça göstermiştir

YÖNETİCİLİĞİ

Mustafa Kemal, iyi bir yönetici için gerekli bütün özelliklere sahipti. Kibar davranışları, dürüstlüğü, emir veriş tarzıyla örnek olmuştur. Gerek devlet yönetiminde gerekse askerlik hayatı boyunca hiçbir zaman maceraya yer vermemiştir. Atatürk; "Büyük kararlar vermek, kâfi değildir. Bu kararları cesaret ve kesinlikle tatbik etmek lâzımdır." diyerek verdiği kararlarda ısrarcı olmuş ve sonucun kendi istediği şekilde çözümlenmesi için uğraşmıştır.

0