Cevaplar

2012-12-09T16:44:44+02:00

Türkiye'nin su zengini bir ülke olmadığını vurgulayan Çevik, buna 
rağmen kısıtlı su kaynaklarının akılcı kullanılmadığına ifade etti. 

Türkiye'nin önlem alınmadığı takdirde su konusunda çok ciddi 
sorunlarla karşı karşıya kalabileceğini ifade eden Çevik, ''10-15 yıl 
sonra büyük bir su kıtlığı yaşanması söz konusu. Türkiye'de su 
kıtlığını hissedecek öncelikli bölgelerin başında ise Konya Kapalı 
Havzası bulunuyor. Bölge için çok aydınlık bir gelecek yok'' dedi. 

İklim değişikliği ve kuraklık faktörü dışında, suyun akılcı 
kullanılmamasının ileride yaşanacak su sorununu daha da yakın 
tarihlere çektiğini vurgulayan Çevik, su kullanımında tasarrufa 
gidilmesinin önemine işaret etti. 

Suyu aşırı tüketmeyi sadece belli bir kesime fatura etmenin yanlış 
bir yaklaşım olacağını kaydeden Çevik, ''Yaptığımız çalışmalarla 10-15 
yıl sonra yaşayacağımızı düşündüğümüz su sorununu önlemek istiyoruz. 
Bu yüzden ülke çapında bilinçli su tüketimi düşüncesini yayarak, 
bahsettiğimiz durumun aşılabileceğine inanıyoruz'' diye konustu

1 5 1
2012-12-09T16:44:48+02:00

WWF Türkiye (Doğal 
Hayatı Korumu Vakfı) Su Kaynakları Program Müdürü Murat Çevik, 
Türkiye'deki kullanılabilir su miktarının yaklaşık yüzde 70-75'inin 
tarımsal alanda tüketildiğini söyledi. 

Çevik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin başlıca su 
kaynaklarını göller, akarsular, baraj gölleri ve deltaların 
oluşturduğunu belirtti. 

Türkiye'deki yeraltı ve yerüstü sularının bilinçsizce 
kullanıldığını ifade eden Çevik, tarımsal kullanımda özellikle 'vahşi' 
veya 'salma' sulama denilen yöntemlerden kaynaklanan sıkıntı 
yaşandığını dile getirdi. 

Tarımsal sulamanın büyük çoğunluğu bu yöntemle yapıldığı için 
denetimin de mümkün olmadığını anlatan Çevik, Türkiye'deki 
kullanılabilir su miktarının yaklaşık yüzde 70-75'inin tarımsal alanda 
tüketildiğini vurguladı. 

Kullanılabilir suyun geri kalan kısmının sanayi ve kentsel 
alanlarda tüketildiğini vurgulayan Çevik, ülkenin su kaynakları 
durumunu 'kullanım' ve 'koruyarak geleceğe aktarma' olarak üzere iki 
boyutuyla ele almanın mümkün olduğunu ifade etti. 

Suyun kullanım boyutuna bakıldığında, Türkiye'de kullanılabilir 
suların aşırı tüketildiğinin görüldüğünü belirten Çevik, şunları 
kaydetti: 

''Tarımsal ürün deseni ve tarımdaki sulama yöntemlerinden 
başlayarak, günün teknolojisine uygun yöntemlerle aşırı kullanım 
miktarını düşürmeniz mümkün. Örneğin çiftçilerin 'vahşi sulama' 
yöntemi yerine 'damla sulama' yöntemini kullanması, yüzde 70'e varan 
su tasarrufu sağlıyor. Tasarruf edilen sular, sulak alanlarımızda veya 
yeraltında kalıyor. Kullanılabilir su alanlarının korunarak geleceğe 
aktarılması boyutun da ise maalesef sulak alanların entegre yönetimi 
ile ilgili merkezi bir yapılanma mevcut değil. Bu anlamda suyu 
kullanan ve yönetenlerin bir araya gelip bir yönetim planı 
oluşturmaları çok önemli.''

0