Cevaplar

2012-12-11T18:03:57+02:00

Güney Türkmenlerinin saz şairleri, Ankara-Elmadağ’dan Suriye’nin Rakka vilâyetine kadar olan coğrafyada asırlardır yaşanmış olan hayatı, eserleriyle ebedîleştirmiştir. Bu coğrafyanın en güçlü 
saz şairi, bilindiği gibi ‘Çukurovalı/Güneyli Karacaoğlan’dır. Karacaoğlan’dan evvel ve ondan sonra, 
pek çok saz şairinin, Türk göçerlerinin yaşadıkları bireysel ve toplumsal hayatla ilgili ‘konu’ları
‘türkü’leştirdiği bilinmektedir. Şu da tarihî bir hakikattir ki, bu coğrafyadaki âşıklık geleneği, âşık 
kollarına bağlı gelenekselleşmiş/sağlam bir ‘mektep’ (usta-çırak geleneği) de ortaya koyamamıştır. 
Asırlardır Türkmen aşiretlerinin bu coğrafyada yaşadıkları hayatta büyük benzerlik ve tekrarların 
olması da kaçınılmaz olmuştur. Hal böyle olunca, bazı ‘türkü-şiirler’, birden fazla saz şairine mal 
edilebilmiş, aynı şaire ait şiirlerde de varyantlaşma ve versiyonlaşmalar görülebilmiştir.

 

 

‘Dadalı’ ve ‘Dadaloğlu’ Mahlâslı Şiirler 
Bu türkü-şiirin Dedemoğlu’ndan sonra Türkmen aşiretleri arasında önce ‘Dadalı’ mahlâsını kullanan ‘Dadalı Musa’ ve daha sonra da ‘Dadaloğlu’ mahlâsını kullanan ‘Veli’ tarafından Anadolu 
iskân coğrafyasına mal edildiğini düşünebiliriz. Son 40-50 yıllık derlemelerde şiir ‘Dadaloğlu’ 
mahlâsıyla bilinmektedir. Türkiye’nin güneyinde göçer olarak yaşayan Türkmen şairi ‘Dadaloğlu’ –bu 
kişi baba ‘Dadalı Musa’ ve oğul ‘Veli’ olabilir-, sözlü gelenekte yaşayan bu türkünün ayağını esas 
alarak, yeni bir ‘eser’ meydana getirmiş de olabilir

 

Firuz Beyin Âşığı Dedemoğlu’nun Türküsü 
Bu türkü, Dadaloğlu’na mal edilen “Kalktı göç eyledi” isimli metinle büyük oranda benzerlik 
göstermektedir (bk. EK 2). Metin, Barak aşiretine mensup “Âşık Mahgül”den 20.09.2001 tarihinde 
Ruhi Ersoy tarafından derlenmiştir. Âşık Mahgül’ün esas adı ve soyadı Mehmet Kılıçoğlu’dur. Halen 
sağ olan Mahgül, 1335 (1919) doğumludur. Hakkında bir doktora tezi yapılmıştır (bk. Ersoy 2003). 
(Söz konusu türkü-şiir ilk defa tarafımızdan neşredilmiştir. bk. Görkem 2006: 519-520). Kaynak kişi, 
türkünün “ilk defa Dedemoğlu tarafından çığırıldığını” özellikle belirtiyor ve türkünün hikâyesini 
şöyle anlatıyor: “Culab bölgesinde iskân esnasında, [Türkmen aşiretleri] ilk yerlerine duyulan özlemle 
Osmanlı kuvvetlerine karşı direnç göstermişlerdir. İskân işi, büyük takip ve disiplin altında yapılmış, 
geriye [=Anadolu içlerine] kaçışı önlemek için [=Osmanlı Devleti tarafından] çok sıkı tedbirler
alınmıştır. Bunlara karşı Dedemoğlu adlı âşık şu [=bu] türküyü söylemiştir

 

 

0