Cevaplar

2012-12-10T21:17:41+02:00

Reklam "insanları gönüllü olarak belli bir davranışta bulunmaya ikna etmek, belirli bir düşünceye yöneltmek, dikkatlerini bir ürüne hizmete, fikir ve kuruluşa çekmeye çalışmak, onunla ilgili bilgi vermek, ona ilişkin görüş ve tutumlarını değiştirmelerini veya belirli bir görüşü ya da tutumu benimsemelerini sağlamak amacıyla oluşturulan; iletişim araçlarından yer ya da süre satın almak yoluyla sergilenen ya da başka biçimlerde çoğaltılıp dağıtılan ve bir ücret karşılığı oluşturulduğu belli olan (diğer bir deyimle parasal destek sağlayan kişi ya da kuruluşların kimliği açık olan) duyuru"dur [1].

Reklam, pazarlama nın dört bileşeninden biri olan tutundurmanın içinde yer alır. Pazarlamanın diğer bileşenleri ürünfiyatlandırma ve dağıtımdır.

Günümüzde Philip Kotler sayesinde Satışa dayalı anlayışı (ürün-fiyat-yer-tanıtım), Kotler'in müşteriye odaklı anlayışı, 4C'ye (müşteri için değeri-müşteriye maliyeti-kolaylık-iletişim) kaymıştır.

Reklam pazarlama ağı içinde belki de en geniş yere sahiptir.Ürünün doğumundan pazara sürülmesine kadar olan süreçte önemli rol oynar.Ürüne aşinalık kazandırılması, tanıtılması ve kullandırılması amaçlarını güder ancak ürün odaklı olması şart değildir. Reklam, markaya değer katmak, markayı konumlandırmak, marka farkındalığı yaratmak, kurumsal olarak izlenim, imaj ve itibar oluşturulmasına yardımcı olmak adına da kullanılabilir.İyi bir reklamın özellikleri şöyle olmalıdır:

İlgi çekici Şaşırtıcı Özgün Bir kere kullanmaya yönlendirici Reklamın yaratıcı ve ticari olmak üzere iki yönü vardır.


0
2012-12-10T21:23:26+02:00

Mal veya servis satışını arttırabilmek maksadıyle yayın araçları ile yapılan bir çeşit duyuru. Yayın araçları; elle dağıtılan kağıtlar, gazete, dergi, radyo, televizyon, sinema olabilir. Reklam, gazetede bir satır veya sayfanın tamamını da kaplayabilir. Yirminci asırda bilhassa ABD’nin ticari faaliyetleri reklama bağlanmıştır. İstatistiki değerlere göre ABD’de senede 15 milyar doların üzerinde bir para reklama harcanmaktadır. (Bkz. Propaganda)

Reklam gayesi ya ürünü tanıtmak veya firmayı tanıtmak şeklinde iki türdür. Reklam yapılış şekline göre de iki türlüdür. Doğrudan faaliyet gerektiren reklamlarda ürünün hemen satışı veya kupon karşılığı verilmesi gibi acil işlem vardır. Dolaylı faaliyet gerektiren reklamlarda ise, okuyucu veya seyirci üzerinde ürünün hayaliyle etki uyandırılır. Perakende satıcılar doğrudan faaliyetli reklamı tercih ederken; imalatçılar ve fabrikalar ise, dolaylı faaliyetli reklamı tercih ederler

Reklamın ekonomiye faydası, ekonomide dinamizm ve genişlemeyi davet etmesidir. Reklam aynı tür ürünleri çıkaran firmalar arasında rekabeti de kamçılayacağı için ekonomiyi olumlu yönde etkiler. Birçok kişi reklamın ürün fiyatını yükselteceğini zanneder. Halbuki fiyatı etkileyen iki ana faktör üretim maliyeti vepazarlama ile talepteki artma veya eksilmedir. Reklam bu iki faktörü de desteklediği için fiyat da düşer. Reklamın milli gelirle de bağlantısı vardır. Reklam ekonomik kriz veya patlama yaptıracak kadar etkili olmamakla beraber, para darlığında firmalar daha kaliteli mal yapmak suretiyle bunu reklam konusu yaparlar. Netice olarak satış da, mal kalitesi de artar. Reklam, gazete, radyo ve televizyon gelirlerinin büyük bir kısmını teşkil eder.

Reklam, firma tarafından reklam işleriyle uğraşan ajanslara yaptırılır. Reklam ajansları reklam cinsini maksada en uygun olacak şekilde seçerler. Reklam yapılırken ressamlar, matbaacılar, artistler, film şirketleri, araştırma kurumlarından da istifade edilir. Reklam faaliyetlerini yerine getirmek için çeşitli yayın organlarından faydalanılır. Bunlar, basın (günlük gazete ve dergiler), radyo, televizyon, sinama ve afişlerdir.

Reklam programı, pazarlama programına göre hazırlanır. Reklam hazırlayıcı veya reklam ajanslarının reklam kampanyasında takip edeceği bazı önemli hususlar vardır. Reklamı yapılacak malın önce kime, nerede pazarlanacağının incelenmesi gereklidir. Kişilerin bu mala isteği, bütün mala temayül oranı, bu malın kişiyi psikolojik veya ihtiyaç yönünden tatmin etme özelliği, reklamın yapılacağı ortamda kişilerin okuma ve dinleme ve seyretme miktarı en önemli inceleme konularıdır. Reklamı yapılan malın ikna edici, menfaat sağlayıcı olması lazımdır. Mesela çay reklamı yapılırken, çayın sıhhate faydası, zihni açtığı da dikkate alınır. Reklamın cinsi mala göre seçilir. Reklamın ele aldığı konu, mal veya servis satmaktır.

Reklam yapılırken dikkat edilecek diğer önemli bir husus da, yapılacak reklamın süre ve miktarıdır. Mal satışlarını kademeli bir şekilde arttırmak için zaman zaman reklam yapmak gerekir. Firma bir evvelki sene yapmış olduğu satışın, mesela yüzde beşini o sene belli fasılalarla yapacağı reklam harcamalarına ayırır.

Reklam yapılırken istenilen husus okuyucu, dinleyici veya seyircinin en iyi bir şekilde dikkatini çekmektir. Reklamda kısa fakat çekici cümleler, sözler, resimler esastır. Dekor, renkler, mizanpaj, televizyonda ses ve görüntü seçimi dikkati çekecek özellikte olmalıdır. Yazılı reklamda başlık çok mühimdir. Zihinlerde yer etmesi için sesle, yazıyla ve görüntüyle reklamı yapılan mal veya hizmet sık sık tekrar edilir.

Ekonomik ve ticari olayların paralelinde reklamcılık da günümüzdeki aşamaya gelmiştir. Basın reklamları 16. asırda Almanya, 17. asırda da İngiltere’de başlamıştır. Ülkemizde ise, 19. asrın ortalarında rastlanır. Ülkemizde reklamcılığın başlama ve gelişmesinde basın araçlarının önemli yeri vardır. 1945’lerde toplam gazete ve dergi baskısı 200.000 dolayındayken, bütün basının reklamlardan sağladığı gelir 750.000 liraya yaklaşmıştı. Günümüzde günlük gazetelerin toplam baskısı 2,5 ila 3,5 milyon arasındadır. Reklam geliriyse milyarlarla ifade edilmektedir. Bu, bize reklam harcamalarının önemli bir düzeyde olduğunu göstermektedir.

Batı Avrupa ülkelerinde 1950’lerde başlayan basın-televizyon rekabeti ve reklam payını arttırma mücadelesi, ülkemizde 1972 yılında televizyonun reklam kabul etmeye başlamasıyla yoğunluk kazanmış ve 1973 yılında basın organlarının televizyon reklamlarına karşı çıkmalarına kadar varmıştır. Ancak, basının reklam gelirinde mutlak bir düşme görülmediğinden, günümüzde bu mücadelenin etkinliğini kaybetmeye başladığını söyleyebiliriz.

Ülkemizde ilk radyo istasyonu 1927 yılında hizmete girmiştir. Bunu 1938 yılında kurulan Ankara ve 1949’da kurulan İstanbul radyoları takip etmiştir. Radyoların reklam kabul etmeye başlamaları ancak 27.1.1951 tarih ve 3/12/402 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesiyle mümkün olabilmiştir. Radyo reklamcılığının asıl gelişimi, 1964 yılında TRT Kurumu oluşturulduktan sonra başlamıştır.

Gerçekten TRT döneminin ilk yıllarında radyo yayın sürelerinin hızla artması, güçlü vericilerin hizmete sokulması sonucu reklama olan talep büyük oranda artmış ve bazı basın reklamlarının da radyoya kaymasına yol açmıştır. Dolayısıyla Türkiye Radyolarının topyon lira gelir sağlamıştır. 1978 yılında bu rakam 1.200 milyon liraya ulaşmıştır.




0