Cevaplar

2012-12-11T15:20:29+02:00

Sakarya Meydan Savaşı (23 Ağustos-12 Eylül 1921)

 

 

Yunan ordusu Sakarya Nehri’ni geçmiştir (22 Ağustos 1921).
Türk ordusu savaşın başında geri çekilme taktiğini uygulamıştır.
Yunan ordusu Ankara’ya 50 km. (Polatlı) yaklaşmıştır.
M.Kemal, ‘Hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır. O satıh bütün bir vatandır’, demiştir.
22 gün (gece ve gündüz) süren savaş Türk ordusunun zaferi ile sonuçlanmıştır (13 Eylül 1921).

 

 

Zaferin Önemi:

Türk ordusunun II.Viyana bozgunu ile başlayan gerileyişi sona ermiştir.
Türk ordusu savunmadan taarruza geçti.
Yunan ordusu savunmaya çekilmiştir.
Meclisin Kayseri’ye taşınma meselesi sona ermiştir.
Yunan ordusu taarruz gücünü kaybetmiş, elindeki toprakları korumaya çalışmışlardır.
Yunanlar Doğu Trakya’dan İstanbul’a doğru düşündükleri ilerleyişten vazgeçmişlerdir.
M.Kemal’e TBMM tarafından Gazilik ve Mareşallik rütbesi verilmiştir (19 Eylül 1921).
Türk ordusunun Kurtuluş Savaşı’nda en büyük kaybı bu savaşta olmuştur (3.288 kişi).
TBMM ve Kafkas Cumhuriyetleri arasında Kars Antlaşması imzalanmıştır (13 Ekim 1921).
Fransızlar’la Ankara Antlaşması imzalanmıştır (20 Ekim 1921).
İtilaf Devletleri TBMM’ye ateşkes ve barış teklifinde bulunmuştur.
İngilizler’in Yunanistan’a verdiği destek sona ermiştir.

 

 

Kars Antlaşması (13 Ekim 1921)

Rusya’nın gözetiminde Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan ile TBMM arasında Kars Antlaşması imzalanmıştır. Antlaşmaya göre:

Önemi :

Türk Devleti’nin doğu sınırı kesinlik kazanmıştır.

 

TBMM-Ukrayna Antlaşması (2 Ocak 1922)

Moskova Antlaşması’nın içeriğini tekrarlayan bir antlaşmadır.

0
2012-12-11T15:20:38+02:00

SAKARYA MEYDAN MUHAREBESİ
İnönü’de ikinci kez yenilen Yunanlılar, ordularını güçlendirmek amacıyla kuvvetlerini artırmışlardı. Türk Ordusu ise henüz hazırlıklarını tamamlayamamış, yurdun bütün kaynaklarından faydalanma imkanını bulamamıştı. Ancak II. İnönü Savaşından sonra, Güney Cephesi kaldırılmış, Güney ve Batı cepheleri birleştirilmişti. Böylece Batı Cephesinde daha fazla kuvvet toplamak imkanı sağlanmıştı.

Yunanlılar, 10 Temmuz 1921’de iki ayrı cepheden taarruza geçerek Türk Ordusunu yok etmek istediler. Desteklenmiş kuvvetleriyle güçlü bir şekilde ilerlemeyi başardılar. Türk Ordusu, zor durumdan kendisini kurtarmak amacıyla Eskişehir’e kadar çekildi. Mustafa Kemal Paşa, 18 Temmuz 1921’de Batı Cephesi karargahına geldi ve durumu yakından görüp inceledi. Ordunun düzenlenip kuvvetlendirilmesi için, Sakarya’nın doğusuna kadar çekilmesini gerekli gördü. Bunun üzerine, Türk Ordusu, 25 Temmuz 1921’de taktik savunma yapmak amacıyla Sakarya’nın doğusuna çekildi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi orduları Sakarya’nın doğusuna çekilmekle askeri bakımdan büyük bir avantaj elde etti. Türk kuvvetleri için zor olsa da, Yunanlılar için daha zor olan bir durum oluşturuldu. Böylece, Türk kuvvetleri düşmanın gelişen taarruzlarının tehdidinden kurtarılmış, Sakarya’nın doğusunda yeniden düzenlenerek savunma gücü artırılmıştı. Yunanlılar ise mevzilerini genişletmişler, ulaştırma şartları zor bir arazide ilerlemek ve ikmal yapmak zorunda kalmışlardı.

Sakarya gerisine çekilme, halkın maneviyatı üzerinde ciddi bir sarsıntı oluşturmuştu ve Meclis’te de bunun belirtileri ortaya çıkmıştı. Mustafa Kemal Paşa’nın muhalifleri; “Ordu nereye gidiyor, millet nereye götürülüyor? Bu hareketin elbette bir sorumlusu vardır, o nerededir? Bu çok acı veren durumun ve yürekler acısı görünümün gerçek sorumlusunu ordunun başında görmek isterdik” diyerek Mustafa Kemal Paşaya dil uzatmaya başladılar. Büyük Millet Meclisi’nde ve dışarıda son çare ve son tedbir olarak Mustafa Kemal Paşa’nın ordunun başına geçmesinde fayda umulduğu yolunda bir kanaat oluştu. Bunun üzerine Mustafa Kemal Paşa, 4 Ağustos 1921’de Büyük Millet Meclisi’ne verdiği bir önerge ile Başkumandanlığı kabul ettiğini bildirdi ve ancak Meclis’in elindeki yetkileri de fiilen kullanmayı talep etti. Bu önerge üzerine Mustafa Kemal Paşa’nın muhalifleri, kendisine Başkomutan ünvanını ve Meclis’in yetkilerini kullanmak hakkını önce vermek istemediler. Ancak ünvan ve yetki, 5 Ağustos 1921 tarihli kanunla tanındı.

Mustafa Kemal Paşa, 12 Ağustos 1921’de Polatlı’daki Cephe Karargahına giderek ordunun başına geçti. Cephede teftiş yaparken, attan düşerek birkaç kaburga kemiği kırıldı. Savaşı cephede yaralı ve kaburga kemiği sarılı bir şekilde idare etmek zorunda kaldı.

23 Ağustos’ta düşman ordusu ciddi olarak cephemize taarruz etti. Ordumuz. 100 kilometrelik cephe üzerinde cereyan eden meydan muharebesinde, düşmanın üstün kuvvetlerini ilk önce yıpratarak, taarruza devam etmekten yoksun bir hale getirdi. 23 Ağustos’tan 13 Eylül’e kadar gece gündüz aralıksız yirmi iki gün devam eden bu kanlı savaştan sonra, düşman ordusu mağlup ve perişan bir şekilde cepheyi terketti.

Sakarya Meydan Savaşı sonucu, askeri harekat yön değiştirmiştir. Sakarya, geri çekilme ve gerilemenin durdurulduğu ileri gidişin başladığı noktayı oluşturmuştur. Sakarya Zaferi, bütün memlekette günlerce süren coşkun sevinç gösterilerine ve heyecanlı kutlamalara vesile oldu. Meclis, 19 Eylül 1921’de kabul edilen bir kanunla, Türk Milletinin bir şükranı olarak Mustafa Kemal Paşa’ya Mareşallık rütbesi ve Gazilik ünvanını verdi.

Sakarya Zaferi, dış ilişkilerimizde durumumuzun düzeltilmesine ve itibarımızın artmasına yardımcı oldu. 9 Haziran 1921’den beri Ankara’da Fransız temsilcisi Franklin Bouillon’la görüşmeler yapılmaktaydı. Bu görüşmeler, Sakarya zaferinden sonra, 20 Ekim 1921’de Ankara’da olumlu bir şekilde sonuçlanarak, Ankara İtilafnamesi adıyla tarihe geçen bir antlaşmayla noktalandı. Sakarya zaferi, askerlik ve politika bakımından da Kurtuluş Mücadelemizin önemli bir merhalesi oldu. Yunan ordusunun taarruz kabiliyeti kırıldı.

0