Cevaplar

En İyi Cevap!
2012-12-11T18:31:29+02:00

DOGU CEPHESİ

Ermeni Devleti Rusya'da Çarlık sisteminin yıkılıp yerine Sosyalist bir devlet kurulması üzerine 1918'de ortaya çıktı. Taşnak Partisi tarafından idare ediliyordu. Ermeniler sınırlarımıza saldırıyor haksızlık ve katliam yapıyordu. Bunun üzerine TBMM Ermenilere karşı askeri harekete geçilmesine karar verdi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi İcra Heyeti'ne (Bakanlar Kuruluna) mütareke hükümlerine uyularak boşaltılan "Elviye-i Selâse" (doğuda bulunan 3 ilimiz) Kars Artvin ve Ardahan'ın tekrar geri alınması için gereğinin yapılması yolunda ayrıca yetki vermişti. Doğu Cephesi Komutanı Kâzım Karabekir Paşa 30 Mayıs ve 4 Haziran 1920 tarihinde Doğu'daki durum hakkında hükümete rapor verdi. Bu raporda; "Ermenilerin ilk fırsatta Erzurum'u dahi ellerine geçirmek için teşebbüslerde bulunacakları Ermeni ordusuna karşı hâkim ve müsait bir vaziyet almanın zorunluluğu Brest Litovsk ve Batum Antlaşması ile Türkiye'ye bırakılan Elviye-i Selâse'yi işgal etmek üzere harekete geçmenin gerekliliği" açıklanmış ve hükümetçe de bu durum uygun görülmüştü. 



Taarruz için 7 Haziran'da emir verildi. Ancak Sovyet Dışişleri Bakanının Ermenistan İran ve Türkiye sınırlarının belirlenmesind e Rus Sovyet Hükümeti'nin arabuluculuğu ile meselenin siyasi yollardan halledilmesini n mümkün olduğunu bildirmesi üzerine ordunun taarruzu geciktirilmişti. 

Bu arada Ermenilerin Türk topraklarına ve halkına karşı tecavüzü Oltu'yu işgal etmeleri ve Gürcülerin de 25 Temmuz'da Artvin'i almaları üzerine 28 Eylül 1920'de ordumuz taarruza geçti. 29 Eylül'de Sarıkamış 30 Ekim'de Kars (15. Kolordu Kafkas Tümeni Komutanı Albay Halit Bey (Karsıalan) yönetiminde) 7 Kasım'da Gümrü geri alındı. Kesin barış antlaşması 2-3 Aralık gecesi imzalandı. Gümrü Barış Antlaşması TBMM Hükümetinin imzaladığı ilk antlaşmaydı ve Misak-ı Milli'nin Doğu sınırlarını da kısmen belirliyordu. 

TRAKYA CEPHESİ

Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra; Edirne-İstanbul demiryolunu kontrol etmek üzere bir Fransız alayı Trakya'ya yerleşmiş bulunuyordu. Fransız Generali Franchet D'Esperey ile Yunanistan Başbakanı Venizelos arasında imzalanan antlaşma ile Kuleliburgaz-Hadımköy hattı Yunan Ordusunun işgaline terk edilmişti.

Bu gelişmeler karşısında I. Kolordu Komutanı Cafer Tayyar Eğilmez Paşa Mustafa Kemal Paşa'nın 9 Ocak 1920 tarih ve 55 sayılı emrine uyarak bütün Edirne vilayetinde sıkıyönetim ve seferberlik ilan etti. Diğer taraftan Trakya-Paşaeli Müdafaa Heyet-i Osmaniyesi 31 Mart 1920'de Lüleburgaz'da yaptığı ilk kongresinde dış tecavüzler ve iç ayaklanmalar karşısında her türlü tedbir alma yetkisini kolordu komutanına ve merkez heyetine vermeyi kararlaştırdı. 

San Remo Konferansı'nda İtilaf Devletleri Edirne ile birlikte Doğu Trakya'yı da Yunanistan'a bırakmayı kararlaştırdılar. 

9 Mayıs 1920'de Edirne'de toplanan Trakya Paşaeli Müdafaa Heyet-i Osmaniyesi 2'nci kongresinde Edirne ve Doğu Trakya'nın Yunanistan'a bırakılmasını kesinlikle reddetti ve ülke topraklarının savunulmasını kararlaştırdı. Bu amaçla yerli halktan asker toplamayı ve silahlı savunma tedbirleri almayı kararlaştırdı. Ayrıca Cemiyet programını değiştirmekle birlikte ismini de Trakya-Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti haline getirerek Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin şubesi olmuştu. 

Sevr Antlaşması'nın imzalanmasını kolaylaştırmak Osmanlı İmparatorluğu'na fiilen olduğu kadar hukuken de son vermek amacı ile İtilaf Devletlerinin de teşviki ile Yunan Ordusu bir taraftan Anadolu'da bir taraftan da Trakya'da harekete geçti. 20 Temmuz 1920'de başlayan Yunan Taarruzu sonunda Edirne 24 Temmuz 1920'de düştü. Sevr Antlaşmasının imzalanmasını takip eden günlerde Yunan Hükümeti kendi meclislerinden geçirdikleri bir kanunla Doğu ve Batı Trakya'yı bir genel valilik halinde Yunanistan'a kattığını ilan etti. Yunanlılar tarafından Edirne ve Doğu Trakya'nın ilhakına rağmen Trakya'da işgale karşı silahlı mücadele devam etmiştir. 

Anadolu'da kazanılan büyük zafer ve orduların Boğazları geçerek Trakya'yı kurtarmak için harekete geçmeleri kararı karşısında Boğazlarda bulunan İtilaf Devletleri ateşkes anlayışı içinde olmuşlardır. 15 Ekim 1922'de yürürlüğe giren Mudanya Ateşkes Antlaşması ile Doğu Trakya Türk yönetimini yeniden kurmuştur. Lozan Konferansı sonunda Yunanlıların Anadolu'da yakıp yıktıklarına karşılık savaş tazimanatı olarak Karaağaç ve Bosnaköy Köprübaşlarının da Anavatana katılması kararlaştırılmıştır. 


GÜNEY CEPHESİ

Mondros Ateşkes Antlaşması'nınİtilaf Devletleri tarafından tek taraflı haksız ve yanlış bir şekilde uygulanışı çerçevesinde Güney Anadolu'nun işgali bu bölgede milli mücadele cephelerinin kurulmasına ve düşman saldırısına karşı direnmeye sebep olmuştu.

Fransızların Adana'yı İngilizlerin ve Fransızların beraberce Urfa Maraş ve Antep'i işgal etmeleri halk arasında korku nefret ve endişe oluşturmuştu. Fransızların Ermenilerle işbirliği yaparak sömürge yönetimi usullerini burada uygulamaları yer yer bölgesel savunma tertiplerinin alınmasına ve milli kuvvetlerin kurulup teşkilatlanmasına etken oldu. 

URFA CEPHESİ

Diğer Güney illeri gibi Urfa'da önce İngilizlerin sonra da 30 Ekim 1919'da Fransızların işgaline maruz kaldı. Fransızlar Urfa'da da Ermenilerle işbirliği yaparak Urfalıların can ve mal güvenliklerini ihlal ettiler. Fransız işgaline karşı 9-10 Şubat 


1 5 1