Cevaplar

2012-12-11T19:01:52+02:00
Türkiye'de bölge yüzölçümüne göre, ekili - dikili alanın en fazla olduğu bölge Marmara Bölgesi'dir. Buna yol açan faktör, arazinin fazla engebeli olmaması, düzlüklerin geniş yer kaplaması ve makineli tarımın yaygın olmasıdır. Bölgede tarımın gelişmesinde ulaşım kolaylığı, sulamanın yaygınlığı, tüketici nüfusun fazla olması rol oynar.Bölgede aynı anda, üç değişik iklim tipinin görülmesi, tarım ürün çeşidini artırmıştır. Marmara Bölgesi'nde ekili dikili alanların oranının fazla olmasına karşın, bölgenin nüfusunun fazla olması diğer bölgelerden de tarımürünü almasına neden olur. 

Bölgede Yetiştirilen Başlıca Tarım Ürünleri
Zeytin: Bölgenin özellikle Akdeniz iklimi etkisi altındaki güney kıyılarında yetiştirilir. Özellikle Gemlik zeytinleri ülkemizin enkaliteli sofralık zeytinlerini oluşturur. 
Pamuk: Bölgede yaz yağışlarının azaldığı güney kesimdeözellikle Balıkesir yöresinde yetiştirilir. 
Tütün: Bölgenin çeşitli yörelerinde üretimi yapılmakla beraber,kaliteli tütünler Adapazarı ovasında yetiştirilir. 
Ayçiçeği: Türkiye'de en yoğun olarak bu bölgede yetiştirilir. Özellikle Trakya'nın iç kısımlarında Ergene Havzası'nda yetiştirilmektedir. 
Şeker pancarı: Şeker fabrikalarının bulunduğu Alpullu, Adapazarı ve Susurluk çevresinde sulanabilen alanlarda üretilir. 
Buğday: Bölgenin hemen hemen her tarafında yetiştirilir. Çeşitli endüstri bitkileri ile (özellikle şekerpancarı) nöbetleşe ekilir.Bölgeye düşen ortalama yağışın yeterli olmasından dolayı sulanamayan, topraklarda da ekimi yapılmaktadır. 
Pirinç: Ülkemiz pirincinin yarıdan fazlası bu bölgeden elde edilir. Özellikle Ergene ve Meriç ırmağı çevresinde yetiştirilmektedir. 
Mısır: Özellikle Doğu Marmara ve Trakya'da yetiştirilmektedir. 
Bölgede çeşitli tarım ürünleri yetiştirilmesine hatta bazı ürünlerde önde olmasına karşın, diğer bölgelerden ürün alır. Çünkü göçlerle nüfusu hızla artmakta, üretim yetersiz kalmaktadır. 
Meyvecilik: Bölgede meyvecilik çok gelişmiştir. Özellikle Bursa çevresinde çilek, elma , armut, kiraz, şeftali ve kestane üretimi oldukça fazladır. 
Referans: Marmara Bölgesinde Tarım, Marmara Bölgesinde Yetişen Önemli Tarım Ürünleri Nelerdir ? Bölgedeki tarımın ekonomiye katkısı nedir ?
2 5 2
2012-12-11T19:02:07+02:00

Bu konuda çalışanlar arasında çok farklı görüşler olmakla beraber hemen herkes çeşitli nedenlerle (güneş sabitesindeki, yeryüzündeki ve atmosfer bileşi­mindeki değişmeler vb. gibi) atmosferin doğal dengesinin bozulacağını, bunun genel dolaşımı ve iklimi dolayısıyla bütün atmosfer olaylarını doğrudan etkili-yeceğini kabul etmektedir. Örneğin, atmosferdeki sera gazlarının artmasıyla at mosferin bileşiminin değişmesi, iklimde bugün görülen ve gelecekte olabilecek değişmelerin nedeni olarak gösterilmektedir. Her ne sebeple olursa olsun küre­sel boyutta görülen bir ısınma bu dev termik makinenin (atmosferin) işleyişini değiştirecektir. Bunun soncunda genel dolaşımda bozulmalar, iklim kuşakları­nın sınırlarında oynamalar olacak, lokal ve bölgesel ölçekte beklenilmeyen yerlerde ve şiddette hava olayları ve bunlarla ilişkili büyük afetler yaşanacak­tır. Bunun için iklim değişikliğinin doğal afetlere neden olan olaylar içinde ayn bir yeri vardır. Çünkü olası bir iklim değişikliğinde, bilinen bütün atmosfer kö­kenli doğal afetlere neden olan atmosferik tehlikelerin, oluştukları ve etkiledik­leri alanlar ile şiddetleri ve görülme sıklıkları tamamen değişecektir. Dünya ta­rihi boyunca görüldüğü gibi, bir çok ekosistemin yok olduğu, canlı ve cansız çevrenin büyük zarar gördüğü çok sıcak ve soğuk dönemler yaşanabilecektir.

Ancak iklim değişikliği üzerinde, değişik çevrelerce farklı görüşler ortaya konulmakta ve çok değişik senaryolar üretilmektedir. Bu iklimin karmaşık ya­pısından, birçok bilim dalını ilgilendirmesinden ve çok değişik etmenlerin kont­rolü altında olmasından kaynaklanmaktadır. Güneşten dünyaya gelen enerjide azalma-çoğalma, yerin hareketleri ve eksen eğimindeki bir değişme, atmos­fer, hidrosfer ve yerkürenin doğal yapısının değişmesi, iklimi doğrudan etki­leyen iklim değişikliğine neden olan doğal olaylardır. Bir de insanların çeşitli et­kinliklerine bağlı olarak ve Özellikle de atmosfere fazla miktarda verilen sera gazları nedeniyle, iklimde görülen ve gelecekte de kaçınılmaz olan değişmeler eklendiği zaman, konu içinden çıkılmaz hale gelmektedir.

Tartışılmayan konu yaklaşık 4.5 milyarlık yaşa sahip olan dünyamızda doğal olarak bu güne kadar çok büyük boyutta iklim değişikliklerinin yaşandığı ve dünyanın coğrafyasının defalarca değiştiği, doğanın evrimi gereği bu değiş­melerin mutlaka gelecekte de yaşanacağıdır. Nitekim son 500 yılda küresel bo­yutta bir ısınmanın görüldüğü ve bunun günümüzde de devam ettiği bilinmek­tedir. Burada belirsiz olan durum, iklimde olabilecek değişmelerde insanın et­kili olup olamayacağı, ya da etkilerinin gelecekteki doğal süreç içindeki derece­sinin ne olacağıdır.

Bir çok bilim adamı bugün görülen ve gelecekte görülecek küresel ısınma­nın doğayla insan arasındaki ilişkinin bozulmasına bağlı olamayacağını, insanın bunu yapabilecek güçte olmadığını, bu iddialann altında bazı siyasal, sosyal ve ekonomik nedenlerin olduğunu belirtmektedir. Buna karşılık daha büyük bir bilim adamı grubu ile bilimsel kuruluşlar ve özellikle de Birleşmiş Milletlere bağlı kuruluşlar, (IPCC gibi) son yüzyılda görülen ve gelecekte görülebilecek küresel ısınmayı daha çok insanların çeşitli etkinliklerine ve genellikle de at­mosfere verilen sera gazlarındaki artışa bağlamaktadır.

2 5 2