Soru

turko1999 kullanıcısının avatarı

Uluslar arası iletişim ile ilgili afiş hazırlamam gerek yardım eder misiniz

gönderen Turko1999

Daha fazla açıklamaya mı ihtiyacın var? Sor!

Bu soruyu Turko1999 kullanıcısına sor...

Cevaplar

Cevaplar

2
bkh38 kullanıcısının avatarı
Bkh38 cevapladı

Dünya sürekli değişim içinde: Bu değişim sermayenin uluslararasılaşması ve yaygınlaşması yönünde olmaktadır. Son zamanlara kadar, sömürünün egemen karekteri, sadece emperyalist devletlerin koruduğu milli-sermayeler sisteminin dünyayı paylaşması biçimindeydi. Şimdi buna çok önemli yeni bir boyut eklendi: Artık, sömürüyü yapan firmalar tek bir ülkeye ait firma olmaktan hızla çıkmakta ve uluslararası sermaye büyük çoğunlukla millilik niteliğini yitirip gerçek anlamda uluslararasılaşmaktadır. Bu oluşumda en önemli rolü iletişim teknolojisi oynamaktadır: İletişim teknolojisinin bugünkü yapısı olmaksızın uluslararsılaşmanın başarısı büyük ölçüde kısıtlanır: Dünya emperyalizmi anında-iletişim olanaklarına sahip olmazsa ne ekonomik ne askeri ne de kültürel\ideolojik kontrolu şimdiki gibi sağlayabilir. İletişim, iletişim teknolojisi ve ürünleri, kapitalist dünya pazarının yeni boyutlara ulaşmasında hem iletişim sermayesi hem de bütün diğer sermayeler için hayati bir rol oynamaktadır.

Yaşadığımız dünyada, birbiriyle sığ iletişim şebekeleriyle bağıntılı egemen pazar yapısı (a) azami çıkar sağlama hesaplarını gerçekleştirir, (b) üretim faaliyetlerinin çeşidini ve amacını, (c) uzmanlaşma biçimini, derecesini ve nerde\hangi ülkede olacağını, (d) emek, mal ve diğer servisler için yapılacak harcamaların tarzını\şeklini saptar, (e) icatların ve yeniliklerin kapsamını ve yerini belirler.

Emperyalizm\imparatorluk iletitimsiz gerçekletemez. Emperyalizm iletitimsiz asla yapamaz. Emperyalizmin bütün ekonomik ve siyasal örgütleri iletişim ağlarının kurulması ve sürekli kontrolu olmadan başarı sağlayamaz. Finans ve endüstriyel kapital iletişimsiz cansız bir yığın olarak kalır. Bu iletişimin bir parçası da kitle iletişim araçları sistemlerinin kurulması ve yürütülmesidir.

Milletlerarası ilişkiler sisteminde kitle iletişimi 1980'lerden beri ön planda rol oynamaya başlamıştır ve bu önemin daha da artacağı kesindir. Bunun en önde gelen nedenlerini şu şekilde özetleyebiliriz:

a. Milletlerarası ilişkilerde baskı ve terör yanında iknanın rolü büyük ölçüde artmaktadır.

b. Milletlerarası ticaret, rekabet ve mücadele gittikçe ypğunlaşmaktadır. Kitle üretiminin gereği olan kitleleri sürükleme politikası, kitle iletişim araçlarına uluslararası firmaların bağımlılığını sürekli artırmaktadır.

c. Milli ve milletlerarası özel ve devlet örgütlerinin amaçlarına ulaşmada kendileri için gerekli informasyon ve iletişim akımına ihtiyaçları hızla artmaktadır. Devlet sektörlerinde bile bürokratik uyuşukluk kıpırdanma zorunda kalmaktadır: Kompütürler, faxlar, tele-konferanslar uyuşuğu dürtüklemekte, rahatsız etmektedir.

  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (7)
  • oy ver Seviye: 5, Oylar: 2

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...
ewödevibelam kullanıcısının avatarı
Ewödevibelam cevapladı

Dilin özgürce icrasına ve söylemsel hakikatlerin dolaysız temsiline dayanan çoğulcu yapılar iletişimsel demokrasinin özüdür. Uluslararası düzeyde bir dayanışma, barış ve hoşgörü dilinin tesis edilmesiyle sonuçlanacak her girişim, gücünü iletişimin çoğulcu ve demokratik doğasından almak zorundadır. Hem kuşatıcı bir “idea” hem de bir “ideal” olarak hiçbir egemen politik doktrine hizmet etmeyecek, hiçbir entelektüel dogma veya pedagojik öğretiden referans almayacak bir iletişimsel ütopya tahayyülünün geçerli kılınmasında aşırı düzeyde polarize olmuş uluslararası toplumun birbirini anlama temelinde yeniden bir araya gelmesini sağlayacak farklı perspektiflere ve yönelimlere ihtiyaç vardır. Küresel medya etiğinde bırakılmış ölümcül boşlukların insan haklarına, işbirliğine, farklı kimlik ve aidiyet biçimlerine karşı duyarlı olan, sorumluluk bilinci yüksek aktörlerce sahiplenilerek doldurulması, yeni kitle iletişim araçlarının teknolojik bakımdan sunduğu göz kamaştırıcı olanaklara karşın, henüz yeterince başarılabilmiş bir hedef değildir. Bu bağlamda, dil / söylem odaklı iletişim çalışmalarının, alanın interdisipliner niteliği de göz önüne alındığında, karşılaşılan sorunların kültürel, siyasal ve ekonomik boyutlarına dikkati çekecek girişimlerle zenginleştirilmesi kaçınılmazdır. Dolayısıyla iletişimsel demokrasiye odaklı dilin, kimlik ve çok kültürlülük konuları başta olmak üzere, retorik, pragmatik, sosyolojik, teknolojik ve politik yönelimlerinin araştırılması, yeni düşünme biçimlerini ve metodolojik bakış açılarını hayata geçirmeyi gerekli kılmaktadır. Her şeyden önce de yeni bir dil ve düşünme ekonomisini… Kişiler arası iletişimin ideal çerçevesinden başlayarak, uzun tarihsel birikimler sonucu oluşan ve paylaşılan insanlık değerlerinin büyük bir titizlikle korunarak sonraki kuşaklara aktarılmasına ve kültürlerarası bir uzlaşıma varıncaya kadar, iletişimsel eylemin gündelik yaşamın her alanında çoğulcu yorumlama düzlemlerine kavuşturulması sadece akademik değil, aynı zamanda evrensel bir insanlık görevidir. Birkaç asır önce Kant ve onunla aynı paralelde düşünen bazı kişiler tarafından teorik temelleri atılan “uluslararası toplumun anayasalaştırılması” rüyasının sonunda gelip dayandığı yer, gündelik konuşmanın demokrasisi ve bu demokrasiye doğrudan hayat verecek olan iletişim ve dilin her türlü önyargıdan arınmış doğasıdır. Özetle, akademik ilgiyi olumlu yönde kışkırtmak kadar, uluslararası arenanın aktörlerini ortak beklentiler, amaçlar ve hedefler doğrultusunda güdülemek, toplumsal bütünleşme, kolektif düşünce, işbirliği, dayanışma vb. sorumluluk alanları etrafında örgütlemek konularında kitle iletişim araçlarına, bu araçları kullananlara, bu araçlar ve ortamlar üzerinde kafa yoranlara önemli görevler düşmektedir. Bireysel, toplumsal, kültürel, siyasal ve ekonomik yükümlülükler alanı ve haklar konusunda ulusal ve uluslararası düzeyde farkındalık yaratmayı asli görevi addetmiş, daha çoğulcu, eşitlikçi ve demokratik yönelimli bir medyanın “özgürlükler”, “kamusal yarar” ve “toplumsal sorumluluk paylaşımı” gibi alanlarda üstlendiği rolleri farklı perspektiflerden yeniden tartışmaya açmanın şimdi tam zamanıdır…

  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (7)
  • oy ver

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...