Cevaplar

2012-12-11T22:47:13+02:00

merhaba kanki naber iyimisinnnnnnnnnnnnnn

1 1 1
2012-12-11T22:49:15+02:00
Öğretmen olmadığıma hiç bu kadar üzülmemiştim. Bu üzüntü benimle mezara kadar gelecektir sanıyorum.
Neden bu kadar öğretmen olmak istediğimi, olmadığım için de neden bu kadar üzüldüğümü merak ediyorsanız işte sebeplerim.
Eğer ki! Ben bir öğretmen olsaydım mesleğimin her aşamasında, her gününde, girdiğim her sınıfta, her öğrencime Ulu Önder Atatürk’ü anlatırdım. O büyük insanı, o kahramanı anlatırdım. Onun ilke ve inkılaplarındaki hayati önemi anlatırdım.
Anlatırdım ki!.....
Öğrencilerim karanlıklarda kalmasın. Öğrencilerim cahil kalmasın, öğrencilerim idealsiz kalmasın.
Çünkü! 
İdealsiz insanın geleceği, karanlıktaki insanın aydınlığı yoktur.
Çünkü!
Ufku olmayan insanın istikbali yoktur.
Çünkü!
Cahilin cehaletinden başka sermayesi yoktur.
Çünkü! 
En büyük düşman cehalettir, görüldüğü yerde ezilmelidir diyerek cehaleti en büyük ve en azgın düşman kabul eden Atatürk gibi kahramanları olmayan devletlerin ilelebet var olma imkânı yoktur. 
***
Eğer ki! ben bir öğretmen olsaydım!... 
Girdiğim her sınıfta her öğrenciye tarihimi anlatırdım. Tarihimdeki şanla dolu zaferleri anlatırdım. Üç kıt’a da at koşturan Osmanlının neden yıkıldığını anlatırdım.
Tarihteki yanlışlıkları, gördüğümüz ihanetleri, yaşadığımız gafletleri anlatırdım.
Anlatırdım ki!
Nesillerimiz ibret alsınlar, akla karayı ayırt edebilsinler, cehaletle savaşıp onu yenebilsinler.
Anlatırdım ki!
Dostla düşmanı, aydınlıkla karanlığı fark edebilsinler.
Anlatırdım ki!
Yarınlarına güvenle bakabilsinler.
***
Eğer ki! Ben öğretmen olsaydım!...
Girdiğim her sınıfta, her öğrencime Çanakkale’yi anlatırdım. Bir ulusun nasıl yok edilmek istenildiğini ve “Hasta adam” konumundaki topsuz tüfeksiz, aç ve susuz bir ulusun dünyanın en modern silahları ile donatılmış yedi düvele ait koca bir haçlı ordusunu nasıl tarumar ettiğini o devasa savaş gemilerini nasıl denize gömdüğünü anlatırdım. Lise öğrencisi kınalı kuzuların “Atatürk’ün ben size savaşmayı değil ölmeyi emrediyorum” emri ile gözlerini kırpmadan nasıl ölüme gittiklerini ve hiç birisinin geri dönmediğini anlatırdım.
Çanakkale’de bir metre kare toprağa altı bin merminin isabet ettiğini ve o mermilerin aynı toprakta yatmakta olan İki yüz elli üç bin kınalı kuzumuza birer kahramanlık madalyası olduğunu anlatırdım.
Çanakkale’yi mesken tutan Lâpsekilerin, Erzurumluların, Sivaslıların, Malatyalıların, Aydınlıların, Maraşlıların, Boyabatlıların, İstanbulluların, Vanlıların, Harputluların Çanakkale’yi nasıl geçilmez kıldıklarını anlatırdım.
Sakarya’yı, Dumlupınar’ı, Conk Bayırı’nı anlatırdım.
***
Eğer ki! Ben bir öğretmen olsaydım!...
Girdiğim her sınıfta, her öğrencime, her zeminde, her yerde, Atatürk’ü anlatırdım. Atatürk’ü tanımanın bir onur olduğunu, Atatürk’ü anlamanın bir fazilet olduğunu ve Atatürkçü olunmakla cumhuriyetçi olunacağını, adam olunacağını, hür olunacağını anlatırdım. Peygamberimiz gibi bir mübarek nebinin ümmeti, Atatürk gibi bir kahramanın milleti olmakla duyduğum hazzı anlatırdım
Eğer ki! Ben bir öğretmen olsaydım!...
Girdiğim her sınıfta, her öğrencime Atatürk’ün en büyük eseri olan Cumhuriyeti anlatırdım. Cumhuriyetin nimet ve faziletini anlatırdım. Cumhuriyetin getirdiği hürriyeti anlatırdım.
Bütün bunların mimarı, kahramanlar kahramanı yirminci asrın dehası o büyük insanı anlatırdım.
Mustafa Kemal Atatürk’ü anlatırdım….
*** 

2 5 2