Cevaplar

2012-12-11T23:12:11+02:00

1. Eş görevli sözcükleri, söz öbeklerini ayırmada kullanılır:

♦ Uğraş, didin, düşün. (Yüklemleri ayırmış.)

♦ Masanın üzerinde kitaplar, defterler vardı. (Özneleri ayırmış.)

♦ Paltosunu, çantasını alıp çıktı. (Nesneleri ayırmış.)

2. Sıralı cümleleri ayırmada kullanılır

♦ Okulunu bitirdi, askerliğini yaptı.

♦ Eve geldi, uyudu.

3. Uzun cümlelerde özneden sonra kullanılır:

♦ Babam, birkaç gün sonra iş gezisine çıkacak.

♦ Ahmet, kim bilir kaç kişinin canına kıydı.

4. Anlam karışıklığını önlemek için zamir ve adlaşmış sıfatlardan sonra konur:

♦ Yaşlı, doktoru dikkatle dinliyordu.

♦ O, köşedeki saatçide seni bekliyor.

5. Ara sözleri ayırmak için kullanılır:

♦ Elindeki kitabı, sanırım bir macera romanıydı, bir türlü bırakamıyordu.

♦ En sevdiğim kadını, eşimi, çok ihmal ettim.

6, Kabul, red, teşvik bildiren sözcüklerden sonra kullanılır:

♦ Hayır, öyle yapmamalısın.

♦ Peki, oraya bir gün gideriz.

♦ Haydi, gidiyoruz artık.

7. Seslenmelerin sonuna konur:

♦ Sevgili Dostlar,

♦ Çocuklar, beni dinler misiniz?

8. Tırnak içine alınmamış alıntı cümlelerinin başına ve sonuna tırnak İşareti yerine kullanılır:

♦ Bir düşünür, söz tohumdur, diyor.

♦ Mustafa Kemal, sanat hayattır, de.

0
2012-12-11T23:12:54+02:00

Yaşanmış veya yaşanması mümkün olan olayların okuyucuya haz verecek şekilde anlatıldığı kısa edebi yazılara “hikâye (öykü)” denir.
Hikâye, insan yaşamının bir bölümünü, yer ve zaman kavramına bağlayarak ele alır.

Hikâyede olay ya da durum söz konusudur. Olay ya da durum kişilere bağlanır; olay ya da durumun ortaya konduğu yer ve zaman belirtilir; bunlar sürükleyici ve etkileyici anlatımla ortaya konur.
•Hikâyelerde düşündürmekten çok, duygulandırmak ve heyecanlandırmak esastır.

•Hikâyeler, gerçek ya da düş ürünü bir olayı kısa şekilde anlatır.

•Kısa oluşu, yalın bir olay örgüsüne sahip olması, genellikle önemli bir olay ya da sahne aracılığıyla tek ve yoğun bir etki uyandırması ve az sayıda karaktere yer vermesiyle roman ve diğer anlatı türlerinden ayrılır.

•Hikâye, olay eksenli bir yazı türüdür. Hikâyede temelde bir olay vardır ve olaylar genellikle yüzeyseldir.

•Hikâyeler genellikle kişilerin anılarını anlatması şeklinde oluşur.

•Hikâye kısa bir edebiyat türü olduğu için bu eserlerde fazla ayrıntıya girilmez. Olayın ya da durumun öncesi, sonrası okura sezdirilir. Okur, bazı sözcüklerden yararlanarak ve düş gücünü kullanarak kişiler hakkında ya da olaylar ve durumlarla ilgili yargılara ulaşabilir.

•Hikâyeler Batı’da romanla aşağı yukarı aynı dönemde oluşmaya başlamıştır. Özelikle Realizm döneminde hikâye türü başlı başına bir tür olarak yetkinlik kazanmıştır

0