Ödevlerde
ücretsiz yardım!

Soruların %80'i 10 dakika içerisinde yanıt alır

Soru ekle

Telefonuna yükle

Soru

takip et

izmirin tarihi yerleri hakkında bilgi ingilizce çeviri

izmirin tarihi yerleri hakkında bilgi ingilizce çeviri

şikayetim var!

Daha fazla açıklamaya mı ihtiyacın var? Sor!

Bu soruyu Zekikc kullanıcısına sor...

Cevaplar

emeraltı

Kemeraltı is a historical market (bazaar) district of İzmir, Turkey. It was originally formed around the street surrounding the shallow inner bay of the city, which was filled in due course during the 17th century, availing the bazaar to be extended to a wider area. The street, that traces a wide curve and called today as Anafartalar Street (Caddesi), and known historically as the Street of the Mevlevis, in reference to the presence of a "dergah" (a building designed for gatherings of a Sufi brotherhood) situated by the street, constitutes the principal axis of Kemeraltı. The district covers a vast area extending from the level of the Agora of Smyrna (the quarters of Namazgah, Mezarlıkbaşı and İkiçeşmelik), to the seashore along the Konak Square. It remains one of the liveliest parts of İzmir.
The first step that paved the way for the emergence of the present-day Kemeraltı area was the building in 1592 of Hisar Mosque. It is the oldest and one of the most significant Ottoman landmarks in İzmir, although built by Aydınoğlu Yakup Bey, a descendant of the dynasty that had founded the Beylik of the same name (Aydınoğlu) which had controlled İzmir prior to the Ottoman conquest. The name of the mosque, which means "fortress", makes reference to the Genoese castle of "San Pietro", previously called Neon Kastron in Byzantine times, part of which used to stand on the same location and which gradually disappeared in whole with the construction of new buildings on its spot. The final remains of the castle were cleared up during the construction of new port installations between 1867-1876.

Agora

This article is about the ancient marketplace; for the currency denomination of Israel see Israeli agora. For other uses, see Agora (disambiguation).
The Agora (pronounced ˈa-gor-rə, with stress on the first syllable[citation needed]) was an open "place of assembly" in ancient Greek city-states. Early in Greek history (900s–700s BCE), free-born male land-owners who were citizens would gather in the agora for military duty or to hear statements of the ruling king or council. Later in Greek history, the agora served as a marketplace where merchants kept stalls or shops to sell their goods amid colonnades.
The word agoraphobia, the fear of critical public situations, derives from agora in its meaning as a gathering place.

Athens
Classical Athens boasted a large agora in the heart of the city. Under the Athenian dictators Pisistratus and Hippias, the agora was cleared to a triangular open area of about 600 by 750 yards, bordered with grand public buildings.
The American School of Classical Studies has been excavating the ancient Athenian agora since 1931. In the 1950s, the Hellenistic Stoa of Attalos was reconstructed on the east side of the agora, and today it serves as a museum and as storage and office space for the excavation team. The agora is a market place where the people of Athens would meet and set up stalls to sell goods.



Izmir Clock Tower
Izmir Clock Tower (Turkish: Izmir Saat Kulesi) is a historic clock tower located at the Konak Square in Konak district of Izmir, Turkey. The clock tower was designed by the Levantine French architect Raymond Charles Père and built in 1901 to commemorate the 25th anniversary of Abdul Hamid II's (reigned 1876–1909) accession to the throne.

The clock itself was a gift of German Emperor Wilhelm II (reigned 1888–1918). It is decorated in an elaborate Ottoman architecture. The tower, at a height of 25 m (82 ft), features four fountains, which are placed around the base in a circular pattern, and the columns are inspired by North African themes.

aliceeo9 kullanıcısının avatarı Aliceeo9 Teşekkürler (4) Seviye: 5, Oylar: 1
şikayetim var!

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...




8-İZMİR ARKEOLOJİ MÜZESİ

Üç katlı müzenin Üst Kat Salonu’nda İzmir çevresindeki ören yerlerinde yürütülen kazılardan arkeolojik buluntular sergileniyor.

Aynı kattaki Hazine Salonu’nda Arkaik, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait altın, gümüş ve değerli taşlardan yapılmış süs eşyaları, cam eşyalar, sikkeler ve bronz Demeter heykeli görülebiliyor.

Orta kat (giriş kat) mermer eserlere ayrılmış. Arkaik Dönem’den Roma Dönemi sonuna kadar heykeller, büstler, portre ve mask gibi mermer eserler sergileniyor.


9-İZMİR ETNOGRAFYA MÜZESİ

Arkeoloji Müzesine bitişik 19. yy’da yapılmış Neo Klasik yapıdadır. Yapı 1831 yılında vebaya yakalanan hastalara, 1845 yılında yoksul Hıristiyan ailelerine tahsis edilmiş. Kesme taşlardan yapılan bina restore edilerek 1988 yılında müze olarak kullanılmaya başlandı.


İzmir ve çevresindeki XIX. yy. sosyal yaşamından eserler sergilenen müzenin birinci kat teşhir salonunda misafir odası, hamam takımları, el işlemeleri, efe giysileri ve aksesuarları, kentin ilk Türk eczanesi (İttihat Eczanesi) ile nalıncılık, keçecilik, nazar boncuğu yapımı, çömlekçilik, tenekecilik gibi ürünlerin yapılış şekilleri, deve güreşleri fotoğrafları sergilenmektedir.


İkinci kat salonunda gelin odası, oturma odası, sünnet odası; mutfak, gelin başları, Osmanlı sikkeleri, elyazması kitaplar ve yazı takımları; Osmanlı savaş araçları ile bölgeye ait kilim, halı, heybe ve benzeri dokumaları sergilenmektedir.


10-ASANSÖR

Mithatpaşa Caddesi ile Halilrıfatpaşa semti arasındaki yükselti farkından dolayı, iki semt arasındaki ulaşımı kolaylaştırmak amacı ile 1907 yılında Musevi işadamı Nesim Levi tarafından bir asansör inşa edilmiştir. 51 m.’lik yükseklikte yer alan Halilrıfatpaşa semtine 155 basamaklı merdivenle çıkılıyordu. Buraya inşa edilen asansör kulesi ile iki semt arası birleştirilmiştir. Bu kulede iki asansör bulunmakta, bunlardan soldaki buharla, sağdaki ise elektrik ile çalışmaktaydı.1985 yılında gerçekleştirilen restorasyonla her iki asansör de elektrikle çalışır duruma getirilmiştir. 1992 yılında restore ettirilen tarihi asansör kentin önemli bir turistik durağıdır. Asansör'ün girişindeki Dario Moreno Sokağı'nın iki yanındaki sakız evleri de bölgeye ayrı bir özellik katmaktadır. Üst terasta mevcut kafe ve restoran ziyaretçilere eşsiz bir körfez manzarası sunar.


11-İZMİR MİLLİ KÜTÜPHANE ve ELHAMRA SİNEMASI


Türkiye’nin Milli adını taşıyan ilk Kütüphanesi olan İzmir Milli Kütüphanesi, İttihat ve Terakki Fırkası’nın çabalarıyla,1912 yılında okumuş, kültürlü Türk gençlerinin yetiştirilmesi amacıyla, Beyler Sokağı’ndaki Salepçizade Konağı’nın selamlık bölümünde hizmete girmişti. Bugünkü binasının yapımına 1922’den sonra başlayarak, 1926 yılında Elhamra Sineması tamamlanarak hizmete açılmış, kütüphane binası ise 1933 yılında tamamlanabilmiştir.


12-KEMERALTI


Mezarlıkbaşı semtinden Konak Meydanı’na kadar uzanan bölgeyi içine alan ve her köşesi buram buram tarih kokan Kemeraltı Çarşısı yüz yıllardır İzmir’in en canlı alışveriş mekânıdır. İlk yapıldığı yıllarda çarşı, kısmen tonozlu, kiremit örtülü, yan sokakları ve arastalarıyla bir kapalı çarşı görünümündeydi ve Kemeraltı adını da bu özelliğinden almıştır.


Eskinin gizemli tonoz ve kubbeli dükkânlarının sayısı oldukça azalsa bile, modern iş merkezleri, mağazaları, aktarları, baharatçıları, sinemaları ve kafeteryaları ile sokakları günün her saati canlı, her türlü alış-verişin yapılabileceği bir merkez görünümündedir. Bu kapalı ve açık mekânlardan oluşan çarşıda geleneksel Türk el sanatlarından modern hediyelik eşyalara, seramiklerden ahşap ürünlere, halı ve kilimlerden deri ürünlere kadar her türlü ürünün her çeşidini bulmak mümkündür.


13-KEMERALTI CAMİİ


Yusuf Çavuşzade Ahmet Ağa tarafından 1671 yılında yaptırılan camii İzmir’deki eserlerin en önemlilerinden biridir. İbadet mekânı tek kubbeli ve kübiktir. Minaresi batıda olan caminin etrafında medrese, kütüphane ve sebil vardır. Caminin alçı süslemeleri dikkat çekicidir.


14-SALEPÇİOĞLU CAMİ


Salepçizade Hacı Ahmet Efendi tarafından 1906 yılında yaptırılan camiinin büyük bir kubbesi vardır. Dış duvarları mermer ve yeşil taşlarla örülmüş altı bölümlü Salepçioğlu Camii'nin ince yapılı zarif bir mimarisi vardır. İzmir’in en nadide camileri arasında yer almaktadır.


15-BAŞDURAK CAMİİ

Duvarları taştan minberi mermerden olan Başdurak Camii 1652 yılında Hacı Hüseyin Ağa tarafından yaptırılmıştır. Dükkân ve depoların bulunduğu bir alt yapı üzerinde yer alan Cami, tek kubbe ile örtülü, kare planlı harim ile kuzeyindeki son cemaat yeri ve batısındaki minareden oluşur.


16-ALİ PAŞA MEYDANI

Aynı adlı meydanda yer alan şadırvan Çeşmeli Ahmet Reşid tarafından 18–19.yüzyılda yaptırılmıştır. Mermerden yapılmış, sekizgen gövdeli bir yapıdır. Kubbe sekiz mermer sütun tarafından taşınmaktadır. Birbirlerine yuvarlak kemerlerle bağlanan sütunlar, şal ve çiçeklerle bezenmiş başlıklara sahiptir. Şadırvan 1894’de II. Abdülhamit tarafından onartılmıştır.

690690690 kullanıcısının avatarı 690690690 Teşekkürler (2)
şikayetim var!

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...

Aradağını bulamadın mı?

Soru sor