Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2012-12-14T18:51:35+02:00

Cevap: Türklerin İslam Dinini kabul etmelerinden sonra, daha önceki sahifelerde ana 
hatları kısaca anlatılan Oğuz Kağan Destanı yeni baştan ve tamamen İslami 
akideler ve motifler üzerine işlenmiştir. Gerek öz gerekse muhteva bakımından, 
her iki rivayet arasında büyük farklar bulunmamaktadır. İslami akidelere göre 
yeniden düzenlenen bu ikinci destan, birincisinden sonra geçen zamanın bir kısım 
hadiselerini de işlediği ve Oğuz' un doğumundan öncesine bir başlangıç tesbid 
ettiği için ilgi çekici bir hüviyete bürünmüştür. Bu rivayetde, yeni bir dine ve 
bu dinin kültürünün tesirine giren bir milletin, daha önceki yaşayış tarzından, 
duyuş ve düşünüş sisteminden ayrılmamasını, büsbütün kopmak istememesi veya 
kopamaması açıkça belli olmakta ve o günlerini yeni düşünüş sisteMine göre 
ayarlamak isteyişi görülmektedir. Nitekim, bu rivayetde milletin, kendini Türk 
adıyla Hazreti Nuh' un oğullarından Yafes' e bağlayışı, İslami düşüncenin 
peygamberler mankıbesinde kendisine bir yer bulma çabasıdır. 



Oğuz Kağan Destanının İslami rivayeti on üçüncü yüzyılda yazıya geçirilmiştir. 
Bu yüzyıl tarihçilerinden Moğol Tarihçisi reşiddeddin Cami üt-Teva-rih adlı 
eserinden Fars diliyle; Ebul Gazi Bahadır Han ise, Şecer-i Terakime adlı 
eserinden Türkçe olarak destanı kaydetmiştir. 

3 1 3
2012-12-14T18:52:26+02:00

Türklerin İslam Dinini kabul etmelerinden sonra, daha önceki sahifelerde ana 
hatları kısaca anlatılan Oğuz Kağan Destanı yeni baştan ve tamamen İslami 
akideler ve motifler üzerine işlenmiştir. Gerek öz gerekse muhteva bakımından, 
her iki rivayet arasında büyük farklar bulunmamaktadır. İslami akidelere göre 
yeniden düzenlenen bu ikinci destan, birincisinden sonra geçen zamanın bir kısım 
hadiselerini de işlediği ve Oğuz' un doğumundan öncesine bir başlangıç tesbid 
ettiği için ilgi çekici bir hüviyete bürünmüştür. Bu rivayetde, yeni bir dine ve 
bu dinin kültürünün tesirine giren bir milletin, daha önceki yaşayış tarzından, 
duyuş ve düşünüş sisteminden ayrılmamasını, büsbütün kopmak istememesi veya 
kopamaması açıkça belli olmakta ve o günlerini yeni düşünüş sisteMine göre 
ayarlamak isteyişi görülmektedir. Nitekim, bu rivayetde milletin, kendini Türk 
adıyla Hazreti Nuh' un oğullarından Yafes' e bağlayışı, İslami düşüncenin 
peygamberler mankıbesinde kendisine bir yer bulma çabasıdır. 

2 2 2