Cevaplar

2012-12-14T21:11:13+02:00

ATATÜRK VE DÖRT ŞEHİR

Atatürk’ün fikir hayatının oluşumunda Selanik ManastırSofya ve İstanbul şehirlerinin önemli etkileri olmuştur.

SELANİK
Selanik toplumsal nedeni ile farklı fikirlerin ve birçok siyasi yapının oluştuğu yerdi. Büyük bir kültür merkezi de olan Selanik de Türk okullarından başka diğer devletlerin açtığı yabancı okullar da vardır. Selanik’te Tanzimat Fermanı’nın ilanından (1839) itibaren hürriyetçilik ve milliyetçilik taraftarı aydınlar faaliyet göstermekteydi. Bu yönleriyle Selanik Osmanlı Devleti’nin siyasal kültürel ve ekonomik açıdan önemli merkezlerinden birisiydi. Selanik’in bu özellikleri Mustafa Kemal’in düşünce yapısının önemli ölçüde etkilemiştir. Mustafa Kemal’in ülkenin geleceği ile ilgili kararlar alırken daha gerçekçi ve sağduyulu davranmıştır.

MANASTIR
İdadi de ki Fransızca öğretmeni Yüzbaşı Naküyiddin Yücekök Beybaşarılı bir öğrenci olan Atatürk’le yakından ilgileniyordu. Kurmay Subay olarak mutlaka yabancı bir dil öğrenmesi gerektiğine inandığı için Fransızca öğrenmesinin büyük destek veriyordu.


Tarihe özellikle de Türk tarihine büyük merak duyan Mustafa Kemal’e tarih öğretmeni Kolağası Tevfik Bey yeni ufuklar açmıştır. Atatürk’ün burada başlayan tarih sevgisi hayatı boyunca devam etmiştir. 

Mustafa Kemal’i Manastır’ da iken en çok etkileyen olay 1897 yılında başlayan Türk-Yunan savaşıdır. Bu savaş da önemli bir zafer kazanan Türk ordusunun anlaşma masasında zarara uğraması Atatürk’te engin bir vatan sevgisinin oluşmasında etkili oldu. Gönüllü olarak savaşa katılmak istediyse de bunda başarılı olamadı.

Selanik ve Manastır şehirlerinin Avrupa kültüründen çok çabuk etkilenmesi ve Osmanlı yönetiminin bu şehirleri çok sıkı kontrol altında tutamaması yönetime karşı olanların faaliyetlerine artırmalarına neden olmuştur. Mustafa Kemal de çeşitli çevreler ile ilişkiye girerek kendisini her yönden geliştirmiştir. 
SOFYA
Memleketi yakından tanımak ve özellikle nüfuslu Türk azınlığıyla daha yakın ilişki kurmak çabasına girişti. Türklerin oturduğu bölgeleri dolaştı. Soydaşlarının bu yabancı ülke de çok iyi bir hayat sürdüklerini görerek hayret etti. Bulgaristan Türkleri rahatça ticaret yapıyor bunda da başarı gösteriyorlardı. Türkler Plevne’ de ve daha başka yerlerde endüstri kurmuşlardı. Her yerde daha Türkiye’de benzeri görünmeyen güzel okullar açılmıştı. Mustafa Kemal kendi ülkesinde de kendi milletinin nasıl bir yaşam düzeyine erişebileceği ve erişmesi gerektiği üzerinde belirli bir düşünce edinmeye başladı.

Mustafa Kemal Sofya’da parlamento rejiminin nasıl işlediğini de gözüyle görüp öğrenmiştir. Arkadaşı Şakır Zümre Bulgar meclisinde millet vekiliydi bir sürü partilerden oluşan bu mecliste Türk milletvekillerinden kurulu küçük grup sayısıyla ölçülmeyecek bir önem taşırdı dengeyi korur arada birde oylarıyla bir tarafın da ağır basmasını sağlardı. Mustafa Kemal meclisin balkonun da oturur gelişmeleri dikkatle izler ileride yararlanmak üzere parlamento taktiklerinin derinlemesine incelerdi 

İSTANBUL

Askerlik hayatı süresinde değişik görevlerde bulunan Mustafa Kemal 13 Kasım 1918 de İstanbul a gelip Harbiye Nezaretinde göreve başladı. Bu dönem de İstanbul itilaf devletlerinin işgali altına girmişti. İstanbul’un dışın da diğer Anadolu şehirleri de işgal altındaydı. Buna karşılık İstanbul hükümeti işgallere karşı tepki göstermemekteydi. Mustafa Kemal Paşa İstanbul’daki zayıf kadro ile vatanın kurtulamayacağının farkındadır. Herkesin umutsuz olduğu bir ortamda O her şeyin bitip kaybolduğunu kabul etmiyordu. İstanbul’da arkadaşlarıyla konuşuyor tartışıyorçözüm yolları araştırıyordu. Sonunda kararını verdi. Anadolu’ya geceçekti. Orada bir milli teşkilat kurup mücadeleye başlayacaktı. Tek güvencesi Türk milletinin bağımsızlık ve mücadele aşkıydı. Bu durum karşısında tek çarenin Anadolu’ya geçip Türk halkını örgütlemek olduğunu anladı. 19 mayıs 1919’da Bandırma Vapuru ile Samsun’a çıkarak Kurtuluş Savaşını başlattı.bu tarihlerde Karadeniz bölgesindeki RumlarTürkleri katlediyorlardı. Türklerinde kendilerini korumak için yaptıkları mücadeleler bölgede karışıklığın yaşanmasını neden oluyordu. 

ATATÜRK Ve Trikopis
Büyük Taarruz esnasında Gazi’nin yanında bulunan arkadaşları Yunan Kuvvetleri Komutanı General Trikopis’in Başkomutan Çadırı’na nasıl getirildiğini şöyle anlattılar:

Trikopis Trikopis:
-Askeri görevimi tamamen yaptığıma eminim. Fakat asıl görevimi maalesef yapamadım Gazi:
-O size ait bir düşüncedir diye sözünü kesmiş ve harita üzerinde:
-Şurada bir tümeniniz vardı. Niçin onu şuraya almadınız. Filan yerdeki kuvvetlerinizi falan yere sürseydiniz daha iyi olmaz mıydı? Gibi bazı eleştiriler yapmış Trikopis:
-Ben öyle hareket etmek için emir verdim. Fakat (yanındaki Kolordu Komutanı’nı göstererek) bu yapamadıdemiş.
Bu görüşmeler olurken esir komutan yavaşça yanında bulunan subaylarımızdan birine:
-Bizim ile konuşan bu general kimdir? diye sormuş subay:
-Başkomutan Mustafa Kemal deyince adam hayrete düşmüş:
-Şimdi anladım biz niçin mağlup olduk! Bizim Başkomutan İzmir’de vapurda oturuyordu diyerek derdini dökmüş.

0