Soru

berilkaraca54 kullanıcısının avatarı

Hz.Osman döneminde Müslümanların savaştığı ilk türk devleti hangisidir? ??

gönderen Berilkaraca54

Yorumlar

  • mer3meriç kullanıcısının avatarı HazarlarMer3meriç
    şikayetim var!
  • yavuz661 kullanıcısının avatarı Hazar TürkleriYavuz661
    şikayetim var!
  • aycaaktas2002 kullanıcısının avatarı Hazar Türkleri ☺☺☺☺☻☻■────■┘◄ÚAycaaktas2002
    şikayetim var!
Bu soruyu Berilkaraca54 kullanıcısına sor...

Cevaplar

Cevaplar

ғἔʀђᾄҭ kullanıcısının avatarı
ғἔʀђᾄҭ cevapladı
Akkoyunlu olabilirrrrrrrrrr

  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (0)
  • oy ver Seviye: 5, Oylar: 1

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...
isyankaryarim0 kullanıcısının avatarı
Isyankaryarim0 cevapladı
İletişimHakkımızdaAnasayfaTürk TarihiTürk AlfabesiTürk KültürüTürk DevletleriTartışmalarSavaşlarÖz Türkçe İsimlerGenel TarihTarihi BelgelerTuna Bulgar Devleti | Tuna Bulgar Devleti, Büyük Bulgar Devletinin yıkılmasıyla Tuna boylarında kurulan Tuna Bulgar imparatorluğudur.İlk Müslüman Türkler Süreyciler ve Hz. Osman'ın Kılıcındaki SırKadim Türk Boylarından biri olan Kayı Boyu, İslam ile şereflenen ilk Türk’ler olmuş, Kâbe’nin Kayyımlığı vazifesini 1400 yıl boyunca taşımış ve Peygamber Efendimize (s.a.v.) Kabe’nin kapılarını açmış, Hz. Osman’a üzerine Kayı Boyunun damgasını vurduğu kılıcı hediye etmiş, bu kılıç 12 İmam ve Altın Silsile yoluyla Şeyh Edebali’ye, ondan da yine Kayı Boyu’nun hükmettiği Osmanlı Devletine ve devletin kurucusu Osman Bey’e ismini nakşetmiştir.İlk Müslüman Türk sülalesi “Süreyciler”. Bu bulgu, esasında yüzlerce yıldır gözlerimizin içerisine bakıyor ve bu koca gerçeği haykırıyordu. Türk-İslam tarihinin satır başı olacak, Türklerin İslam dinine ne denli büyük ve önemli hizmetleri olduğunu kavramamızı sağlayacak bu tarihi tespit, İlk Türk Sahabeler olan Süreycileri karşımıza çıkartıyor. 

Oğuzların Bozok kolundan olan Kayı Boyu’nun bir kolu, 500’lü yıllarda Ak Hun İmparatorluğu döneminde yaşayarak Ak Hunların yıkılmasından sonra ticaret yolları üzerinden göç edip Mekke’ye ulaşmış, burada yerleşerek Süreyc kabilesini kurmuş ve kadim Türk Mesleği olan demircilik yaparak ürettiği kılıçlarla Mekke’de ün salmıştey ı. Bu kabile, 500’lü yıllarda Mekke’de kalabalık bir sülale haline gelince kazandığı saygınlık ve itibar ile Kâbe Kayyımlığını, yani Kâbe’nin koruyuculuğunu üstlenmiş ve Kâbe’nin anahtarlarını teslim alarak bu vazifeyi Peygamber Efendimiz (s.a.v.) dönemine kadar devam ettirip Peygamber Efendimize (s.a.v.) Kâbe’nin kapısı açmıştır. 

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), saadet asrında Mekke’nin hâkimi olunca Kâbe’nin anahtarlarını son Kayyım olan Süreyc kabilesinin reisi Osman Bin Talha’dan almıştır. Osman Bin Talha, Kâbe’nin koruyucu sülalesi olarak 5 kuşaktır Kâbe Anahtarlarını taşıyan Süreycilerin reisidir. Süreyciler bu vazifeyi 5 kuşaktır, yani yaklaşık olarak 120 yıldır devam ettirmekteydiler. Zira Kayı boyuna mensup olan Süreyciler, kadim inançları olan “Gök Tanrı” dininin temsilcisi olarak Hz. İbrahim’in oğlu Hz. Nuh’u görmekte ve bu kutsal yeri koruma görevini farkında olmasalar da itikadi bir vazife olarak üstlenmekteydiler. 

Peygamber Efendimiz, peygamberlik müjdesini alınca Mekke eşrafını ve Kureyşlileri İslâm’a davet etmeye başlamıştı. Bu davetlerden biride Kureyş’in önde gelen sülalelerinden biri olan Süreycilere ulaştı. Peygamber Efendimizin, Osman Bin Talha’yı bizzat İslâm’a davet etmesine rağmen Süreycilerin lideri ve reisi olan Osman Bin Talha, bu daveti kabul etmemiş ve Efendimizin Mekke’ye girmesine de mani olmuştu. Peygamber Efendimiz ise ona sükût ile şu ibretlik cevabı verdi ; “Ey Osman! Ümit ederim ki, bir gün sen, beni bu anahtarları nereye isterseniz koyarsınız, kime isterseniz verirsiniz diyeceğin bir mevkide göreceksin”.
  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (1)
  • oy ver

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...