Cevaplar

2012-12-16T09:48:04+02:00

I. MuratMurad Hüdavendigâr veya Gazi Hünkar (Osmanlı: اول مراد, Murat Bey, 29 Haziran 1326, Bursa – 28 Haziran 1389, Kosova), Osmanlı Devleti’nin üçüncü padişahı. Babası Orhan Gazi, annesi Nilüfer Hatun'dur.[1][2] Babası Orhan Gazi döneminde 95.000 km² olan devlet toprakları onun döneminde yaklaşık 500.000 km² kadar genişlemiştir.

"Hükümdar", "bey" anlamına gelen hüdavendigâr (Osmanlı: خداوندگار) unvanı verilmiştir.Tuğrası Sultan Murad bin Orhan olarak istiflenmiştir. Bazı kitabelerde Melikû'l-Âdil İl Gazi es-Sultan Giyâsû'd-Dünya ve'd-Din sanı ile anılmıştır. Adına kesilmiş olan gümüş ve bakırsikkelerde ve bazı diğer kitabelerde Murad bin Orhan el-Melik, el-Adiles Sultanü'l Gaalibad ve unvanları kullanılmıştır. Bazı kaynaklara göre, bu Osmanlıların İlhanlılara olan bağımlılığının sona erdiğini göstermektedir. Böylece Sultan ünvanı ilk kez I. Murat zamanında kullanılmıştır. Batı kaynaklarında Amourad I olarak anılmaktadır.

Edirne'yi alarak Balkanlar'a geçmiştir ve Balkanlar'da fetihler yapmaya başlayarak Osmanlı Devleti'nin sınırlarını genişletmiştir. 40'ın üzerinde savaşı yönettiği ve hiç yenilmediği çeşitli kaynaklarda söylenmektedir. I. Kosova Savaşı'ndan sonra savaş alanını gezerken bir Sırpaskeri olan Milos Obilic tarafından hançerlenerek öldürülmüştür.

0
2012-12-16T09:48:54+02:00

Osmanlı padişahlarının altıncısı.

1404 senesinde Amasya´ da doğdu. Küçüklüğünden itibaren devrin en büyük alimlerinden ders alarak yetişti. 1415 yılında idari ve askeri bilgileri öğrenip tecrübe kazanması ve devlet yönetimine hazırlanması gayesiyle Amasya sancakbeyliğine gönderildi. Bu görevde iken 1420´ de vezir-, azam Bayezid Paşa ile birlikte Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal isyanlarını bastırdı. Babasının 1421´ de vefatı üzerine 25 Haziran 1421´ de Bursa´ da tahta çıktı.   Murad Han´ ın yılları isyanları bastırmakla geçti. Bizans imparatoru Manuel´ in tahriki ile amcası Mustafa Çelebi Saltanatını ilan etti. Yine Anadolu beyliklerinden Germiyanoğulları, Ramazanoğulları ve Menteşeoğulları da Osmanlı tabiiyyetini tanımıyarak ayaklandılar.   Murad Han, amcasının kuvvetlerini Ulubat çayı kenaında bozguna uğrattıktan ve kendisini de yakalatıp öldürttükten sonra İstanbul´ u kuşattı. Ancak bu defa Karamanoğulları teşviki ile kardeşi küçük Mustafa Çelebi´ nin isyanı ile karşılaştı. Onun İznik´ i alarak, Bursa üzerine yürümesi ie İstanbul kuşatmasını kaldıran Murad Han, 1423´ de İznik´ i geri alarak kardeşini idam ettirdi. Sonra da sür´atle harekete geçerek, Anadolu beyliklerini itaat altına aldı. 29 Mart 1430´ da Venediklilerden Selanik kalesini zabtetti. Fetihten sonra yeni muhacirlerle iskan edilen şehir, çok geçmeden bir Türk-müslüman şehri hüviyetini aldı.   1432´ de Osmanlı aleyhine Karamanoğulları, Macaristan krallığı ve Sırp despotu anlaştılar. İki ateş arasında kalmak istemeyen Murad Han, Rumeli beylerbeyi Sinan Paşa´ yı Macarlar üzerine gönderdi. Bu kuvvetler Macarları Tuna nehri kenarında perişan ettiler. Bundan sonra Karamanoğulları üzerine yürüyen Sultan, Konya ve Seydişehir´ i aldı. İbrahim Bey´ in özür dilemesi üzerine sulh yapıldı.   Murad Han, 1437´ de büyük bir kuvvetle Tuna´ yı geçerek Transilvanya´ ya girdi. Zibin şehrine kadar pek çok kale fethedildi. 1439´ da Belgrad kalesi muhasara altına alındı ise de, bir netice elde edilemedi.   1444´ de Macarla yapılan Segedin antlaşmasından sonr, saltanatı, geleceğin Fatih´ i oğlu Memed´ e terkeden Murad Han, Manisa´ ya çekildi. Fakat bu taht değişikliğinden istifade eden Avrupalılar, Türkleri Rumeli´ den çıkarmak için yeni bir haçlı ittifakına giriştiler. Bunun üzerine tekrar ordusunun başına geçen Murad Han, Bizans İmparatorluğu ile Macar, Leh, İtalyan, Çek, Litvanya, Hırvat, Fransız, Alman ve Venediklilerin katıldığı bir büyük haçlı ordusunu Varna´ da ağır bir yenilgiye uğrattı. 1448´ de Kosova´ da haçlıları ikinci defa bozguna uğratarak Osmanlıların bu toprakalrdan atılamıyacağını gösterdi. Murad Han 47 yaşında iken 3 Şubat 1451 günü vefat etti.   İnce ruhlu, hassas lütufkar, adil, merhametli, sözüne sadık, cesur ve tedbir sahibi, kumanda kabiliyeti yüksek bir devlet adamı idi. On iki yaşında şehzade iken başlayan muhabere hayatı vefatına kadar devam etti. Devlet işleri ile yakından ilgilenen Murad Han İslamiyet´in yayılması için herşeyini fedaya hazırdı. Bu halini Varna fetihnamesindeki sözleri açık olarak göstermektedir.   "Bizler Allahü tealanın ihsanlarının, şükrünü yerien getirebilmek için bütün günlerimizi, senelermizi, İslam dinine hizmete, Allahü tealanın bize emaneti olan insanları ruh, düşüce, beden ve dünyalık bakımından saadet ve selamete kavuşturmaya adadık. İnsanlığın dünyevi ve uhrevi huzur ve seadeti, yalnız İslam dinine uymakla tahakkuk edebileceğinden, biz de bütün ömrümüzü, her şeyimizi Muhammed aleyhissamın dinini sancağını yüceltmeye, O´nun dinini bütün insanlara ulaştırmaya gayret ettik. Dünyada yegane gayemiz ve maksadımız halisane olarak budur..."   İmar işlerine de ehemmiyet veren ikinci Murad Han, çok eser bıraktığı için Ebu´l-Hayrat diye anıldı. Bursa, Edirne ve başka şehirlerde yolcular için imaret ve ulema için medreseler yaptırdı. Bu faaliyetler neticesinde doğudan pek çok alim ve san´at erbabı Osmanlı ülkesine gelerek ilim hayatına yeni bir canlılık kazandırmıştır..


0