Cevaplar

2012-12-16T14:37:46+02:00

Emeğin değeri- Babanın dersi!

Emeğin değeri
Renklerin ustası olarak anılan büyük bir ressamın öğrencisi eğitimini tamamlamış. Büyük usta öğrencisini uğurlarken, yaptığı resmi şehrin en kalabalık meydanına koymasını ve yanına da kırmızı bir kalem bırakmasını, haktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı iliştirmesini istemiş. Öğrenci bir kaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde resmin çarpı işaretleri ile dopdolu olduğunu görmüş. Üzüntüyle ustasına gitmiş. Usta ressam öğrencisine, üzülmemesini ve yeniden resme devam etmesini önermiş. Öğrenci resmi yeniden yapmış. Usta, yine resmi şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş. Fakat bu kez resmin yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde boya ile birkaç fırça koymasını ve yanına da insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmelerini rica eden bir yazı bırakmasını önermiş. Öğrenci denileni yapmış. Birkaç gün sonra bakmış ki resmine hiç dokunulmamış. Sevinçle ustasına koşmuş. Usta ressam, öğrencisine şöyle demiş; “İlkinde insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşabileceğini gördün. Hayatında resim yapmamış insanla dahi gelip senin resmini karaladı. İkincisinde onlardan yapıcı olmalarını istedin. Yapıcı olmak eğitim gerektirir. Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye cesaret edemedi. Emeğinin karşılığını, senin ne yaptığından haberi olmayan insanlardan alamazsın. Sakın emeğini bilmeyenlere sunma ve asla bilmeyenle tartışma.”
Eleştirmek kolay ama üretebilmek zordur. Yıkmak, yaralamak için eleştirmek aciz ve beceriksiz insanların işidir.

Babanın dersi!
Kötü karakterli bir genç varmış. Bir gün babası ona çivilerle dolu bir torba vermiş. “Arkadaşların ile tartışıp kavga ettiğin zaman, her seferinde bu tahta perdeye bir çivi çak ” demiş. Genç, birinci gün tahta perdeye 37 çivi çakmış. Sonraki haftalarda kendisini hata yapmamak konusunda kontrol etmeye çalışmış ve her geçen gün daha az çivi çakar olmuş. Nihayet bir gün gelmiş ki hiç çivi çakmamış. Babasına gidip durumu anlatmış. Babası onu yeniden tahta perdenin önüne götürmüş. ” Bugünden başlayarak, tartışmayıp kavga etmediğin her gün için tahta perdelerden bir çivi sök ” demiş. Günler geçmiş. Bir gün gelmiş ki tahta perde de hiç çivi kalmamış.. Babası ona “Aferin, bütün çivileri sökmüşsün ama artık çok delik var. Artık geçmişteki gibi güzel olmayacak”
Arkadaşlarla tartışıp kavga edildiği zaman kötü kelimeler söylenilir. Her kötü kelime bir yara (delik) bırakır. Arkadaşınıza bin defa sizi affetmesini söyleyebilirsiniz, çoğunlukla af edilirsiniz de, ama yaralar ilelebet kapanamaz. Hep bir iz kalır.
İyi bir arkadaş ender bir mücevher gibidir. Onların kıymetini bilelim.

0