Cevaplar

2012-12-16T16:36:38+02:00

Šāhnāmeh ya da Şehname, tarih öncesi zamanlardan başlayıp Sasani İmparatorluğu sonuna dek tüm eski İran krallarını inceler. Bunlar; Keyûmers (Orta Farsça:Kayômart), Hōşeng, Tahmûrâs, Cemşid, Zahhak, Feridūn, Menûçehr, Key Kubad, Key Kâvus, Key Hüsrev, Bahman, Dārā (III. Darius), Iskandar (Büyük İskender), Ardaschir I., Šāpūr I., Hormoz, Bahrām V., Chosrau, Yazdgird III. gibi krallar, ana tema Zabulistan prensi efsanevi kahramanı Rostam (Rüstem),Esfandiār (Goštāsp'ın oğlu) ve Afrāsiab gibi kahramanları ve suçluları içerir.

Rivayete göre, Gazneli Mahmut, sarayında Firdevsî’ye tarihî, efsanevî bir çok resimlerle; av ve savaş silahlarıyla süslenmiş mükemmel bir mekân tahsis etmiştir. Firdevsî bunlardan esinlenmiş; özellikle ıssız bağlarda, zümrüt kırlarda gezerek; çimler ve serviler altında oturarak; suların çağıltısını, bülbüllerin ötüşünü dinleyerek bu destanı kaleme almıştır. Edebiyat ve tarih yetkeleri tarafından destan olarak nitelendirilen Şehnâme’nin içeriğinde masalımsı bir hava da sezilir. Bununla birlikte Şehnâme’de mitolojik unsurlar da bir hayli fazladır. Hemen hemen her milletin edebiyatında o milletin tarihiyle ilgili bilgiler veren anlatılar mevcuttur. Sözgelimi; Türk milleti; Oğuz Kağan, Türeyiş ve Göç Destanı gibi, olayları kesin olarak bilinmeyen zamanlarda meydana gelmiş birçok anlatıya sahiptir. Sümerlere ait Gılgamış, Ruslara ait İgor, Britanyalılara ait Kral Arthur, Finlilere ait Kalevala, Hintlilere ait Ramayana, Antik Yunanlılara ait İliada ve Odysseia destanları buna dair başlıca örneklerdir.

0
2012-12-16T16:36:49+02:00
Firdevsi

Doğum: 934, Tus
Ölüm: 1020, Taberan ya da Tus. 
İran şairi. Asıl adı Ebul Kasım'dır. 
(Gazneliler Dönemi)

"Şehname"nin yazarıdır. Adı çeşitli kaynaklarda Hasan, Ahmet, Mansur olarak geçer. Dinî bir öğrenim gördü. Arapçayı ve İran dilini öğrendi. Uzun yıllar Tus'ta yaşadı. Yakınlığını kazandığı devlet yetkilileri tarafından korundu. Vergi ödememe ayrıcalığını kazandı. Irak'a gitti ve Büveyhoğulları'nın hükümdarı Bahaüddevle'nin sarayında yaşamaya başladı (955). Yusuf ve Züleyha hikâyesini konu edinen bir mesnevi kaleme alarak devlet ileri gelenlerinden birine sundu (966). Daha sonra Isfahan hakiminin konuğu oldu. İran tarihinin İslâmiyet'ten önceki kahramanlıklarını ve mitolojisini canlandıran büyük bir destan olan "Şehname" adlı mesnevisini Sultan Mahmut'a sundu (1010). Sultan Mahmut'tan yeterli ilgi göremeyince onu yeren bir yazı yazdığı ve Herat'ta gizlenmek zorunda kaldığı söylenirse de, yaşamının son yıllarını nasıl geçirdiği kesin olarak bilinmemektedir.

Firdevsi 'ye ait bazı sözler:

Gençlik ilkbahar gibidir, yaşlılık ise kışa benzer, öyle bir kış ki, arkasından bahar gelmez.

İnsanın düşmanlarını sevindirecek şekilde yaşamasından sa şerefiyle ölmesi daha iyidir.

Zehir balla sevgi de düşmanlıkla beraber gelir.

Ey dünya! Sen baştan başa ıstırapla dolusun, mutluluktan yana bomboşsun; hiçbir akıllı kimse sende mesut olmamıştır.

Akıllı olan her adam özür dileyenin bir suçu olduğuna inanır.      
0