Cevaplar

2012-12-16T18:34:59+02:00

vitaminde vardır o konu birçokda örnek var

1 2 1
  • Eodev Kullanıcısı
2012-12-16T18:35:25+02:00

İngilizcede In, kutu, oda ve ülke gibi üç boyutlu şeylerin içinden bahsederken kullanılır. On ise zemin, masa ve duvar gibi iki boyutlu yüzeylerin üstünden bahsederken kullanılır.

Where is Joe? 'In the kitchen.' There is nothing in the fridge. Ann's in Poland. Why are all those papers on the floor? She had photos of all her family on the wall.

İnsanlar elbisenin içindedirler, elbiseler ve takılar ise insanların üstünde:

Who is the man in the grey suit?
Gri takım elbisenin içindeki adam kim? That sweater looks good on you.
Kazak senin üzerinde iyi görünüyor. She had a ring on every finger.
Parmağının üzerinde bir yüzük var.

Gördüğünüz gibi, elbisenin içinden söz ederken in, kişinin üzerindeki bir nesneden söz ederken ise on kullanıldı.

Aşağıdaki kullanımlara bakalım:

In a bath On the roof In a tree On a table In a cup (fincan) On her arm On the plate In your head (düşünce) On your head (şapka) On a door

Şu durumlara da dikkat edelim:

in a book, in the newspaper, in a story, on a page, in a street.

Is there anything interesting in the paper? Her photo is on the page 4. They live in Park Street.

Aşağıdaki cümlelerdeki in ve on kullanımlarına bakalım:

In children stories, animals can talk. 'Are you free next Tuesday?' 
'Just a minute. I'll look in my diary.' Is Sandra in the office today? She had a wonderful diamond ring on her first finger. 'Where is the salt?' 'In the cupboard.' The cat likes to sleep on the roof or the car. Don't leave your keys in your car when you get out. They live in a little village near Belfast.

Önemli: Arabadan söz ederken "in a car" denir ama otobüsten, trenden vs. bahsederken de "on a bus/train/plane/ship" şeklinde söylenir.

At edatının kullanımı:

At edatı genellikle mekan bildirirken, olayın nerede olduğunu söylerken kullanılır.

I'll see you this evening at Sarah's house. You have to change planes at Karachi. I saw Ann waiting at the bus stop. Turn left at the next corner.

At, insanların yaptığı işlerden ya da o işleri nerede yaptıklarından söz ederken kullanılır:

at a football match at breakfast, lunch at a restaurant at work at the office at the theatre at the cinema at the station at a party at (the) college/university

Aşağıdaki örnek cümleleri inceleyelim:

Paul crashed his car because he didn't stop at the traffic lights. Are there any good films at the cinema this week? Her train was terribly late- I spent hours waiting at the station. The boss doesn't let us take personal phone calls at work.
1 4 1