Cevaplar

2012-12-16T18:37:07+02:00

bütün teknoloji alanlarını kullanır 

2 3 2
2012-12-16T19:56:23+02:00

Türkçe, dünyanın en çok konuşulan altıncı dilidir ve yayıldığı alan bakımından dünyanın üç büyük dili arasındadır. Türkçe, günümüzde resmi dil, devlet dili, azınlık dili ve göçmen dili olarak 12 milyon kilometrekarelik bir coğrafyada kullanılmaktadır. Türkçe, yazı ve edebi dil, eğitim ve öğretim dili, sözlü, görüntülü yayın ve basın dili, ağız ve lehçe, yabancı dil olarak da Avrasya’da, Asya’da ve Avrupa’da en fazla kullanılan dil olmasına rağmen devletimizin ve milletimizin belirgin bir Türkçe dil politikası olmaması ‘Türkçe sevdalılarını’, ‘filologları’ ve ‘Türkologları’ derinden üzmektedir.


Türkoloji sahasında yetişecek uzman ve öğrencilerimizin dilbilimi, sosyoloji, tarih, karşılaştırmalı edebiyat, kültür, antropoloji ve halk bilimi gibi dersleri görmeleri, yabancı dillere vakıf olmaları sağlanmalıdır. Böylece 21. yüzyılda ana dilimiz Türkçe’nin varlığı daha iyi korunabilecek ve dille ilgili daha çok araştırma yapılabilecektir.

Tarihi ve kültürel alanda varlık mücadelesi veren Türkçe yakın çevresinde ve komşu ülkelerde iç içe kullanılmaktadır. Türkiye ve çevresine, Kafkaslar’a, Türkistan’a, İdil Ural Bölgesi’ne, Sibirya’ya, Balkanlar’a yayılan Türkçe, bugün soy, din, tarih ve kültür ortaklıklarıyla beslenip geleceğe zengin kelime hazinesiyle ve iletişim dili olarak varlığını sürdürme mücadelesi vermektedir. Günümüzde Türkçe, eski Doğu Bloku’nun ortak kültür dili olan Rusça’nın ve bilim, teknik, diplomasi dili olarak kullanılan İngilizce’nin baskısıyla karşı karşıyadır.


Bulgarca, Sırpça, Romence, Yunanca, Arapça, Farsça, Çince gibi resmi dillerin devlet dili olarak kullanıldığı ülkelerde Türkçe, siyasi ve sosyal şartlara bağlı olarak, hatta uluslar arası ilişkiler çerçevesinde tamamıyla yasaklanmış, bazen serbest bırakılmış şekliyle ‘azınlık dili’ olarak varlığını devam ettirmiştir. Avrupa’da Almanca, Fransızca, İngilizce ve Flamence dilleriyle birlikte kullanılan Türkçe’ye ‘azınlık dili’ statüsü bile verilmemiştir.

Doğuda Arapça, Farsça, Çince, Hintçe Batıda ise Almanca, Fransızca, İngilizce, İspanyolca, kuzeyde Rusça tarihte ve günümüzde önemli devlet ve kültür dili olarak kullanılırken, Türkçe’miz hem doğuda, hem de batıda köklü geçmişi ile geniş bir alana yayıldığından ülkemizde yeni dil politikalarının geliştirilmesinin ve gözden geçirilmesinin tam zamanıdır.


Yeni dil politikaları geliştirilirken dünyanın en önemli beş dili ve o dilleri dünya dili, iletişim dili, kültür dili, yabancı dil haline dönüştüren ‘dil politikası üreten merkezlerin stratejileri’ araştırılmalı ve karşılaştırmalı çalışmalar yapılarak “uygulamalı Türkçe politikası” gündeme getirilmelidir. Türkçe eğitim ve öğretim merkezlerinin, özellikle Türkçe’nin yabancı dil olarak öğretilmesi konusunda yeni stratejilerin geliştirilerek uygulanmasının Türk varlığına ve Türkekonomisine de katkısının büyük olacağı şüphesizdir.

Çünkü Türkçe’nin zengin, kültürel, tarihi derinliğe sahip, iletişim, mantık ve bilgisayar, hatta müzik dili olduğunu bütün dilbilimciler kabul etmiş durumdadır.

Türkçe, Türkiye’de ‘Türkiye Türkçe’siyle’, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Azerbaycan’da, Özbekistan ve Türkmenistan’da o ülkenin geçerli lehçesi ile, Kazakistan ve Kırgızistan da ise resmi dil özelliğini Rusça ile paylaşarak kullanılmaktadır. Kuzey Kafkasya cumhuriyetlerinde Kumuk ve Nogay, Karaçay -Malkar Türkçesi ve Kafkas Türkmen Türkçeleri eğitim-öğretim, yazı, günlük konuşma ve basın dili olarak kullanılmaktadır. Gürcistan’daki Türk Toplulukları, Ahıska Bölgesinden sürgün edilen Ahıska Türkleri de Türkçeyi konuşma dili olarak kullanırken,

Çuvaşistan’da Çuvaş, Başkurdistan’da Başkurt, Tataristan’da Tatar Türkçeleri resmi dil olarak kullanılmaktadır. Saha Cumhuriyeti’nde Saha, Altay Cumhuriyeti’nde Altay, Hakas Cumhuriyeti’nde Hakas, Tuva Cumhuriyeti’nde Tuva Türkçeleri Rusça gibi resmi dil olarak kullanılmaya devam edilmekte olup, Altay ve Hakas Türklerinde dil kaybolmakta olduğundan ‘ana dilleri Türkçe’ye sahip çıkmak’ haysiyet meselesi haline gelmiştir.


Şor Türkleri de yok olmak üzere olan dillerini yaşatma gayreti içerisindedir. Kırım Tatar Türkçesi yeniden eğitim-öğretim, basın ve yayın dili haline gelirken, Kırımçak ve Karay Türkçesi kaybolmak üzeredir. Abhazya ve Azak Denizine yakın yerlerde yaşayan Urumlar ise Türkçe’yle birlikte ‘iki dilli’ hayatlarını sürdürmektedir. Gagavuz Yeri’nde ise Gagavuz Türkçesi, Rusça ve Moldava diliyle birlikte resmi dil olarak kullanılmaya devam etmektedir. Odesa Bölgesindeki Gagavuz Türkleri de Moldova’daki Gagavuzlarla dil ve kültür ilişkilerini pekiştirmektedir.


Bulgaristan ve Yunanistan’da yaşayan Gagvuz ve Pomak Türkleri ile Romanya’daki Kırım Tatar, Gagavuz ve Nogay Türkleri Türkiye Türkçe’sinden farklı şiveleri kullanmaktadırlar. Türkçe, İran’da, Irak’ta ve Suriye’de azınlık dili olarak varlığını devam ettirmektedir. Türkçe, Irak’ta Türkmenler tarafından radyo-televizyon dili olarak kullanılırken, Suriye’de konuşma dilinden öteye adım atamamıştır. Türkçe son günlerde Suriye’de AB dili olarak eğitimi verilen 18 yabancı dil arasına girmiştir.

Özellikle İran’da ‘Türkçe şuuru ve kullanımı’ için stratejik yöntem ve diyalog aranmalıdır! Çünkü otuz milyon civarındaki İran Türklüğünün dünyaya Türkçe gözlüğü ile bakabilmesi için ‘Türkçe’yikullanma seferberliğine’ ihtiyaç vardır. Kıpçak grubundan olan Halaç Türkçe’si ise kaybolmaya yüz tutan bir dil olduğundan yeniden araştırılmalıdır. Türkçe, Fas, Tunus, Cezayir, Mısır, Libya gibi ülkelerde yüzyıllarca konuşma ve edebiyat dili olarak kullanılmışken; Mısır’da Memluk Kıpçak Türkçe’si olarak ortaya çıkmış, ama bugün bu ülkelerde Türkçe hiç kalmamıştır.

1 5 1