Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2012-12-16T19:40:50+02:00

ŞİİRLERİNİN ÖZELLİKLERİ

İlk şiiri 1935’de Varlık Dergisi’nde yayımlanan Behçet Necatigil ,günlük yaşamın her an karşılaşılabilen olaylarını yalın ve akıcı bir dille şiirleştirdi.
Ev içi ,çarşı , park , vb. yerlerdeki gözlemlerini içe dönük kişiliğinin duyarlılığıyla pekiştirerek kendine özgü bir şiir yolu açtı.Hemen bütün şiirlerinde söz konusu konuların ağır bastığı söylenebilir.Bu şiirlerin çıkış noktası ,ozanın kendi yaşam deneyimleri ve birikimidir.İlk üç kitabındaki şiirler
Garipçilerin söyleminden izler taşımasına karşın ,özgün Necatigil şiirinin yapısını ortaya koyarlar.Necatigil’in şiiri ,akılcı bir duyarlığın belirlediği
,dolayısıyla yaşamı yargılayan bir söylemin oluşturduğu şiirdir.Kullanılan sözcükleri en aza indirgeyerek ve çağrışımlarla yükleyerek yazma onun şiir yönteminin temelini oluşturur.

1 3 1
2012-12-16T19:41:14+02:00

Klasik unsurları batı unsurlarıyla birleştirmiş bir şairdir. Alman şiirine ait unsurlar bulunmaktadır. dünyayı ve devreyi anlatır. günümüz insanının çıkmazlarını verir. toplumcu realist bir şairdir. şiirlerinde en çok ev, aile, orta halli insanların sıkıntıları, ihtiyarlık, yalnızlık, kentleşme, sanayileşme, uygarlık ve Atatürk temalarına yer vermiştir. kendisi şiirini üç döneme ayırır : gurbet, hasret, hikmet. hikmet dönemi kendi şahsiyetini bulduğu, olgunlaştığı dönemdir. 

Orta halli insanı işlemesi bakımından garipçilerle birleştirilmiş. garipçiler ironik bir üslup kullanır halbuki Necatigil orta halli insan meselelerini trajik ve dramatik bir şekilde anlatır. küçük adamı orta yurttaş diye niteler. sevinç ve üzüntüleri trajedileri çıkmazlar söz konusudur. genelde karamsar bir dünya görüşüne sahiptir. hayatın olumsuz taraflarını ele alır. acı, sıkıntı hakimdir. geçici olarak yaşama sevincini de işlemiştir. asıl kalıcı olan hüzün, tedirginlik, umutsuzluk çaresizliktir. onu buna iten sebepler geniş halk kitlelerini etkileyen sosyal ve ekonomik bozukluklar, kültür ve eğitim eksikliğidir. orta halli insanın kaderi ile kendi kaderini özdeşleştirmiştir. o , sosyoekonomik bozukluklara ideolojik bir sistem adına değil hassasşyetlerle yaklaşır. bunun için şair ve yazarlar onu küçük burjuva şairi olmakla suçlarlar. şiirlerinde ev ve aile mutluluguna önem vermiş. ferdi ve sosyal hayatın merkezine evi koymuştur. büyük kentte yaşama savaşı veren fakir ve orta halli insanı anlatır.

0