Cevaplar

2012-10-01T22:26:29+03:00

Türkiye de, ulusal marş yazılması önerisi, önce 1920 yılında İsmet Paşa dan (İnönü) geldi. Maarif Vekaletinde bu öneriyi dikkate alarak bir yarışma düzenledi. O günlerde Türk Kurtuluş savaşı en heyecanlı günlerini yaşıyordu; toplumda ulusal bilinci pekiştirecek, ulusçuluk duygusunu daha da canlı kılacak bir marşa gereksinme duyuluyordu. Yarışmada ayrıca güfteyi yazacak olana 500TL, besteyi yazacak olana 1.000TL. ödül vereceği duyuruldu. Yarışmaya katılan 724 şiirden hiçbiri başarılı bulunmadı. Mehmet Akif Ersoy, böyle bir ödülden rahatsızlık duyduğu için yarışmaya katılmamıştı. Dönemin Maarif Vekil Hamdullah Suphi (Tanrıöver) ,Mehmet Akif e Mektup yazıp, kendisi için sakıncalı gördüğü konularda güvence verdikten sonra Mehmet Akif, 48 saat gibi kısa bir sürede marşın güftesini yazıp imzasız olarak Maali Vekaline gönderdi. T.B.M.M nin 1 Mart 1921 tarihli toplantısında okunan bu şiir, 12 Mart 1921 tarihli toplantıda da ulusal marş olarak kabul edildi.

9 4 9
2012-10-01T22:27:52+03:00

TBMM 12 Mart 1921’de Mehmet Akif Ersoy’un şiirini istiklal marşı olarak kabul etti. Bu marş o günden beri büyük bir heyecanla okunmaktadır.Ve bu heyecan artarak sürecektir. 600 küsür yıllık koskoca imparatorluğumuz 20.yüzyıl başında doğum sancısında ölen ana gibi çöküvermiştir. Fakat doğan çocuk yaşayacaktır. Hatta ölü ananın göğsünden süt emerek gelişecektir. Çünkü İstanbul papaz karası bulutlarla kaplı iken Anadolu’da fecir beyazlığı halinde milli mücadele başlıyordu.

Çanakkale’de büyük bir kahramanlık göstererek imanı ve cesaretini bütün dünyaya kanıtlayan Mehmetçik şimdi silahsız aç ve bitkindi. Fakat hiçbir vatanseverin bu zillete katlanması düşünülemez. Çok geçmeden Anadolu’da milli mücadele bayrağı açıldı.

Akif asla ümitsiz değildi, biliyordu ki Asım’ın nesli bu milletin namusunu şimdiye kadar çiğnetmedi ve çiğnetmeyecek. Ümitsizliğe düşmemek gerekirdi. Atiyi karanlık görerek azmi bırakmak korkaklıktan başka bir şey değildi onun nazarında. İşte Asım’ın nesli düşman çizmeleri altında ezilmeye, zelil olmaya rıza göstermemiş düşman işgaline karşı yiğitçe direnmeye başlamıştı.

O günlerde Garp Cephesi Kurmay başkanı olan İsmet Paşa Maarif Nazırı (Milli Eğitim Bakanı)milletvekili Rıza Nur’u ziyaret etmişti. İsmet Paşa askeri şevklendirecek bir istiklal marşı yazılması düşüncesini açtı Rıza Nur’a. O da bu düşünceye katıldı bir yarışma düzenleme konusunda anlaştılar. Marşın güfte ve bestesi ayrı ayrı yarışmaya konulacaktı. Her birini kazanana 500 lira ödül verilecekti.

8 Kasım 1920 tarihli Hakimi Milliye’ de bir ilan yayınlanır.

'Türk şairlerini nazarı dikkatineMaarif milletvekillerinden' başlığı vardır ilanda.

Gönderilecek eserlerin 23 Aralık1920’de Maarif milletvekillerince edebi bir heyet tarafından değerlendirileceği ve kazanan eserlerin şairlerine 500 Lira ödül verileceği bestesi için de müsabaka açılarak kazanana 500 lira verileceği bildirilmektedir.

Yarışmanın tek şartı yazılacak güftenin milli mücadele ruhunu ifade etmesiydi. Beste yarışması daha sonra açılacaktı.

Çok sayıda şair yazdığı güfteleri Maarif milletvekillerine gönderdi. Kısa sürede 724 şiir gönderilmişti.

 

3 5 3