Cevaplar

2012-12-17T15:00:15+02:00

She's more of a poet than a musician. --> O, müzisyen olmaktan ziyade bir şair.

The noise was more than I could bear. --> Gürültü dayanabileceğimden daha fazla.

Is there any more? --> Daha fazla bir şey var mı?

There was no more to be said about it. --> Bu konuda söylenebilecek daha fazla bir şey yok.

The more he insisted he was innocent, the less they seemed to believe him. --> O, masum olduğu konusunda ısrar ettikçe, o daha az inanılır gözüküyor.

Let's find a more sensible way of doing it. --> Bunu yapmanın daha duyarlı bir yolunu bulalım.

This task is more difficult than the last one. --> Bu görev öncekinden daha zor.

Play that last section more passionately. --> Son bölümü daha duygulu çal.

Ali finished the job and, more importantly, he finished it on time. --> Ali işi tamamladı, daha önemlisi zamanında tamamladı.

0
2012-12-17T15:00:16+02:00

my girl friend more beautiful than you girl friend.

 

my faster than you.

0