Soru

hasan997997 kullanıcısının avatarı

Osmanlı devletinde milliyetçilik

gönderen Hasan997997

Daha fazla açıklamaya mı ihtiyacın var? Sor!

Bu soruyu Hasan997997 kullanıcısına sor...

Cevaplar

Cevaplar

2
erdoganceglant kullanıcısının avatarı
En İyi Cevap! Erdoganceglant cevapladı
Bütün dünyada yaygınlaşan milliyetçi akımlara paralel olarak ortaya çıkan Türkçülük akımının en tanınmış savunucusu Ziya Gökalp’tır.I.Meşrutiyet dönemindeki başarısızlıklar ve Balkan Savaşlarındaki yenilgiler halk içinde milliyetçi duyguların uyanmasını sağlamıştır.Bu fikir akımına göre Osmanlı devletini kurtarmanın yolu ülke sınırları içinde yaşayan Türkleri tek bir ideal etrafında toplayarak yönetime önemli oranda destek sağlamaktır.İttihat ve Terakki Partisinin yönetimi eline geçirdiği yıllarda Osmanlı sınırlarının dışındaki Türkleri de teşkilatlandırmak amaçlanmış,böylece Türkçülük fikri “Turancılık” denilen yeni bir fikir akımına dönüşmüştür.Fakat dönemin koşulları ve uygulanabilirliğinin son derece güç olması nedeniyle bu görüş başarısız olmuştur.Kurtuluş savaşı yıllarında Osmanlı Mebusan meclisinde misak-ı Millinin kabul edilmesi Turancılık fikrinin önemini yitirmesine neden olmuştur.Kurtuluş savaşı yıllarında Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş yıllarında Türkçülük akımı Anadolu’da ulusal direniş hareketlerini birleştirici bir etki yapmıştır.




  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (1)
  • oy ver Seviye: 5, Oylar: 2

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...
didembadak63 kullanıcısının avatarı
Didembadak63 cevapladı
Osmanlı’da Milliyetçilik 
2. Mahmut, adli unvanını taşımasına rağmen tarihimizde herkesin iştirak edemeyeceği işlemleri fiiliyle de tanınır. Bunlardan bir tanesi hiç şüphesiz gerekli olan fakat çok şedit, çok kanlı bir şekilde ortadan kaldırılan Yeniçeri Ocağı’dır. İkincisi bu ocağın lağvı sırasında büyük bir iftira mekanizması işlemiş ve Şanizade gibi çok önemli bilgin ve tarihçiler bile bu furyanın içinde eriyip gitmişlerdir ama hiç şüphesiz o, Osmanlı tarihinin Büyük Petrosu’dur. Hiç acımasız, hiç tereddütsüz yürüttüğü inkılaplarla Türkiye İmparatorluğu’nu yeni bir döneme götürdüğü açıktır.

Bir konunun üzerinde duralım. Bu şiddetli yeniçeri düşmanlığı sırasında bazı konularda affedilmeyen hatalar da yapmış mıydı? Mesela, Mehter’i de ortadan kaldırmıştı.Musikiden anlayan bir padişahtı ve bu musikinin bu asra hitap etmeyeceğini söyledi ama 1908’de başka inkılapçılar, ordunun geleneğe ve morale de ihtiyacı olduğunu ileri sürerek Mehter’i yeniden ihya ettiler. Bu 2.Meşrutiye devrine ait bir olaydır. 2.Mahmut, uzun bir yönetim sergiledi o devir için. Parçalanma halindeki bir imparatorlukta merkezi otoriteyi tesis etti ve acımasız bir politikayla bunu gerçekleştirdi. Bazı yönleri üzerindeyse çok az duruyoruz. Bugün İstanbul’da , Anadolu ve Rumeli’deki birçok kiliselerin önünde, eğer zamanın tahribatına ve insanların ihmaline ve antikacıların hırsızlığına maruz kalmadıysa, hemen hemen her kilise önünde bir 2.Mahmut çeşmesi bulunur. Demek ki o, bir imparatorluğun muhtelif dinlerden ve dillerden oluşan bir tebaanın başında olduğunun şuurundadır. Bunun çeştli örneklerini görürüz. 
  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (1)
  • oy ver

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...