Cevaplar

2012-12-17T23:25:36+02:00
araba sevdası olay örgüsü, araba sevdasının olay örgüsü, araba sevdası romanının olay örgüsü, recaizade mahmut ekrem araba sevdası olay örgüsü, araba sevdasının olay örgüsü nedir, araba sevdası romanın olay örgüsü, araba sevdası bakış açısı, araba sevdası özet, araba sevdası adlı eserin olay örgüsü, araba sevdası romanı olay örgüsü



Araba Sevdası 





A) Dış Yapı İncelemesi:



Eserin adı: Araba sevdası



Yazarı: Recaizade Mahmut Ekrem



Basım yeri ve tarihi: Bindirdirek mahallesi Peykhane sokak 

Üstündal apartmanı Nu:14/4 Çemberlitaş/İST 2001



Kaçıncı baskı olduğu: 7



B) İç Yapı İncelemesi:



Konu yönünden:



Eserde hangi konu işlenmiştir?

Bir sokak kadını uğruna bütün varlığını düşünmeden sorumsuzca harcayan ve nihayet düştüğünü farkettiğinde ise çok geç kaldığını gören Bihruz Beyin kişiliğinde dönemin traji komik durumu ele alınmaktadır.





Yazarın konuya bakış açıları nelerdir?

Yazar  romanın kahramanı Bihruz Beyin kişiliğinde eleştirel bir biçimde işleyerek ele almıştır.





Eserin ana olayı nedir?

Araba Sevdası romanı realizmin etkisiyle yazılması ve batı hayranlığı yolunda düşülen garip durumları eleştirmesidir.





Yazar nasıl bir ana düşünceye ulaşmaktadır?

Yazar oldukça zengin ve beyinsiz bir delikanlının geçirdiği bir aşk macerası günün terbiye olayları hiciv ve mizaha merak etmesidir. Bu yüzden üslubu boş yere ağırlaşır ve roman hızını kaybeder.





Eserin planı nasıldır?

Giriş bölümünde olayın kahramanlarının fiziksel ve ruhsal tanıtımları Periveş Hanım;ın öldüğünü zannedip üzülmesi ve mirasını yavaş yavaş kaybettiği anlatılıyor. Sonuç bölümünde ise öldü zannettiği kadının ablasına kardeşinin mezarını sorar fakat konuştuğu kadın Periveş Hanımdır. Periveş hanım Bihruz Beyle dalga geçerek rezil etmiştir.

1 4 1
2012-12-17T23:25:38+02:00

Araba SevdasıRecaizade Mahmud Ekrem'in 1898 yılında yayımlanan romanıdır. 1889 yılında yazılan eser, Türk edebiyatında ilk realist roman örneği olarak kabul edilmektedir. Bihruz Bey tam da dönemin burjuva gençliğinin olması gerektiği gibi Fransız sevdalısı bir gençtir, ona göre Türkçe kaba ve yetersiz bir dildir.Türkler kaba medeniyetten yoksun insanlardır, Türkçe gerekmediği sürece konuşulmamalıdır.Bununla birlikte yine o dönem yüksek memur ve tüccar çocuklarının genelinde olduğu gibi Fransızcaya da hakim değildir, ve Türkçe Fransızca karışımı tarzanca bir dil ile konuşur, öyle ki doğru dürüst Fransızca şiir çevirisi bile yapamaz, ayrıca Bihruz Bey hiçbir işi olmayan, vefat eden babasından kalan mirasla geçinen mirasyedi bir insandır ve tüm işi akşama kadar lüks alafranga kıyafetler ısmarlamak için zamanın ecnebi kabul edilen esnafını gezmek, kır kahvelerinde ve mesire yerlerinde lüks aracıyla caka satmak olan bir insandır.Yine Bihruz beyin diğer bir karakteristik özelliği ise istediği her şeye sahip olması ve bunun verdiği şımarıklığın pençesinde olmasıdır ki hikayenin ana kısmı da biraz da bu konu üzerinden gelişir. Bihruz Bey yine bir Açıkhava eğlence yerine (park diyebiliriz fakat giriş ücretli bahçeli havuzlu bir mekân) eğlenmek lüks kıyafetleri, lüks asaları ve gayet pahalı olan at arabası ile caka satmak için gitmişken yine kendisi gibi gayet lüks bir araçtan inen lüks kıyafetlerle inen iki kadın görür, ve birden bu kadınların birine aşık olur, yalnız buradaki aşık olma olayı bence yazarın da anlattığı gibi kadına aşık olmaktan ziyade adamın kendi kafasındaki kadın modeline aşık olmasıdır, yani kadının soylu bir aileden gelmesi zengin olması ve alafranga görüntüsü. Olaylar gelişirken kadınların aslında arabayı şans eseri bulmuş gayet sıradan insanlar olduğu hatta eşinden ayrıldıktan sonra zaman için kötü addedilen bir kadınla gezen bir taze dul olduğu ortaya çıkar, bunu öğrendikten sonra Bihruz Bey olay yerinden koşarak uzaklaşır ve roman biter. Tabii burada olay hikâyenin gelişmesi sırasındaki hadiselerdir çünkü bu şekilde anlatıldığında hikâye gayet yavan kalmaktadır, fakat hikâye okunursa görülür ki yazar dönem entelektüel çevresi sayılabilecek jöntürklerin "zengin çocuklarına" ve yüksek memur çocuklarına ağır eleştirilerde bulunmaktadır. Kitap sıradan bir aşk hikayesini anlatmakla beraber, dönemin gerceklerine ayna tutar Recaizade Mahmut Ekrem Bey, ve belki de kendisi ile ilgili bir özeleştiri de yapar satır aralarında çünkü kendisi de o dönemin aydınlarındandır.Kitaptaki ilginç mevzulardan biri de Bihruz Bey annesi ile konuşurken araya Fransızca kelimeler sıkıştırması annesinin bunları anlamaması ve Türkçelerini söylemesini istemesi fakat gencin konuştuğu Türkçe kelimeler de aslen Arapça ve farsçadır, belki de bu yazar tarafından özellikle böyle istenen bir durumdur. Sonuç olarak bu hikaye aslen Bihruz Bey ‘in Periveş Hanıma olan aşkının anlatılıyormuş gibi göründüğü bir eser olsa da aslında o dönemin toplumu ile ve sosyal yapısı ile ilgili önemli eleştiriler yapmaktadır, ve bu aşk hikayesi ekseninde tüm Osmanlıyı etkileyen batı etkisini, ( bu batı etkisi de aslen üzerimizdeki doğu etkisinin üzerine gelmiştir) inceliyor.

1 2 1