Cevaplar

2012-12-18T21:36:08+02:00

Edebiyata şiirle başlayan yazar daha sonra hikayeye yönelmiştir. Eserlerini oldukça sade bir dille yazmıştır.Hikayelerinde işçileri, çocukları,aylak insanları özetle “küçük insanı anlatır. Bu hikayelerde deniz,adalar,İstanbul ,sahiller vazgeçilmez unsurlardır. Çehow(durum) tarzı hikayenin en önemli temsilcisidir. Hikayelerine en küçük bir olay bile konu olabilir.Dülger Balığının Ölümü’nde olduğu gibi.Gözlemci ve gerçekçi bir yazardır. Günlük hayatında olduğu gibi sanatında da kurallara bağlılıktan hoşlanmaz.

0
2012-12-18T21:36:26+02:00

Sait Faik Abasıyanık (18 Kasım[13][14] ya da 22 Kasım[15] ya da 23 Kasım 1906[16][17] – 11 Mayıs 1954), Türk öykü ve romanyazarı, şair. Türk hikâyeciliğinin önde gelen yazarlarından sayılan Abasıyanık[18], çağdaş hikâyeciliğe yaptığı katkılarla Türk edebiyatında bir dönüm noktası sayılır.[19]

Modern Türk hikâyeciliğinin öncülerinden olan Sait Faik, getirdiği yeniliklerle "kökü kendisinde olan" bir yazar olarak kabul edilir.[20]Klasik öykü tekniğini yıkarak doğayı ve insanları basit, samimi, hem iyi hem kötü taraflarıyla oldukları gibi fakat şiirsel ve usta bir dille anlattı.[21] Bunu yaparken diğer çoğu Cumhuriyet sonrası sanatçısı gibi Batı'daki gelişmelere bağlı kalmadı, hiçbir edebî anlayışın etkisinde hareket etmedi ve belli bir tarzın takipçisi olmadı.[22]

Toplumun problemlerine değil bireyin toplum içindeki sorunlarına yönelen yazar, öykülerinde çoğunlukla kendisinden yola çıkıp bireyler hakkında yazarak insan gerçeğini anlamaya çalıştı.[23] Çoğunlukla şehirli alt sınıfın hayatını yazan Abasıyanık, balıkçı, işsiz, kıraathane sahibi gibi karakterleri anlattı.[23] İnsanların yaşama biçimlerini, isteklerini, tasalarını, korkularını ve sevinçlerini irdeleyerek, toplum meselelerinden çok "insanı ele alan sanatçılar" sınıfında yer aldı.[24]

1930'larda başladığı yazı hayatı boyunca "sorumlu avare", "gözlemci balıkçı", "çakırkeyf sirozlu", "küfürbaz şair", "müflis tacir", "züğürt yazar", "hamdolsun diyemeyen rantiye", "anadan doğma çevreci" gibi sıfatlarla anılan Abasıyanık'ın tüm yazdıkları bir şair duyarlılığı içerdi.[19] Hikâye, roman, şiir yazan, çeviriler ve röportajlar yapan sanatçı bütün bu türleri kendine özgü tarzı ile kaynaştırdı.[19] Yazarın, anlık heyecanlarını yansıtan izlenimci ve fovist ressamların üslubunu anımsatan bir tarzı olduğu söylenmiştir.[25]

Kendi özgün dilini oluştururken André Gide[5], Comte de Lautréamont[6], Jean Genet[7] gibi isimlerden etkilenen Abasıyanık, kendisinden sonra gelen Ferit Edgü, Adalet Ağaoğlu, Demir Özlü gibi pek çok yazara da öncülük etti.[26] Ölümünün ardından Burgaz Adası'ndaki evi müzeye dönüştürülen yazar adına her sene öykü ödülü de verilmektedir.[27][28]

0