Ödevlerde
ücretsiz yardım!

Soruların %80'i 10 dakika içerisinde yanıt alır

Soru ekle

Telefonuna yükle

Soru

takip et

Yusuf has hacib, eserini hangi dilde yazmış olabilir?? neden ??

yusuf has hacib, eserini hangi dilde yazmış olabilir?? neden ?? (kutadgu bilig)
şikayetim var!

Daha fazla açıklamaya mı ihtiyacın var? Sor!

Bu soruyu Faruk11 kullanıcısına sor...

Cevaplar

1069 yılında Balasagunlu Yusuf tarafından yazılmış, Karahanlı hükümdarı Tabgaç Buğra Hana sunulmuştur. Eseri çok beğenen Tabgaç Buğra Han, eserin yazarı Yusufa has haciplik görevini vermiştir. Yazar bu nedenle daha çok Yusuf Has Hacip ismiyle anılmaktadır.
Kut, Türkçede saadet ve devlet manalarına gelir. Kutadgu Bilig, kutluluk bilgisi, saadet bilgisi, devlet olma bilgisi,devlet idaresi bilgisi manalarında bir isimdir.
Kutadgu Bilig gerek fert olarak gerek cemiyet halinde yaşayan insanların, iyi bir siyasetle idare edilip, dünyada ve ahrette mesut olmaları için tutmaları gereken yolları göstermektedir.
emre846 kullanıcısının avatarı Emre846 Teşekkürler (3) Seviye: 3, Oylar: 3
şikayetim var!

Yorumlar

  • Anjelbell kullanıcısının avatarı Anjelbell

    Yusuf Has Hacib’in 1069-1070 yılında yazdığı meşhur eseri. İslami devir içinde Türk Dili ve Edebiyatı’nın olduğu kadar, Türk Kültür Tarihinin de asla ihmal edemeyeceği bir siyasetnamedir (DÜZENLENMİŞ VE KIZATILMIŞTIR ARKADAŞLAR)

    şikayetim var!
Bu cevap için yorumunu buraya yaz...
YUSUF HAS HACİB’İN ESERİ KUTADGU BİLİG

Yusuf Has Hacib’in 1069-1070 yılında yazdığı meşhur eseri. İslami devir içinde Türk Dili ve Edebiyatı’nın olduğu kadar, Türk Kültür Tarihinin de asla ihmal edemeyeceği bir siyasetnamedir. Kutadgu Bilig, siyasi ve kültür bakımından, Türk-İslam muhitinin çok mühim bir merhalesini teşkil etmektedir. Böyle olmasına rağmen uzun müddet bir kenarda unutulup kalmıştır.

Eser, Tavgaç Ulug Bugra Karahan (Hakan) Ebu Ali Hasan bin Süleyman Arslan Kara Han’a ithaf edilmiştir. Bu vesika ile beraber Kutadgu Bilig’in zikrettiği Bugra Han hakkındaki vesikaların sayısı 15’e yükselmiştir. Bunların yedisi Türkçe, diğerleri Arapça’dır. Kutadgu Bilig yazıldıktan bir hayli zaman sonra unutulmuş veya çok dar bir muhitin istifadesinde kalmıştır. Kitaba ilk ilave edilen 77 beyitlik bir manzume vardır. Bu manzum önsözde eserin kendisi ve yazarı hakkında malumat verilmektedir. Burada hükümdarlara “ilig” ve “beg” yerine “melik” tabiri kullanılmıştır. Şark meliki ve Maçin beylerinin hepsi bu kitabı benimsemişler ve kendilerine miras yolu ile intikal ettiği için başkalarına vermemişlerdir. Ayrıca diğer memleketlerde kitaba başka adlar da vermişlerdir. Çinliler Edebü’l-Müluk, Maçinliler Enisü’l-Memalik, İranlılar Şehname ve Turanlılar (Türkler) Kutadgu Bilig demişlerdir. Bu önsözü yazan Kutadgu Bilig’i bir nevi siyasetname olarak düşünmüştür ki, yerinde bir düşüncedir.

Kutadgu Bilig bu devreden sonra üçüncü olarak meydana çıkarılmıştır. Bu defa manzum önsözün bir özeti, eksik bir mukaddime olarak eklenmiştir. Burada, manzum önsözdeki “melik” tabiri yerine “padişah” kelimesi kullanılmıştır.

Eser, yazı bakımından iki türlü alfabe ile yazılmıştır. Bunlardan biri Uygur alfabesi, diğeri ise Araplardan aldığımız İslami Türk alfabesidir. Uygur harfleri ile yazılan bazı yazıların Fatih devrine kadar sürmesi önceleri her iki alfabenin at başı gittiğini, Fatih Sultan Mehmet Han’dan sonra Uygur harflerinin yerini tamamen Türk-İslam alfabesine bıraktığını söylemek gerekmektedir. Kutadgu Bilig’in bu bakımdan aslının nasıl bir alfabe ile yazıldığı bilinmiyor. Çünkü yeryüzünde bilinen üç nüshasından biri Uygur harfleri ile yazılmıştır. Bu nüsha Herat nüshasıdır. Diğer iki nüshası Arap harfleri ile yazılmıştır. Böyle olmasına rağmen islami-Türk yazısı ile yazılmış bir nüshadan istinsah edildiği kanaatini doğurmaktadır. Aynı durum daha sonra Karahanlı ülkesinde yazılan Atabetü’l-Hakayık gibi eserlerde de kendisini göstermektedir.

Balasagun’lu Yusuf Has Hacib, eserinde kendi adına yalnız bir yerde yer vermiştir. O asil bir aileye mensub olup, ilmi, faziletleri, zühd ve takvası ile cemiyetin içinde hürmet görmüş biridir. Eserini Balasagun’da yazmaya başlamış, sonra Kaşgar’a gitmiş orada tamamlayarak Tavgaç Kara Buğra Han’ın huzurunda okumuştur. Bunun üzerine hükümdar iltifat etmiş ve kendisine Has Hacib ünvanını vermiştir. Onun eserini yazmada en mühim amil muhakkak ki çağdaşı Kaşgarlı Mahmut’un da Türklüğü ve Türk milletinin değerlerine sahib olma azminden başka birşey değildir. Kaşgarlı, Türkçe’nin Arapça karşısındaki durumundan hareketle ve Araplara Türkçe’yi öğretmek niyeti ile yazdığı eserinde Türklerin gelecek için büyük ve devamlı bir hakimiyetlerinin olacağından bahsetmiştir. Balasagunlu Yusuf ise zamanında Fars dilinde bir Şehname’nin yazılmış olmasını görerek, Kutadgu Bilig’i Türk milletine bir Şehname hediye etmek arzusu ve Türkçenin kudretini göstermek niyetiyle yazmıştır. Yusuf Has Hacib eserini yazdığı zaman elli yaşlarında olması muhtemeldir. Şair bu durumda 1019 yılı civarında doğmuş olmalıdır. Nerede ve kaç yılında öldüğü belli değildir.

Eserde tasvir edilen hayat ve idealize edilmiş olan şahıslar şairin kendi devrinden evvelki bir zamana aittir. Yusuf, ideal fertlerden teşekkül eden cemiyet ve devleti gözünde canlandırır. Sonra kendi devrinden acı acı şikayet eder. Eserinde, büyük meziyet olarak gösterdiği hareket ve düşüncelerin kalmadığını söylemektedir. Eser, şairin tasavvur ettiği ideal bir hayatı işlemesine rağmen, gerçeğin içinde dolaşır. Hatta Türk Edebiyatı içinde bir tiyatro eseri hüviyetine bürünür. Eserde saadet ve ikbali (kut) temsil eden vezir Aytoldu ile aklı (ukuş) temsil eden Ögdülmiş’in şahıslarında şairin kendisini tasvir etmiş olması mümkündür.




itfaiye4402 kullanıcısının avatarı Itfaiye4402 Teşekkürler (1)
şikayetim var!

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...

Aradağını bulamadın mı?

Soru sor