Cevaplar

2012-12-19T17:34:51+02:00

sosyal dersleri adlı sitede oyunlu ders var oraya bi girip bakabilirsin

1 5 1
En İyi Cevap!
2012-12-19T17:35:02+02:00

İki şeyden birisinin üstün olmasına göre yapılan karşılaştırmaya COMPARATIVES diyoruz. Bunu da karşılaştırılan isimlerin önüne "more" getirerek, sıfatlarda ise ya yine başına "more" getirerek ya da sonuna "-er" takısı getirerek yapıyoruz.

Örneğin "beautiful" --> "more beautiful than",
"experienced" --> "more experienced than",
"great" --> "greater than",
"small" --> "smaller than" olur.

Burada önemli bir nokta, bazı sıfatların değişiklik gösterdiğidir; "good", "better" olur;
"bad", "worse" haline gelir.

İsimlerde ise "money" --> "more money than",
"water" --> "more water than" durumuna gelirler.


Aşağıda comperative cümlelerine ilişkin bol sayıda örnek bulacaksınız:

The new book is more expensive the old one. --> Yeni kitap eski kitaptan daha pahalı.

Ayşe runs much faster than Rana. --> Ayşe, Rana'dan hızlı koşuyor.

He is far better than me about joking. --> Espri yapmada o, benden çok daha iyidir.

The professor writes more carefully letters than articles. --> Profesör mektupları makalelerden daha dikkatli yazar.

Her dresses are better then her sister's. --> Onun elbiseleri kız kardeşininkilerden daha güzel.

The new cook in the factory is worse than the previous one. --> Fabrikadaki yeni aşçı, bir öncekinden daha kötü.

The judge spoke more patiently than the lawyer. --> Hakim avukattan daha sabırlı konuştu.

The guest left the house more quietly than I expected. --> Misafir evi umduğumdan daha sessiz bir şekilde terk etti.

A dog doesn't eat faster than a cat. --> Köpek kediden daha hızlı yemez.

I get up earlier in Ankara than in Adana. --> Ankara'da, Adana'da olduğundan daha erken kalkıyorum.

The grandfather works harder than his grandchild. --> Büyükbaba torunundan daha çok çalışıyor.

The cow drinks more water than the sheep. --> İnek koyundan çok içer su içer.

My brother cooks worse than me. --> Kardeşim benden daha kötü yemek pişirir.

Learning English is easier than learning Japanese. --> İngilizce öğrenmek, Japonca öğrenmekten daha kolay.

Kader is shorter than her son. --> Kader oğlundan daha kısa.

My suitcase is heavier than your suitcase. --> Benim bavulum seninkinden daha ağır.

Wool is warmer than cotton. --> Yün pamuktan daha sıcak.

Plane is faster than bus. --> Uçak otobüsten daha hızlı.

Hidayet is taller than İbrahim. --> Hidayet, İbrahim'den daha uzun.

Our grandfather is older than my mother. --> Büyükbabam annemden daha yaşlı.

Ships are slower than submarines. --> Gemiler, denizlatılardan daha yavaş.

Kızılırmak is longer than Çoruh River. --> Kızılırmak, Çoruh nehrinden daha uzun.

1 5 1