Cevaplar

2012-12-19T20:26:52+02:00

Atatürkün SPOR ile ilgili sözleri 
-Ben sporcunun çevik ve namuslusunu severim.
-Spor, ahlaktır.
-Türk gençliği, sağlıklı yetişip spor yaparsa ulusumuzun geleceği güvence altındadır.
-Sporda başarılı olmak için bütün milletçe sporun niteliği ve değeri anlaşılmış olmak ve ona kalpten sevgiyle bağlanmak ve onu vatani görev saymak gerekir.
-Ben Türk gençliğinin spor yaparak güçlü olmasını isterim.
-Dünya spor hayatı ve spor dünyası çok mühimdir. Bu kadar mühim olan spor hayatı, bizim için daha mühimdir. Çünkü ırk meselesidir, ırkın ıslahı ve kişayişi meselesidir ve hatta biraz da medeniyet meselesidir.
-Cumhuriyet, fikren, ilmen ve bedenen kuvvetli ve yüksek seviyeli muhafızlar ister.
Yurt savunması bakımından bu derece ehemmiyetli olan izcilik, ferdi ve milli eğitim bakımından da o nisbette önemlidir.
-Müsbet ilimlerin temeline dayanan, güzel sanatları seven, fikir terbiyesinde olduğu kadar beden terbiyesinde de kabiliyeti artmış ve yükselmiş olan bahtiyar, kuvvetli bir nesil yetiştirmek siyasetimizin açık gayesidir.

-Her ulus çocuklarının sıhhatli ve gürbüz olmaları için yaşadıkları bölgenin sıhhi şartlarını temin etmek, devlet halinde bulunan siyasi teşekküllerin en birinci ödevidir…
Türk çocuklarına sporun bugünkü tekniğini öğretmek ve bunlardan bir kısmını bazı törenlerde ve bayramlarda dekor olarak koymak gerekir.
-Muhterem Gençler, Hayat mücadeleden ibarettir. Bundan dolayı hayatta yalnız iki şey vardır: Galip gelmek ve mağlup olmak. Size Türk gençliğine tevdi ettiğimiz vicdan emaneti, yalnız ve daima galip olmaktır ve eminim daima galip olacaksınız.
-Spordan yoksun olan bir gençlik nasıl ki vatan müdafaası sırasında etkili olamıyorsa, insan denen varlığın kafa yapısı da ne derece tekamül ederse etsin, bedeni inkişafı noksan ve yetersiz olursa, o kafayı ileriye götüremez, taşıyamaz.

2 3 2
2012-12-19T20:26:53+02:00

Atatürkün Spora Verdiği Önem
Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatının her anında verdiği kararlar ve yaptıkları günümüz Türkiye’sinde kılavuz olmuş, hayatının her kademesindeki çalışmaları Türk gençliğine ışık olmuştur. Bu vesileyle Atatürk’ün spor merakı çocukluğundan başlasa da, genç Türkiye’de spor çalışmalarına yön verdiği yadsınamaz. Atatürk’ün sporla ilgisi çocukluğunda arkadaşlarıyla sık sık güreşmesiyle başlar.

“Türk sosyal bünyesinde spor düzenlemekle vazifeli olanlar, Türk çocuklarının spor hayatını yüceltmeyi düşünürken sadece gösteriş için herhangi bir yarışmada kazanmak azmiyle spor yapamazlar. Esas olan bütün yaşamla Türkler için beden eğitimi ve terbiyesini sağlamaktır.”

Atatürk’ün spora merakı çocukluk yıllarından başlamaktadır ama, spor konusundaki ilk icraatları da çok genç yaşlarda kendini göstermiştir. Örneğin 1915 yılında, “Osmanlı Genç Dernekleri Genel Müfettişliği”ne atanmasından kısa süre sonra hazırladığı raporu hükümete sunmuş ve bu raporda okullardaki jimnastik saatlerinin arttırılmasını teklif etmektedir.

Sporun vatanî bir amaç olduğu inancını, Çanakkale Savaşı sırasında yaşadığı bir olaydaki sözlerinden de çıkarabiliyoruz: Keşif görevine çıkan bir Türk askeri, yakaladığı İngiliz askerini gırtlağından tutup Mustafa Kemal Atatürk’ün karşısına getirir. Atatürk, İngiliz askerine, memleketinden kalkıp buralara niçin geldiğini sorduğunda, “Spor için” cevabını alır. Mustafa Kemal Atatürk: “Bizim neferi nasıl buldun?” diye sorar. Esir asker, “Spor bilmiyor” diye cevaplar. Bunun üzerine Atatürk, “Bana ‘spor nedir?’ diye sorarlarsa vereceğim cevap şudur: Spor, vatan ve milletin yüksek menfaatlerine tecavüz edenleri gırtlağından yakalayıp memleket ve millet hadimlerinin huzuruna getirebilmek kabiyeti maddiyesi ve maneviyesidir” demiştir.

Atatürk’ün, sporu hobiden ziyade milli bir amaç olarak görmekte olduğunu sözlerinden de anlıyoruz:

“Açık ve kati söyleyeyim ki, sporda muvaffak olmak için her türlü muavenetten ziyade, bütün milletçe sporun mahiyeti ve kıymeti anlaşılmış olmak ve ona kalben muhabbet ve onu vatani vazife telakki eylemek lazımdır.”

Milli Mücadele’yi başlatma kararını gerçekleştirmeden önce Fenerbahçe Kulübü’nü 3 Mayıs 1918 günü ziyaret etti. Amacı, Kurtuluş Savaşı sırasında Anadolu’ya sevk edilecek silahların, kulübün arkasındaki Kurbağlıdere vasıtasıyla kaçırılışını planlamaktı. Silahların kaçırılış yolunu izlemek için, kulüpten tekneyle ayrıldı. Daha sonra da Samsun’a gidip Kurtuluş Savaşı’nı başlattı. Sağlığında Fenerbahçe Spor Kulübü’ne olan özel ilgisinin temellerini bu günde aramak lazımdır.

Atatürk’ün emriyle 18 Temmuz 1920 günü, Muhafız Takımı kuruldu. Birliğin başındaki Mülazım İsmail Hakkı Bey’in spora olan büyük merakı, Atatürk’ün de bu konudaki olumlu görüşleriyle birleşince, Muhafız Alayı adını alan birlik, 1 Haziran 1923 günü Muhafızgücü adını almıştır.

2 3 2