Cevaplar

2012-12-19T21:06:30+02:00

Konuşma dilinde sinir bozukluğu diye bilinen durum, genellikle stresin ve çeşitli birikimlerin sonucu ruhsal rahatsızlıklarla ortaya çıkan bir tür tepkidir. Kişinin günlük yaşamın zorluklarıyla başa çıkmaz hale gelmesine yol açan bu rahatsızlıklar kolayca tedavi edilebilir.
Genellikle ”sinir bozukluğu” diye adlandırılan durum gerçekte sinirlerle ilgili bir bozukluk değildir. Bu terim, sinirsistemimizin etkinliğinin bir bölümü olan zihinsel işlevlerle ilgilidir. Sinirli, aşırı duyarlı, depresif bir hale gelen ve çabuköfkelenip özdenetimini yitiren kişiler için sinir bozukluğundan söz ederiz. Oysa bozulan ruhsal denge ve zihinsel işlevlerdir. Söz konusu durum apansızın akut bir biçimde patlak vermiş gibi görünür, ama aslında çok önceden alttan alta ilerleyip genellikle gözden kaçan belirtiler vardır.
Birikimlerin sonunda ruhsal bir sorun halinde tepkiye yol açması pek çok biçimde olabilir. Tıpkı bir nedenin söz konusuolmaması gibi , durumun şiddeti de büyük değişiklik gösterebilir.

Belirtiler

Belirtiler nedene, kişinin yapısına, kişideki psikolojik savunma mekanızmalarına göre farklı biçim ve şiddette ortaya çıkar. Ama genel olarak nörotik ve psikotik olmak üzere iki ana türde görüldüğü söylenebilir.
Nevroz (iç çatışmaların bilinçdışı dışavurumu biçiminde ortaya çıkan ruhsal durumlar) söz konusu olduğunda, aşırı anksiyete (iç sıkıntısı, endişe ya da nedensiz korku) , fobi, çarpıntı , sinirlilik, kolay ağlama, aşırı duyarlık gibi belirtiler görülür. Bazen kişi insanlarla ilişkilerden uzaklaşıp içe kapanır.
Bazen de kişinin özdenetimini yitirdiği görülür. Birbirinden çok farklı ruh durumları arasında gidip gelen kişi duygularını denetleyemez ve bu da onun çevresi tarafından huysuz, saati saatine uymayan ve normal olmayan biri olarak değerlendirilmesine neden olur.
Belirtiler arasında histerik nitelikli olanlar da yer alır: bayılmalar, uyuşma ve karınclanma, histerik felçler ile bellek yitimi en sık görülenlerdendir. Öte yandan açık seçik bir depresyonda ortaya çıkabilir.
Belirtiler psikotik (psikoz akıl hastalığı demektir) nitelikli ise düşünce sürecinde bozukluk , sanrılar, hezeyanlar, konuşma bozukluğu ve gerçeklik duygusunun yitimi gibi durumlar söz konusudur. Bu konuda unutulmaması gereken nokta psikotik belirtilerin mutlaka psikoza yani akıl hastalığı anlamına gelmemesidir. Sözgelimi, ”histerik disosiyasyon” olarak adlandırılan durum bazı yönleriyle akıl hastalığına çok benzeyen ama geçiçi olan bir nevroz türüdür.
Bu türden ruhsal sorunlar, akut bir biçimde patlak vermiş izlenimi yaratmalarına karşın, önceden bazı belirtilerle uyarıda bulunurlar. Bu nedenle psiyatrlar hastanın o andaki durumunu değerlendirmenin yanısıra, geriye doğru bir sorgulamayla onu bu noktaya getiren nedenleri, yaşam koşullarını, gözden kaçan belirtileri öğrenmeye çalışırlar.Genellikle tanı oldukça kolaydır, ama bazı vakalarda ayırıcı tanı güç olabilmektedir.

Nedenler

En basit neden kişinin başaçıkabileceğinden fazla güçlük ve stresle karşı karşıya kalması ve gerginliğin birikerek ruhsal sorun halinde patlak vermesidir.
Ancak aynı koşullar altındaki insanların bazılarında ruhsal sorun ortaya çıkarken bazılarının etkilenmediği de bilinir.
Belirli ruhsal sorunlarda özellikle de düşünme sürecinin bozulduğu psikotik belirtilerle seyreden rahatsızlıklarda doktorlar, kalıtsal bir yatkınlığın söz konusu olduğuna inanmaktadırlar.
Öte yandan ruhsal durum üzerinde etkili olan beyindeki bazı kimyasal maddelerin salgılanmasındaki bozuklukların da bu kişilrde ortaya çıkan rahatsızlıklarda rol oynadığı bilinmektedir. Bu, özellikle ruhsal durumun mani ve depresyon arasında hızlı dalgalanmalar gösterdiği vakalar için geçerlidir.
Yine de ne kalıtsal yatkınlık ne de kimyasal maddelerin salgılanmasındaki düzensizlikler tek başlarına neden oluşturmaya yeterlidir. Genellikle travma niteliğinde birçok olay da vardır.
Belirtilerin nevroz nitelikli olduğu durumlarda ise ne kalıtsal yatkınlık ne de kimyasal maddelere ilişkin düzensizlik söz konusudur. Bu tür sinirsel patlamalar yalnızca stresten, yani üzücü , korkutucu, kişide ruhsal şok yaratmış olan olaylardan kaynaklanır.
Neden olarak, tek bir olay kadar, uzun süreli stres yaratıcı koşulların birikim yapması da olanaklıdır.

Tehlike ile Karşı Karşıya Olanlar

Çocuklarda sinir bozukluğu türünden sorunlar enderdir. Normal gelişme süreci içindeki çocukların çoğu, olağan stres ve travmalara herhangi bir ruhsal sorun ortaya çıkmaksızın dayanırlar.
Ergenlik çağında ise, özellikle de uyuşturucu ve uyarıcı bağımlılığının söz konusu olduğu durumlarda ruhsal sorunlar daha yaygındır. Depresyon , intihar ve şiddet girişimleri , öfke ve sinirlilik gençte ruhsal bir sorunun habercisi olabilir.
Yetişkinlikte özellikle ortaya yaş, ruhsal sorunların patlak verdiği bir dönemdir.Kadınların ruhsal sorunlara daha yatkın olduğu sanılmaktadır, ama araştırmalar günümüzde kadınların ileri yaşlarda görülen ruhsal sorunlara 10 yıl öncesine kadar daha dayanıklı olduğunu ortaya koymuştur. Belli kişilik yapısındaki insanların ruhsal yönden daha dayanıksız olduğuna ilişkin savların ise bilimsel bir temeli yoktur. Yeterince stres varsa kişilik yapısı ne olursa olsun herkeste ruhsal tepki ortaya çıkabilir.

Tedavi ve İyileşme

Tedavide izlenecek yol, sorunun şiddetine ve biçimine bağlıdır. Bazen uzun süreli psikoterapi gerekli olur, bazen de hastanede tek bir seans yeterli olabilir.
Bazı durumlarda ise kısa süreli hastane tedavisi en etkili yöntemdir. Sorunun türüne göre ilaçlar ya da psikoterapiyle kişinin hem iyileştirilmesi, hem de gelecekte benzer koşullarla karşılaşması halinde dayanıklı olması amaçlanır.
Kabaca nevroz türündeki ruhsal sorunların psikoz belirtileriyle seyredenlere oranla daha kolay ve hızlı tedavi edildiği söylenebilir.

1 2 1