Cevaplar

2012-12-20T00:28:26+02:00
Birbirine basınç yapacak kadar yaklaşmak 
Örnek: Üç hademe, ebe, hasta bakıcı merdivenin orta sahanlığında sıkışmışlar, sedyeyi çevirmeye çalışıyorlar. M. Ş. Esendal Basınçla iki şey arasında kalmak. Dar bir yere zorla sığmak veya sığdırılmak 
Örnek: Karşıda apartmanın köşesine sıkışmış baraka kahveden bir adam, bir kürek ateş çıkardı. M. Ş. Esendal Zor bir durumda kalmak 
Örnek: Osmanlı İmparatorluğu sıkışınca üç milyon asker çıkarabiliyordu. E. İ. Benice Sıkıntı ve darlık vermek, çarpıntı duymak. Tuvalet ihtiyacı gelmek.
0