Cevaplar

2012-12-20T14:09:17+02:00

Halk müziği derlemecisidir. 1898 yılında Sivas’ta doğmuştur. Meslek hayatına yine Sivas’ta başlamıştır. 1930 yılında Ahmet Kutsi Tecer’le tanışan Sarısözen’de kurulan bu dostluk aracılığıyla  folklor ilgisi gelişir. Önceleri Sivas’ta Batı müziğini yaymaya çalışan Sarısözen, böylelikle Ahmet Kutsi Tecer’le birlikte önce Kangal çevresinde halk müziği ve halk oyunları araştırmalarına girişir. Tecer’in düzenlediği Halk Şairleri Bayramı’nda ona yardımcı olur ve bu bayramda Âşık Veysel keşfedilir. Ahmet Kutsi Tecer4in Yüksek Öğretim Genel müdürlüğü Güzel Sanatlar Şube müdürlüğü sırasında yön verdiği sistematik halk müziği derleme ve arşiv oluşturma programında uzman olarak işe başlar ve araştırma için kendi bölgesi olan Sivas’a gönderilir. Sarısözen’in ilk görevi bu müzik arşivinin şefliğidir. Muzaffer Sarısözen aynı zamanda Ankara Radyosu’nda başlatılan “Yurttan Sesler” programını da yürütür. 1937-1952 yılları arasında resmî ve özel olmak üzere on altı derleme ve araştırma gezisi yapmıştır. Sarısözen, bu derlemelerde elde edilen ezgilerin uygulama çalışmalarına da katılır, bunların notaya aktarılmasına ön ayak olur ve böylelikle radyonun halk müziği repertuarı oluşur. Sarısözen 4 Ocak 1963 yılında hayata gözlerini kapatmıştır. Yayınladığı kitaplar arasında Seçme Köy Türküleri (1941), Yurttan Sesler (1952) ve Türk Halk Musikisi Usulleri (1962) bu alanda öncü eserlerdir.

40 4 40
2012-12-20T14:15:54+02:00

Sivas’ta doğdu. İlkokulu Sivas’ta bitirdikten sonra, lise öğrenimine Sivas’ta başladı. Ancak öğrenimini tamamlamadan Sivas Valiliği tarafından müzik öğrenimi görmesi için İstanbul Belediye Konservatuarına gönderildi. Burada 4 yıl öğrenim gören Sarısözen, bir süre, konservatuar müdürü Yusuf Ziya Demircioğlu’yla birlikte folklorla ilgili çalışmalar yaptı. Daha sonra Sivas’a gelerek, önce öğretmen okulunda, sonra da lisede müzik öğretmenliği yaptı. Öğretmenliği sırasında, bir yandan da halk müziği ve oyunlarıyla ilgili derleme çalışmalarını sürdürdü.

Halk oyunlarından halaylarla ilişkin ilk yazılar Sarısözen’in imzasıyla 1930’lu yıllarda bazı gazete ve dergilerde yayımlanmaya başladı.

Sivas’ta öğretmenliği sırasındaki çabalarından dolayı Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerince 1938 yılında Ankara Devlet Konservatuarı (Ankara Musiki Muallim Mektebi) folklor arşivine atandı.

1937-1951 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Türkiye’nin birçok yöresinde derleme çalışmaları yapıldı. Bu derlemelerin çoğuna katılan Sarısözen, derlenen bu türkü ve ezgilerin arşivde bir düzen içinde saptanması, korunması ve değerlendirilmesini sağladı.

Muzaffer Sarısözen’in Türkiye’deki folklora katkısı, türkü ve oyun havalarının derleme ve notaya alınmasından başka, Türkiye düzeyinde yaygınlaştırılması, tanıtılması konusunda oldu.

Halk müziğiyle ilgili radyo yayınları Sarısözen’in 1938’de Ankara’ya gelmesiyle, önceleri birer ikişer solo program olarak sürmüş, Milli Musiki Sanatkarları Kolu adıyla Türk Halk Müziği ve Klasik Türk Müziği birlikte yürütülmüştür. Halk müziği yayınlarının dikkatle dinlenmeye başlandığı 1938-1941 yılları arasında, müzik yayınları şefi Mesut Cemil Sel, halk müziğinden sorumlu şef yardımcısı ise Sarısözen’di. Sarısözen, o yıllarda Ankara Radyosuna gelip zaman zaman programlar yapan yöre sanatçılarını biraraya getirip ilk halk müziği programlarını başlattı.

1940 yılından sonra zamanla artan halk müziği yayınları 1941 yılının sonlarına doğru Sarısözen yönetiminde »Biz Türkü Öğreniyoruz« ve »Yurttan Sesler« adı altında Klasik Türk Müziği korosundan ayrılarak yayınlarını sürdürmeye başlamıştır. Bu topluluk elemanlarının sayıları gün geçtikçe artmış, böylece Türkiye Radyolarının ilk Yurttan Sesler Korosu, Muzaffer Sarısözen’in öncülüğünde resmen kurulmuş oldu. Bu gelişmeyi çağdaş halk müziğindeki birinci kopuş ve yeniden yapılanma olarak adlandırmak yerinde olur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Muzaffer Sarısözen - Adananın Yolları Taşlık

 

Bilmem Şu Feleğin Bende Nesi Var

 

14 3 14