Cevaplar

2012-12-20T18:50:33+02:00

Tasavvuf da çok konuşulup az bilinen konulardan biri. Kimileri aşklı meşkli söylemler etrafında daha da bilinmez hale getiriyor, kimileri de tasavvuf gibi nice evliyaya mektep, nice günahkara ümid kapısı olmuş bir eğitimi İslâm dışı kaynaklarla irtibatlandırarak cahilliğini gösteriyor. Tasavvuf’un ne olduğuna dair bilgilerimizi tazelemek, bilmediğimizi  öğrenmek için ehline müracaat etmemiz gerekiyor. Zira her işi ancak ehli bilir. Bu yazıda ehli olan tasavvuf büyükleri tasavvuf için neler söylemişler, onları inceleyerek doğru çiçekten bal almaya çalışacağız.

Kelime olarak “yünlü giymek” anlamındaki Tasavvuf kelimesinin kavramsal anlamına dair pek çok tarif yapılmıştır. Her sufi, içinde bulunduğu hale ve döneme göre kendisine daha önemli gelen veya durumun icap ettirdiği noktalara ağırlık vererek Tasavvuf’u tarif etmiştir.

Hatta bu sebepten ötürü, aynı kişinin Tasavvuf’u birden fazla şekilde tarif ettiğini de görebilmekteyiz.

Ancak burada esas konuya geçmeden önce önemli bir hususun altını çizmek gerekir. Tasavvuf, alıştığımız manada bir “müsbet bilim” veya İslâmî anlamda bir “zahirî ilim” değil, bir “hal ilmi”, bir “batınî-ruhî tecrübe” olduğu için, onu tanımanın en sağlam ve gerçekçi yolu, onu tanımlarda aramaktan ziyade fiilen yaşamaktan geçer.

Bu söylediğimiz, Tasavvuf hakkında yapılan tanımların onu hiç yansıtmadığı anlamına elbette gelmemektedir. Fakat işin özünün bu olduğunu da hatırdan çıkarmamak durumundayız.

0